Türkiye
Giriş Tarihi : 10-03-2021 17:18   Güncelleme : 10-03-2021 17:18

KADEM Kadın Haklarına Dair İlkelerini Açıkladı

Hem Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM)’nin 8. kuruluş yıl dönümü hem de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan programla bir araya gelen KADEM üyeleri Kadın Haklarına Dair İlkelerini açıkladı.

KADEM Kadın Haklarına Dair İlkelerini Açıkladı

KADEM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın da yer aldığı “Varoluşta Eşitlik, Sorumlulukta Adalet” sloganıyla yola çıkan KADEM’in düzenlediği programda Gümrükçüoğlu şu ifadelere yer verdi: “Kadın ve Demokrasi Derneği olarak 8 yıl önce çıktığımız bu yolda kadın hakları konusu insan hakları konusudur demiştik.  Bu süreçte bir kadın hareketi olarak kadının bireysel sosyal ve ekonomik haklarını korumak kadını ve aileyi güçlendirmek hedefine adım adım yürüdük.  Kadının cinsiyeti nedeniyle hiç bir ayrımcılığa uğramadığı ve her alanda var olabildiği bir dünya için tüm gücümüzle mücadele ettik ediyoruz. KADEM ailesi olarak hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutluyorum.  Bugün önemli, bir gündemimiz var. Kadın ve erkek bir bütünün iki yarısı var oluşta eşit iki insan ancak kadınları tarih boyunca bu ilahi eşitliğin ötesine iten yerel ve kültürel yaklaşımlar hepinizin malumu. Bunların dışında kadınlara yaşadıkları toplum tarafından biçilen adaletsiz roller geliyor ve bu roller kadınların omuzlarında görülmeyen ağırlıklar yüklüyor.  Bizler kadem olarak kadın haklarının belirlenmesi ve korunması noktasında insanlık tarihinin tüm erdemli yaklaşımlarını da içeren ve kendi kültür coğrafyamızın değerlerini yansıtan bir metin hazırladık. Her kelimesini hukukçular akademisyenler STK temsilcileri ile tartışarak özenle oluşturduğumuz bu metin inanıyorum ki kadına dair olumsuz algıların değişmesine yardımcı olacaktır.  Kadın haklarına dair ilkelerimizi paylaşmak istiyorum… İnsan akıl ve irade sahibi özgür bir varlıktır varlığını şeref ve izzetle tamamlar. Kadın ve erkek yaratılış özü itibariyle eşittir.  Devredilemez ve vazgeçilemez temel hakları bireysel ve toplumsal sorumlulukları vardır.  İnsanlığın ortak tecrübesi de bizlere bu gerçekleri söylemektedir. Bu temel haklar;  ruh ve beden bütünlüğünün korunması, inanç, düşünce ve ifade özgürlüğünün teminat altına alınması ailenin ve neslin devamlılığı, mülkiyet hakkının tahakkuk ettirilmesidir. Bu çerçevede kadın ve erkek birbirlerine karşı sorumludur.  Sorumluluklarının hayata geçirilmesi noktasında kadınla erkek arasında toplumsal bir hiyerarşi yoktur.  Mesuliyet alanlarının farklı olması eşitlik ilkesini etkilemez. Aile içinde görev paylaşımı adalet ve hakkaniyet zemininde tüm fertlerin haklarını gözetecek şekilde gerçekleşmelidir. Gerek ailede gerek toplumda kadının ruh ve beden bütünlüğü hiçbir nedenle ihlal edilemez. İzzet ve haysiyetinin zedelenmesine hiçbir meşru gerekçe gösterilemez. Kadının inanç, düşünce ve ifade özgürlüğü, eğitime erişimi ve mülkiyet edinme hakkı engellenemez.  Kadın kendisini toplumun dayattığı sosyal ve ekonomik kalıplaşmış rollerle tanımlamak zorunda bırakılamaz. Ekonomik getiri beklentisiyle çalışmaya zorlanamayacağı gibi çalışmadığı için de aşağılanamaz.  Aynı şekilde anne olmamış/olamamış kadınlar, eksik ve yetersiz görülemez. Tercih ve zorunlulukları, kadının insanlık değerini belirleyemez.  Bu temel ilkeler ışığında kadının akıl ruh ve beden bütünlüğü dokunulmazdır. Hiçbir telakki ve toplumsal uygulama şiddeti meşru gösteremez.  Dayak taciz tecavüz gibi fiziksel şiddet türleri ile tahkir etme, zayıf ve yetersiz görme sürekli kontrol etme küçük düşürme gibi psikolojik şiddet türleri kabul edilemez. Evin ve ailenin mahrem alan olması da kadına yönelik şiddete meşruiyet sağlamaz. Devlet kadının inanç düşünce ve ifade özgürlüğünü teminat altına almak ve bu hakları özgürce kullanabilmesi için gereken şartları sağlamakla yükümlüdür…Saydığımız temel ilkeler sağlıklı bir toplumun oluşmasını amaçlamaktadır.  Bu esaslar evrensel düşünce tarihinde aklın, bedenin, inancın, neslin ve mülkiyetin korunmasını hedefleyen kadim değerlerin yanı sıra pek çok ilke sözleşme ve bildirgeye dayanmaktadır. Kadın ve Demokrasi Derneği olarak bizler yeryüzündeki tüm kadınların onurlu ve güven içinde yaşayacağı bir dünya için bu esaslara bağlı kalarak mücadeleyi sürdüreceğimizi ilan ediyor; hak ve adalet iddiasındaki tüm kişi ve kurumları bu ilkelerin koruyucusu ve uygulayıcısı olmaya davet ediyoruz.”

 Hanife Yiğit