Genel
Giriş Tarihi : 27-04-2020 20:46   Güncelleme : 27-04-2020 20:46

İslam’ın Emrinde, Prof. Dr. Erbaş’ın Arkasındayız

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde Kur’an-ı Kerim’den okuduğu ayetler hakkında suç duyurusunda bulunulması, Türkiye’de ciddi rahatsızlığa yol açtı. Suç duyurusunda bulunan derneğe tepki, Prof. Dr. Erbaş’a ise destek yağdı. İslam’ın emrinde Prof. Dr. Erbaş’ın da arkasında olduklarına vurgu yapan de Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Malatya İl Başkanlığı, Erbaş’a yönelik saldırının bir grubun hakkını korumaktan ziyade küresel bir proje olduğuna dikkat çekti

İslam’ın Emrinde, Prof. Dr. Erbaş’ın Arkasındayız
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Cuma hutbesinde Kur’an-ı Kerim’den okuduğu ayetler hakkında suç duyurusunda bulunulması, Türkiye’de ciddi rahatsızlığa yol açtı. Suç duyurusunda bulunan derneğe tepki, Prof. Dr. Erbaş’a ise destek yağdı. İslam’ın emrinde Prof. Dr. Erbaş’ın da arkasında olduklarına vurgu yapan de Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Malatya İl Başkanlığı, Erbaş’a yönelik saldırının bir grubun hakkını korumaktan ziyade küresel bir proje olduğuna dikkat çekti Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Malatya İl Başkanı Mehmet Sağdıç, geçtiğimiz gün Diyanet işleri Başkanı Prof.Dr.Ali Erbaş tarafından Nahl Sûresinin 90. Ayetini tefsirine yönelik tepkilerin Erbaş’ın İslamın bir emrini dile getirdiğini hatırlatarak, MTTB camiasının İslamın Emrinde, Erbaş’ın da arkasında olduğunu söyledi. Cuma Hutbelerinin sonunda okunan ayetin mealini de hatırlatan Sağdıç, “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. Diyanet işleri Başkanı Prof.Dr.Ali Erbaş burada sadece ayetim mealini okuyor. Bu Ayetin meali 1400 yıldır her Cuma namazının sonunda okunmaktadır. Allahın izniyle de kıyamete kadar okunmaya da devem edecektir. Kur’anı Kerimde belirtildiği gibi Yeryüzünde Allah'ın yaratmış olduğu en şerefli varlık insandır. Kadın ve erkek olarak iki farklı cinsiyette yaratılan insanlar asırlar boyunca bu şekilde yaşamış ve çoğalmışlardır. Bu durum insanın biyolik ve fizyolojik varlık olmasının en doğal yönüdür. Ancak son zamanlarda özellikle Batı menşeili kaynaklar sosyal medya başta olmak üzere çeşitli kitle iletişim araçları ile yeryüzündeki bu düzeni akıl almaz bir şekilde değiştirmek için her türlü zillete başvurmaktadırlar.” Dedi. https://youtu.be/gR6K2DRP9UM BUNLAR KÜRESEL PROJELERİN ÜRÜNLERİDİR Doğanın ve insanın yaratılışıyla hepten çelişen, fıtrata aykırı, sosyoloji ve psikoloji ilimlerinin psişik vaka olarak adlandırdığı eşcinsellik mefhumunu içtimai hayatın normal bir yönü olarak insanlara aşılamaya çalışan zihinlerin sayılarındaki artış durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Özellikle bu meselenin arka plânını eşitlik ve hürriyet kavramları ile temellendirmeye çalışan bu insanlar temel hakların doğal(tabi) olduğunu ve hukukun da insanları tabi haliyle savunacağını bildikleri hâlde durumu kasten çarpıtarak meselenin uzun soluklu bir küresel proje olduğunu ortaya koymaktadırlar. AÇIKLAMANIN AHLAKİ MANTIKİ VE HUKUKİ HİÇBİR TEMELİ YOKTUR Ülkemizin Diyanet İşleri Başkanlığının da kuruluş ve isleyişi gereği toplumu aydınlatma, yol gösterme ve nehiyleri belirtme görevi bulunmaktadır. Özellikle eşcinsellik konusu ile alakalı olarak Diyanet İşleri Başkanı'nın Prof.Dr.Ali Erbaş'ın konu ile ilgili yapmış olduğu "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtiligi ve eşcinselliği lanetliyor" hutbesinin gayet yerinde olduğunu ifade ediyor,böyle bir açıklamanın toplumun büyük bir kesimi tarafından uzun zamandır beklendiğini özellikle belirtmek istiyoruz. Bu vesileyle İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi'nin Prof.Dr.Ali Erbaş hakkında yapmış olduğu suç duyurusunun hukuki ve mantıki hiç bir temeli yoktur. Sonuç olarak özellikle Netflix ve benzeri yayın organlarının da böylesine rezillikler hakkında yapmış oldukları yayınların, özellikle mesleki karar ve uygulamaların belirlenmiş olduğu, hassas ve kırılgan dönem olan lise yılları hakkında dizi yaparak, hadiseyi normalleştirilmiş haliyle  insanların evlerine kadar getirmesini, yüzyıllardır bu topraklarda varlığını sürdüren irfan ve hikmet dolu zeki Anadolu gençlerinin zihni zehirlenmesine yol açarak, âdeta büyük soluklu küresel projenin uygulayıcılığını yapmalarından ötürü, asla kabul edilebilir bir durum olmadığını  belirterek, konu ile ilgili Anayasa ve sair mevzuatın kendilerine verdiği yetki ve sorumluluk gereği RTÜK'ü de bir kez daha göreve çağırıyoruz. [gallery ids="302633"] A.Vahap Kaygusuz (Özel Haber)