Genel
Giriş Tarihi : 22-03-2021 17:23   Güncelleme : 22-03-2021 17:23

İstanbul Sözleşmesinin Feshedilmesi Memnunlukla Karşılanıyor

2011 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen ve İstanbul sözleşmesi adıyla bilinen, sözde kadına şiddet uygulamasını önlemek için alınan kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından fesh edilmesi memnunlukla karşılandı. Karar, kanunun mağdurları tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi

İstanbul Sözleşmesinin Feshedilmesi Memnunlukla Karşılanıyor

Kanun kapsamında şikâyete maruz kalan Sahip Seçkin, evden uzaklaştırılmış, yaklaşık 3 yıl aracında yaşamak zorunda bırakılmıştı.  Kanunun çıkmasının dahi bir garabet olduğunu ifade eden Seçkin kanunun iptal edilmesi ile Türk toplumunun aile yapısının aile bütünlüğünün korunmasına önemli destek sunacağını ifade etti. Yaklaşık 3 yıl evinden uzakta arabada yaşayan evinden uzaklaştırarak aracında yaşamak zorunda kalan Seçkin, sözleşmenin en büyük mağdurlarından birisi. Bu konuda yürüttüğü hukuk mücadelesini, bırakmayan,  Seçkin konuyla ilgili bir de kitap yazarak sivil toplum kuruluşlarında ve sosyal medyada büyük bir destek gördü. İstanbul sözleşmesini fesh edilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Seçkin bu kanuna sadece HDP'nin destek çıkmasının da manidar olduğunun altını çizdi.

KİTAP YAZARAK SÖZLEŞMENİN ZARARLARINI ANLATTI

Seçkin yaşanan İstanbul sözleşmesinin uygulanması ile yaşanan sıkıntıları yazdığı kitapla örnekleriyle şöyle dile getirdi. “Bu konuda hazırladığım ve bastırdığım 4 Bin adet kitabı başta Sayın Cumhurbaşkanına, Bakanlıklara, Milletvekillerini, Yargı organlarına, Kanaat önderlerine ve Sivil Toplum Kuruluşlarına göndererek sözleşmenin Türk aile yapısına verdiği zararları anlattık. Bu kitapta İstanbul Sözleşmesi’nin 81 maddesinde yer alan fıkralarının İslam'a karşı,  Türk örf adetlerine karşı olduğunu,  anlattık. Biz namusumuz için vatanımız için şehadete gideriz.  Ne yazık ki İstanbul sözleşmesinde 4 yerde sözde namus diyor Sözde namus ne demektir. Kadın özgürlüğü adı altında kocası kadına bir şey diyemez. Neden gittin başkasıyla gezdin, birlikte oldun diyemez.  Erkek şikâyet ettiğinde kadının beyanı esastır diyor. Yani hiçbir şey yokken dahi bu murdar kanun diyor ki;  sebepsiz, belgesiz, delilsiz diyor kadının beyanı esastır yani icabında hiçbir şey yokken böyle bir yalan uydurup eşim bana şiddet uyguluyor diye Polis veya Jandarmaya gidiyor. Kolluk küvetleri erkeğin ifadesini almadan, araştırmadan o kadının kocasını evden uzaklaştırıyor. Bu sözleşme böyle bir sözleşmeydi.

AHLAKIMIZI BOZMAK İÇİN ÇALIŞTILAR

İstanbul sözleşmesi 2011'de İstanbul'da imzalanmış. Dünya üzerinde ilk önce Türkiye imzalamış dikkatinizi çekmek istiyorum. Savaş meydanlarında bizim bileğimizi bükemeyen Avrupa aile yapımız, ahlakımızı bozarak bizi dejenere etmeye çalışıyor. Dinimiz kadınla erkeğin arasında bir tartışma olursa, karı kocanın ailesinden birer hakem ile sorunun değerlendirilmesini, çözülmesini emrediyor. Bu sözleşme bunları barıştırmaya gidenleri de suçluyordu. Diğer yandan sözleşmeyle ilgili olarak çalışan HDP destekli bazı kuruluşlar, Türkiye'den Avrupa'ya rapor sunuyor, örneğin Mart ayının birinden 30'una kadar Türkiye'de kaç tane erkek evinden uzaklaştırıldı? Kaç tane kadın dayak yedi? Kaç tane aile boşandı? Bunlar bu sayıyı ayısını yükseltmek için milleti kışkırtıyor. Bunun karşılığında da bu derneklere 50- 60 milyon dolar para geliyor. Şimdi bu paralar kesileceği için bir İslam düşmanı dernek başkanları var. Açıklama yapmış demiş ki İstanbul Sözleşmesi'nin iptali için çalışanların hakkında suç duyurusunda bulunacağız, mahkemeye vereceğiz sen kimsin ya, sen kimsin? Bunlara bir tek HDP destek veriyor. AK Parti çok güzel işlere imza atmıştır. Bunlardan bahsetmiyorlar.

MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ 

İstanbul sözleşmesinin içinde İslam'a ve Türkiye’ye atılan 11 tane iftira var. Allah-u Teala Kuran'ı Kerim'de eşcinselleri lanetlemiş yasaklamıştır. Burada dile getiremeyeceğimiz birçok yüz kızartıcı olaylar İstanbul Sözleşmesi kapsamında mubah sayılmaya çalışılıyor. Biz bunlara karşıyız. İstanbul sözleşmesinin feshedilmesine tabii ki sevindik ama bu yeterli değil. Çünkü halen 6284 nolu kanun duruyor. Bu kanun fuhuş ve iftira kanunudur. Bir önce bu kanunun iptal edilmesi gerekiyor. Kadına şiddet dedikleri, kadınları öldürme dedikleri olayları tamamen bundan kaynaklanıyor. Kaldı ki Türkiye'de öldürülen erkeklerin sayısı yüzde 12, kadınların ki %8 civarındadır. İstanbul Sözleşmesi'nin iptal edilmesi tabii ki sevinç kaynağı oldu. Hatta Türkiye'nin birçok yerinde insanlar şükür namazı kaldı. Bu mücadeleyi verdiğim için birçok kişi beni arayarak teşekkürlerini sundular, gün boyu telefonum susmadı. Bizden sonra gelecek nesillerin de bu vesileyle Hayır dualarını almaya vesile olduk. Mücadelemize devam ediyoruz. Henüz görevimiz bitmemiştir. Ülkemizin selameti için ne gerekiyorsa yapmaya yine gayret vereceğiz.”

A.Vahap Kaygusuz – Fatma Doğanay (Özel Haber)