Yazar
Giriş Tarihi : 23-07-2020 17:40   Güncelleme : 23-07-2020 17:40

İŞ KAZALARI VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI

Toplu ölümler olan kazalar, Türkiye gündemine gelmekte, münferit olaylar ise konuşulmamaktadır

İŞ KAZALARI VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI
Toplu ölümler olan kazalar, Türkiye gündemine gelmekte, münferit olaylar ise konuşulmamaktadır. İşyerimizde günlük kaza istatistiklerini alıyoruz. Son zamanlarda o kadar çok ölümlü iş kazası var ki, Bugün size iki kazayı sunacağım ve bir tavsiyede bulunacağım; HER BELGE BİLGİ DEĞİLDİR. HER BİLGİ SAHİBİ BELGELİ DEĞİLDİR. ALAYLI, MEKTEPLİ FARKINI BİLMELİYİZ. Dayımın oğlu yıllardır Almanya’da yaşar. Kuralcıdır, ince eler sık dokur, çok titizdir. Anne tarafından akrabası olan eski Antalya Baro Başkanlarından birisiyle beraber ortak yerlerini inşaat mühendisi olan bir sınıf arkadaşıma verirler. İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili olarak benimle görüşme yaptılar. Ben “kontrol edemediğim yere gidemiyorum, uzak mesafelere gidemem, RÜYASIYLA YATIP KALKMADIĞIM HİÇBİR İŞ BENİM DEĞİLDİR” dedim ve bazı tavsiyelerde bulundum. Bir başka iş güvenliği uzmanıyla anlaştılar. 12 metreden yan tarafa kalas veren kalıpçılardan birisi düşmüş. Yoğun bakımda yatıyor. Müteahhidin baret ve emniyet kemeri verdiğini ama kullanmadıklarını belirtiyor. “Zorladığımız zaman işi bırakıp gidiyorlar” diyor. Benzeri bir olay, Antalya Kundu’da 5 yıldızlı bir otel inşaatında yaşandı.  Asıl işveren otel sahibi, inşaat mühendisi olan, mesleğini çok iyi yapan birisidir. Ancak; alt taşeronlar iş güvenliği kurallarına uymamaktadırlar. Toplu koruma önlemleri (Platform, boşluk ve menfezlere korkuluklar vs.) uymamaktadırlar. Tedbirlerini almamaktadırlar. Taşeron, mühendis ve işçiler ferdi koruma tedbirlerine de uymamaktadırlar. Kişisel koruyucu donanım (Baret, çelik burunlu-altı çivi geçirmez ayakkabı,  paraşüt tipi emniyet kemeri, eldiven, yerine göre maske vs.) kullanmamaktadırlar. Müteaddit defalar şifai veya yazılı uyarılmasına rağmen, bu işi çok iyi bildiklerini, işin ancak bu şekilde yapılacağını beyan etmektedirler. İşçilere eğitim verilememekte, sağlık muayeneleri yapılamamaktadır. Çalışan kişilerin mesleki eğitim belgeleri yoktur. Yabancı uyruklu veya 18 yaşın altında eleman çalıştırmaktadırlar. Taşkın mesaiye dikkat edilmemekte, çalışanlar çok uzun süreli çalıştırılmaktadırlar. Yeterli iş sağlığı ve güvenliği şartları sağlanmadan gece beton dökülmektedir. İskele ve merdivenler uygunsuz durumdadır. İş makinelerinin kontrolü yapılamamaktadır. İş güvenliği kurulu toplanamamakta, işyeri sağlık ve güvenlik birimi defteri alınmamaktadır. O kadar çok eksiklik var ki, iş güvenliği angarya kabul edilmektedir. Hedef işin bir an önce bitirilmesidir. İş sağlığı ve güvenliği birimi, yöneticileri tedbir alınmadığı için 10 gün sonra işi bırakacaklarını işverene belirtiyorlar.  İşveren bırakmamalarını rica ediyor. Çünkü sabahtan akşama kadar devamlı bir uzman kalmakta, onun haricinde de 2 tane emekli başmüfettiş işyerine gidip gelmektedir. İşveren yeni bir OSGB ile anlaşıyor, aynı gün inşaatın mühendislerinden birisi ikinci kattan düşüyor. Akdeniz Üniversitesinde yoğun bakımdadır. Mühendis de iş güvenliği kurallarına uymadığı için resimli olarak birkaç defa uyarılmıştı. Böyle durumlarda ne yapmak lazım? 3 alternatif vardır; 1- ORTAK SAĞLIK GÜVENLİK BİRİMİNİN İŞİ BIRAKMASI, 2- İŞYERİNİ, HAYATİ TEHLİKEDEN DOLAYI ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU İL MÜDÜRLÜĞÜNE ŞİKÂYET ETMESİ, 3- KADERİNE RAZI OLUP, HER TÜRLÜ RİSKİ KABULLENİP ÇALIŞMASI. Değerli okurlar, YAPILACAK İŞLEM; İŞİ BIRAKMAKTIR. ÜCRET ALDIĞIN FİRMAYI ŞİKÂYET EDEMEZSİNİZ. PİYASADA KÖTÜ BİR İTİBARINIZ OLUR. KAZASIZ, BELASIZ, SAĞLIKLI, SIHHATLİ, GÜZEL GÜNLER DİLİYORUM. Kalın sağlıcakla…