Dünya
Giriş Tarihi : 14-08-2012 12:24   Güncelleme : 14-08-2012 12:24

Japonlar'in gönlünü fetheden Türk jesti!

Japonlar kötü günlerinde el uzatan Türkiye'yi unutmuyor. Van Depremi'nde bölgeye adeta kosarak gelen AAR ekipleri, Van' yardim yapmayi planlarken, Türkiye ile birlikte Somali gibi diger Afrika ülkerine de yardim yapmak istiyor.

Japonlar'in gönlünü fetheden Türk jesti!
   Bir  yardim  gönüllüsünü Van depreminde kaybeden Japon  Yardim  ve Kurtarma Dernegi (AAR) kapilarini Aksiyon'a açti. AAR,  yasamini  yitiren Miyazaki'nin anisina Vanli engelli  çocuklari sevindirecek. 

   'Hangi dilde konusalim? Türkçe, Ingilizce... Kirmançi!" Girizgâha hâliyle sasiriyoruz. Zira 'Kürtçe konusalim mi?' diyen Japon yetkiliyle muhatap oluyoruz. Türkçe devam eden iki saatlik görüsmemizde ayni saskinligi birkaç kez daha yasiyoruz. Diliyle, kültürüyle Türkiye'ye vâkif olduklarina sahit oluyoruz. Günün sonunda Japon Yardim ve Kurtarma Dernegi'nden (AAR), Japonlarin Türkiye'yi ne kadar derin çalistiklarini fark ediyoruz... 

  AAR çalisanlarini bir kenara koyun, birkaç soruyla sokaktaki ortalama Japon'un da Türkiye ve Türklerle ilgili bilgi sahibi oldugunu görüyorsunuz. Zira Japonlarin nazarinda Türkiye, hakkinda bilgi sahibi olunmasi, mümkünse ziyaret edilmesi gereken dost bir ülke. Japonlara kötü günlerinde el uzatan Türkiye'nin önemli kredisi var bu ülkede. 

Bundan ötürüdür ki 23 Ekim 2011'deki Van depremini duyar duymaz ilk yardima kosan ülke Japonya oldu. Baskent Tokyo'daki Japon Yardim ve Kurtarma Dernegi'nden yola çikan Atsushi Miyazaki, Miyuki Konnai ve Ota Yumeka, 72 saat içinde ulasti Van'a. Öncü ekip hemen ayni gün basladi yardim çalismalarina. 9 Kasim'daki ikinci depreme kadar da araliksiz sürdürdüler. Ikinci depremde konakladiklari Bayram Oteli yikilinca, roller degisti; bu kez onlar depremzede oldu. Miyazaki yasamini yitirdi, Konnai yaralandi. Yardimlar gayri ihtiyari durdu. 1 ay sonra Van'a yeni bir ekiple gelen AAR, yardim projelerini 3 ay gibi kisa bir zaman diliminde hayata geçirip Türkiye'den ayrildi... Bir çalisanini Türk-Japon dostluguna feda ederek... 

Tokyo'ya gidip Vanli depremzedeleri zor günlerinde yalniz birakmayan AAR'i ziyaret etmemek olmazdi. Shinagawa-ku'daki 5-6 katli binada bulunan genel merkez disaridan bakildiginda oldukça mütevaziydi. Içeri girdigimizde ayni hâlin ofise de yansidigina sahit olduk. Gösterissiz ama aktif bir hava hâkim AAR'da. Kapida Türkçe "Hos geldiniz" diyerek karsiliyor Kiyoto Onishi. Onishi, AAR'in direktörlerinden. Ilk yurtdisi görevi Türkiye'ymis. 1999 Marmara depreminin ardindan gelen AAR ekibinde yer almis. Türkçeye, Türkiye'ye oldukça hâkim. Sadece Türkçe de degil, "Isterseniz Kirmançi konusalim" diyecek kadar Kürtçesinde de iddiali! Van'da yasamini yitiren Miyazaki'nin çayini 'kitlama' usulü içtigini, birkaç kelime de olsa Kürtçe bildigini ögreniyoruz. Japonlar, dil ögrenmenin ehemmiyetini yillar önce kavramis. Sinir ötesi saha operasyonlarini bölge dillerini bilen uzmanlarla yürütmek olmazsa olmaz bu ülke için. AAR'da da ayni tutum mevcut, saha çalisanlarinin çogu iki-üç yabanci dil biliyor. 

Onishi'ye AAR'in çalisma sistemini soruyoruz. Hükümet disi organizasyonun gönüllülük esasiyla çalistigini, herhangi bir ayrima girmeden, ihtiyaç hâlinde dünyanin her kösesine yardima kosabildiklerini anlatiyor: "Tokyo'daki genel merkezimizde 45 kadrolu çalisanimiz mevcut. Ofislerimizin bulundugu 12 ülke ile yardim kampanyasini sürdürdügümüz bölgelerdeki maasli çalisanlarimizin sayisi 150'yi buluyor. Bunun yaninda yüzlerce de gönüllü çalisanimiz var... AAR acil yardim ve kurtarma faaliyetleriyle öne çiksa da AIDS'i önleme, mayinli arazileri temizleme ve engellilere yardim etme gibi projeleriyle ilgi çekiyor." 

Somali'de birlikte çalisalim 

Zor günlerde sinir disindan gelen yardimlarin toplumlarda silinmez izler biraktigini vurguluyor Onishi. AAR'in Türkiye'ye giderek iki ülke iliskilerini güçlendirdigini belirtiyor: "Sendai felaketinden sonra Japon halkinin yardimina ilk kosan Türkler oldu. Yardim ekipleri nükleer sizinti tehlikesine ragmen yardimlarini araliksiz sürdürdü. Japon halki bu fedakârliginizi sonsuza dek unutmayacak. Biz AAR olarak felaket bölgesinde Kimse Yok mu Dernegi ile iletisim içindeydik. Van'a gittigimizde de onlarla irtibata geçtik. Türk yardim kurumlari da AAR gibi dil, din, irk gözetmeksizin hareket ediyor. Ayrica Türkler yardim konusunda oldukça profesyonel. Sizden yeni seyler ögreniyoruz." 

Son dönemde Türkiye'nin sinir disinda önemli yardim projeleri yürüttügünü, AAR olarak bazi ülkelere Türkiye üzerinden yardim götürmeyi planladiklarini ifade ediyor. Özellikle Japonlarin giremedigi, Türklerin çok aktif rol oynadigi Somali'de isbirligine gitmek istediklerini açikliyor: "Somali, Japonlarin giremedigi yerlerden biri. Türkler orada çok güzel isler yapiyor. Yardimlarimizi Somali'ye Türkler üzerinden ulastirmayi düsünüyoruz. Bu modeli Somali'de isletebilirsek, dünyanin diger yerlerinde de uygulayabiliriz. Sonuçta bu yolla yardimlarimizi kolay ve etkili sekilde ihtiyaç sahiplerine ulastirabiliriz. 

Miyazaki'nin ardindan Türkiye artik bizim için daha yakin, daha özel bir ülke..." 

AAR, Van programini tamamlasa da Miyazaki'nin adina yeni projelere soyunmus. Miyazaki'nin çocuk sevgisinden yola çikan yardim dernegi, Vanli engelli çocuklara egitim, oyuncak ve giysi yardimina hazirlaniyor. Dernek Van'daki iki engelli okuluna egitim materyali de bagislayacak. Bu baglamda ilk AAR ekibi ekimde Van'a gelecek. 

Ikinci yardim programinin koordinatörlügünü Türk halkinin 'yardim melegi' diye andigi Miyuki Konnai üstleniyor. Bu görevlendirmede Van'i iyi bilmesi, Türkçe konusabilmesi etkili olmus. "Yeniden Türkiye'ye, Van'a gidecegim için çok heyecanliyim. Türk halkini çok özeldim." diyor. Sadece Türk insanini da özlememis. Van kahvaltisini, balini, kaymagini da istahla aniyor. Van'a gitmek için adeta gün sayiyor... 

Konnai, Miyazaki'nin yasamini yitirdigi Bayram Oteli enkazi altinda 5,5 saat yasam mücadelesi vermis, sikistigi yerden yarali çikarilmisti. Tedavisinin ardindan Japonya'ya ugrulanmisti. Konnai'ye kendini nasil hissettigini soruyoruz. Travmadan kurtuldugunu söylüyor: "Türk halki, devleti hem tedavimle hem de sonrasinda benimle yakindan ilgilendi. Gösterilen ilgi ve alaka bana kötü günleri unutturdu. Türkiye'den birçok hediye, duygu yüklü mektup aldim. Hâlâ arayip soruyorlar, ilgi gösteriyorlar. Hepinize minnettarim..." 

Miyazaki'yi soruyoruz, gözleri doluyor... "Annesi Keiko Miyazaki'yi Van'a, Bayram Oteli'nin enkazina götürdüm. Ardindan birlikte Miyazaki'nin yardim ulastirdigi köyleri gezdik. Ona son 48 saatimizi yasattim. Zaman zaman agladi ama metanetini kaybetmedi. Oglunun vesile oldugu yardimlari yerinde görünce gururlandi. Van halki da onu çok sicak karsiladi, hediyelere bogdu. Van'dan ayrilirken 'Oglumla gurur duyuyorum' diyordu. Miyazaki ile geçen son günlerimizi annesine anlattiktan sonra omuzlarimdan büyük bir yük kalkti. O anilarin bana özel kalmasini istemiyordum." 

Miyaziki'nin kardes ülkede can vermesi Japonya'da genis yanki bulmus. Bu fedakâr yardim gönüllüsünün yasadiklari uzun uzun anlatilmis TV ve gazetelerde. Söz konusu haberlerde, Sendai felaketinden sonra bölgeye gelen ve en kapsamli yardimlarda bulunan Türk ekiplerine de atif yapilmis. Haberlerin ardindan dernek adeta bagisa bogulmus. AAR toplanan bagislarin bir kismini Van'a tasiyacak. 

Japonya'da faaliyet gösteren Türk okullari ve Ufuk Vakfi'nin Genel Müdürü Mustafa Arslan, Sendai depremi sonrasinda Türkiye'den gelen yardim ekiplerinin Japonya'da çok olumlu karsilandigini, hayata geçirilen yardimlarin iki halkin baglarini kuvvetlendirdigini vurguluyor. Felaketin ardindan Türk Kizilayi, Kimse Yok mu Dernegi, PASIAD, Türkiye-Japonya Kültürel Diyalog Dernegi'nin (NITTOKAI) yani sira Türk Büyükelçiligi'nin bölgede çok aktif çalistigini aktariyor: "Geçmiste oldugu gibi bugün de Japonlari kötü gününde yalniz birakmadik. Japonlar bu jesti ömür boyu unutmayacak. Zira Türk ekipleri nükleer sizinti riskine ragmen yardimlarini kesmedi. Uzun bir müddet de gida yardiminda bulunduk. Bir yil gibi kisa bir zamanda da bölgedeki yetimlere sahip çikacak bir okul insa ettik. Yetimlerin okuyacagi bu Türk okulu yardimlarimizi sürekli hâle çevirdi. Ayrica depremzede çocuklara dönük programlarimiz var. Türkiye'ye moral gezilerine götürüyoruz. Acilarini paylastik." 

Sendai felaketi sonrasinda Türklerin sergiledigi tavir, Miyazaki'nin Van'da yasamini yitirmesi, Iran-Irak savasi sirasinda Tahran'da mahsur kalan 215 Japon'un riskli uçak seferi ile Türkiye'ye tasinmasi, 122 yil önce Oshima Adasi açiklarinda batan Ertugrul Firkateyni'nden yarali kurtulan Osmanli leventlerine sahip çikilmasi... Iki ülke tarihi bu tür karsilikli jestlerle dolu. Adeta tarih boyunca birbirine sahip çikmis bu iki millet. Türkler Japonya için, Japonlar Türkiye için canini feda etmis... Japonlarin dedigi gibi "Ülkelerimizin arasinda mesafe olsa da kalplerimiz arasinda yok." 

Sinir ötesinden yükselen yardim çagrisina 'tercüman' oldu 

Japon Yardim ve Kurtarma Dernegi'ni (AAR) 1979'da ülkenin ilk Ingilizce simültane tercümanlarindan Yukika Sohma kurdu. Is dolayisiyla erken yaslarda birçok ülkeyi gezen Sohma, yurtdisinda karsilastigi felaketlerden etkilenmis, Japonlari sinir ötesi yardimlara tesvik etmis. Uzun yillar Japon-Kore Kadin Dostluk Dernegi'nin baskanligini üstlenen Sohma, 2008'de 96 yasindayken vefat etti. Yapisi itibariyle bir hükümet disi kurulus olan AAR, ilk günden bugüne 55 farkli ülkede acil yardim, kurtarma, maddi destek ve mayindan arindirma projeleri yürüttü. Hali hazirda 10 ayri ülkede ofisi bulunan dernegin, Mart 2012 itibariyle açikladigi geliri (bagis ve birikimi) yaklasik 33 milyon dolar. Afrika'dan Haiti'ye kadar dünyanin her kösesine din, dil ve irk ayrimi yapmaksizin Japon halkinin yardimlarini götüren AAR'in, engellilere yönelik projeleri ve Afrika'da AIDS'i önleme girisimleri büyük ilgi görüyor. 

Türkiye'de ne yaptilar? 

1999 Marmara depreminde Türkiye'ye yardima gelen ilk yabanci kuruluslardan biriydi AAR. 23 Ekim'deki 7,2'lik Van depreminin ardindan da Türkiye'ye ilk gelen onlar oldu. Yardimlar çerçevesinde 1600 haneye (12 bin 500 kisi) gida ve hijyen malzemeleri dagitildi. Van'in Çolpan, Satibey, Koçköy, Dibekdüzü, Akçaören köylerinde toplam 24 tandir evi (196 hane-1700 kisi istifade ediyor) insa edildi. Ek olarak 12 okulda toplam 1100 ögrenciye ayakkabi, mont, çanta verildi. Kurban Bayrami'ni vesile kilip kesilen bir büyükbas hayvanin eti depremzedelere dagitildi. AAR yardimlar için toplam 368 bin dolar harcadi. AAR Subat 2012 itibariyle Van projesini tamamlasa da, Miyazaki'nin anisina özellikle engelli çocuklara yönelik uzun dönemli yardim projeleri üzerinde çalisiyor.