Genel
Giriş Tarihi : 25-10-2021 17:44   Güncelleme : 25-10-2021 17:44

Kapari’yi Değerlendiremiyoruz

İlimizin değişik bölgelerinde yabani olarak yetişen kapari (Gebre Otu) bitkisi değerlendirilmiyor. Çevre korunması açısından erozyonu önleyici olarak karayollarının yamaçlarına da dikilen bitkinin sağlık açısından da değerlendirilmemesi ekonomik kayıp olarak görülüyor.

Kapari’yi Değerlendiremiyoruz

Konuyla ilgili olarak kapari bitkisi hakkında açıklama yapan ve değerlendirilmesini isteyen Malatya Tabip Odası Başkanı, Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr. Erol Karaaslan; “Ülkemizin tamamında yetişen, İlimizin de 850- 1100 rakımlarında bolca yetişen kapari bitkisinin özellikleri saymakla bitmiyor. Köklerinin yaklaşık 40 metre derinliğe inmesi açısından son yıllarda erozyona açık alanlarda ve karayolu kenarlarındaki yüksekliklere erozyon önleyici olarak dikilen bitkinin kullanımı nerdeyse düşünülmüyor. İçerisinde barındırdığı demir, kalsiyum, bakır, sodyum gibi minerallerin yanında A ve K vitamini başta olmak üzere niasin ve riboflavin, flavonoid gibi vitaminleri içermesi açısından değerli bir bitkidir” ifadeleriyle bitkiyi değerlendirdi.

FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Doç.Dr. Karaaslan açıklamasının devamında ise; “Ekonomik anlamda da değerli bir bitki olan kaparinin kullanım alanları ise oldukça geniş olmasına rağmen maalesef ülkemizde yeterince kullanım alanı bulamamaktadır.   İçerisinde barındırdığı bileşenler açısından başta MS hastalarının tedavisinde kullanılan en önemli kaynaklardan bir tanesi olan bitki gıda sektörü ve kozmetik sektöründe de kullanılmaktadır. Birçok ülkede özellikle balık yemekleri yanında salamura halinde servis edilerek de gıda sektöründe kullanılan kapari bitkisinin faydaları ise saymakla bitmiyor.  Yaprakları, dalları ve kökleri ilaç, boya ve kozmetik amaçlarla kullanılan kaparinin dal uçları, tomurcukları ve meyveleri gıda sektöründe kullanılır.  Ülkemizde bölge bölge, keper, gebere, gebere otu, karga kavunu, hint hıyarı gibi adlarla anılır. Olgunlaştığında küçük bir karpuzu andıran bir meyveye sahiptir” bitkiyi şeklinde tanımladı.

 BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELDİĞİ BELİRLENDİ

Doç.Dr. Karaaslan bitkinin yararlarını ise; “Gıda olarak tüketilmesinin yanında tıbbi alanda da önemli bir şifa kaynağı olarak tüketilen bitkinin MS hastalığına iyi gelmesi nedeniyle de ilimizde de tüketim alanlarının günden güne arttığı bilinmektedir. Tıbbi kaynaklarda ise açıklanan verilere göre A ve E vitamini yönünden zengin olması nedeniyle MS hastaları, antioksidan özelliği ile vücuttaki serbest radikallerin idrar yolu ile atılması, Lif zenginliği bakımından sindirim rahatsızlıklarının önlenmesi, kilo vermede kullanılması, romatizmal ağrılara yönelik faydaları, mide ağrı, şişkinliği giderici ve ayrıca iştah açıcı özelliği, diyabetin kontrol altında tutulması, balgam söktürücü özelliğe sahip olması başta gelen özellikleri arasındadır.  Kapari bitkisi bunların yanında Kanser hastalarında trombosit sayısını yükselttiği, Kalsiyum ve magnezyum bakımından zengin olduğundan kemik ve diş gelişimine katkı sağladığı, Akciğer ve karaciğerin temizlenmesinde, Felç riskini azaltması ve iskorbüt hastalığını da tedavi etmesi açısından önemli bir bitkidir. Kullanırken fitoterapi uzmanlarının önerilerilerinin dikkate alınması olası yan etkilerin önlenmesi bakımından önem arz etmektedir. İlimiz kırsalında bol miktarda yetişen bu bitkinin hem sağlık yönünden hem de ekonomik anlamda değerlendirilmesi gerekir” şeklinde dile getirdi.

A.Vahap Kaygusuz – Ali Nihat Yavuz (Özel Haber)