Genel
Giriş Tarihi : 04-10-2021 17:53   Güncelleme : 04-10-2021 17:53

İşimizde Öğretmenlik var Ama Biz Öğretmen Değiliz

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, Malatya Şube Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Yüksel Çırak “Psikolojik Danışma ve Rehberlik Haftası” nedeniyle yaptığı açıklamada Meslektaşlarının haftalarını kutlayarak, karşılaştıkları sorunları dile getirdi.

İşimizde Öğretmenlik var Ama Biz Öğretmen Değiliz

İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yüksel Çırak, Malatya'da kurulan şubeleriyle daha güçlü bir PDR yapısının gelişimine katkıda bulunacaklarını söyledi. Çırak, “Meslektaşlarımızın gelişimi için eğitim çalışmaları gerçekleştireceğiz. Çalışma alanımızdaki sorunlara çözüm yolları sunacağız” dedi. Yaklaşık 30 yıldır hizmet verdiğini ve 2 yıldır da Türk Psikolojik Danışmanlık Derneği Malatya şube başkanlığı görevini yürüten Çırak, “Bizim derneğimiz bir meslek örgütü. Psikolojik danışma ve rehberlik alanında çalışan ve mezun olmuş meslektaşlarımızı bir araya getirdiğimiz bir kuruluş. Türkiye'nin en büyük meslek örgütlerinden bir tanesiyiz. Biz meslek elemanlarımızın gelişmesi için, arkadaşlarımızın mesleklerini yürütürken çıkacak sorunlarla baş edebilmeleri için kurumuş bir derneğiz” ifadelerini kullanarak derneğin tanımını yaptı.

İNSAN İLE İLGİLİ HER ŞEY BİZİMLE İLGİLİDİR

Dr. Yüksel Çırak, meslek grubundaki arkadaşlarının büyük bir kısmın Milli Eğitim bünyesinde rehber öğretmen ve psikolojik danışman olarak çalıştıklarını hatırlatarak; “Az sayıda da olsa serbest çalışan arkadaşlarımız var. Farklı eğitim kurumlarında, danışma kurumlarında kendi mesleki becerilerini yapanlar var. Bunun yanında, adliyelerde, sosyal hizmetlerde kendi alanları ile ilgili hizmet veriyorlar. Sonuçta insan ile ilgili her şey bizimle ilgilidir. Başka hiçbir meslek bu kadar geniş bir alana yayılmamıştır. İnsanı etkileyen insanı etkilediğini düşündüğümüz her şey bizimle ilişkili. Çünkü biz insanla çalışıyoruz. Bunun için onu etkileyecek genetik koşullardan, çevresel koşullara kadar her şey bir şekilde bizim ilgilenmek zorunda olduğumuz durumlardır. Çalışacağımız ve çalışma alanımız konusunda çok geniş bir perspektif var. 1980 yılında kurulan derneğimiz kuruluşu ilk faaliyetini 30 Eylül'de yaptı. Onun için de bu tarihi ulusal psikolojik danışmanlar günü olarak kutlama kararı alındı. Geçen yıldan beri bu günü kutluyoruz. Mesleki elemanlarımızın birbirlerine daha iyi kaynaşmaları, bir meslek kimliği edilebilmeleri için, kendi mesleklerinde psikolojik olarak, duygusal olarak da kendilerini iyi hissetmek olabilir, kendilerini bir meslek elemanları olarak daha iyi görsünler diye diye öyle bir gün olarak farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Meslek alanında en fazla istihdamın Milli Eğitim kurumları içinde görev alıyor. En azından burada çalışırken karşılaşacak sorunlar olduğunda neler yapılabilir. Bu konuda çalışmalar yürütüyoruz. Meslektaşlarımızı nasıl istihdam ederiz diye konuşuluyor ”ifadelerini kullandı.

BİZ DERS ÖĞRETMENİ DEĞİLİZ

Niye rehber öğretmen deniliyor sorusunu ise, Dr.Çırak; “ Biz öğretmen değiliz. Şu anda işimizde öğretmenlik var bu başka bir şey. Ama biz ders öğretmeni değiliz. Eğitim içinde düşünüldüğünde öğretmen Bir sınıfta ders anlatır. Bizimde bize göre planımız programımız var. Bir öğretmenin derse anlattığı program gibi değildir. Öğretmen ders anlatıyor. Bizim böyle bir görevimiz yok. Bizim işimizde öğretmen öğrenci etkileşimi yok. Bu durum bizim mesleğin özünü de aykırıdır. Rehber öğretmen kavramı olunca, Madem öğretmensiniz öyle sınıflandırılıyor. Bizim öğretmenlik yapmamız gibi bir şey belki de bekleniyor. 657 sayılı devlet memurları kanununa tabiyiz. O zaman okullarda 3 tane kadro vardı. Birisi öğretmen diğeri memur üçüncüsü de hademe dediğimiz çalışanlardı. Türkiye'de yönetici kadroları dahil sonradan oldu. Dolayısıyla bir çıkış yolu olarak rehber öğretmen olarak meslektaşlarımıza öğretmenlik statüsünde rehber öğretmenlik unvanı verildi” şeklinde cevapladı.

ÇALIŞMA KOŞULLARIMIZ FARKLI

Çırak meslektaşlarının çalışma şartları ile görüşlerini ise; “Bu ileride belki meslektaşlarımıza sorun teşkil eder. Siz öğretmensiniz. Yasal süreçleri açısından Diğer öğretmenler gibiyiz. Ama çalışma koşullarımız farklı. Okullarda 5 veya 6 saat mesai yaparlar. Ders anlatan öğretmen aşağı yukarı dersi olduğu sürece okuldadır. Dersi bitince de gider ama rehber öğretmen çalışması öyle değildir. Bunun belli bir mesaisi vardır. Ücretlendirilmesi de ona göre yapılır.  İşimiz gereği sınıfa girip öğretmenlik yapamayız. O nedenle de bazı yöneticilerimiz, örneğin bizim arkadaşlarımızı boş dersler olduğunda boş derslerine sokma eğilimindeler. Yönetmenlik olarak bu yasak. Bunu yapamaz teklif dahi edemez.  Boş ders olursa rehberlik etkinliğini boş derse yap diye söyleniyor. Rehberlik boşluk dolduran bir iş değildir. Psikolojik danışmanın dersi olmaz onun bir planı programı olur o ve ona uygun olarak arkadaşlarımız çalışır. Ben programını yapayım boş saat bulursam gidip bu etkinliği yapalım. Bu böyle olmamalı. Biz insanın tümden gelişimini hedefliyoruz. Duygusal yönden bilgisayar yönden davranışsal yönde çocuğun gelişimine amaçlanır. Ve ailelerle de irtibat Tabii ki oluyor. Arkadaşlarımız aileler ile sürekli bağlantı içerisinde oluyor. Öyle olunca okullarda genel olarak rehberlik hizmetleri sadece içinde değil bütün her şey ile ilgilidir. Çünkü bunlar birbirleriyle bağlantılıdır. Çocuğa sadece bilgi vermek, çok eskilerde böyleydi. Okul denince akla öğretme gelir. Dünyanın her yerinde öğretmenden beklenen şey öğretmen çocuğa bilgiyi aktaracak ve çocuk ne kadar aldığını neyi almadığını çocukta test edecek. Okulları da ele alacak olursak okullarda bazı çocuklarımızın mutlaka sorunları var. Çünkü İnsanın sorunları olur. Hiç sorunu olmaması kişinin ölmüş olması demektir. Çünkü ölenlerin hiç sorunu yok. Bu nedenle insanın gelişimi sadece eğitim anlamında değil, bilişsel açıdan, bilgi açısından, duygusal açıdan, sosyal açıdan tümden gelişim ele alınmalı” şeklinde paylaştı.   

A.Vahap Kaygusuz – Ali Nihat Yavuz (Özel Haber)