Malatya
Giriş Tarihi : 15-11-2017 16:30   Güncelleme : 15-11-2017 16:30

Irak Depremi Bizi Etkileyecek Ama…

Yakin bir zamanda meydana gelen Irak-Iran sinirindaki 7.3 büyüklügündeki depremin ülkemize olan etkisi hakkinda konustugumuz Inönü üniversitesi Ögretim Görevlisi Vehbi Aluçlu, “ Arap levhasi bizi yukari dogru ittigi sürece bu faylarimizin kirilmasina sebebiyet verecektir. Ancak mesafenin çok uzun olmasi sebebiyle bu deprem bizi bu gün etkilemeyecek, belki 20 yil sonra etkileyecektir.” dedi. Bunun yaninda 2000 yilindan önce Türkiye’de yapilmis yüzde 65 mertebesinde depreme dayaniksiz bir yapi stoku olduguna dikkat çeken Aluçlu deprem ile ilgili alinmasi gereken bir dizi önlemlerde belediye, üniversite ve vatandasa düsen sorumluluklari siralayip deprem bilincine dikkat çekti

Irak Depremi Bizi Etkileyecek Ama…

>>Hanife Sari’ nin Röportaji

Irak-Iran sinirinda Pazar gecesi meydana gelen 7.3 büyüklügündeki deprem Güneydogu ve Dogu Anadolu bölgesinde yer alan fay hattini etkiler ve yakin bir zamanda ülkemizde de deprem meydana getirir mi, levha hareketleri disinda depremi tetikleyen hangi unsurlar söz konusu?

Iran’dan gelen bir fayimiz var dünyanin ana kirigi bu.  Bu dünyanin ana kirigi Iran’dan geliyor Bingöl Karliova’ dan ikiye ayrildiktan sonra Malatya’nin  çok yakinindan geçen Dogu Anadolu fayi ve  kuzeyinden geçen Kuzey Anadolu fayi olmak üzere  karsimiza çikiyor. Oradaki hareketi Malatya bazinda düsünürsek mesafenin çok uzun olmasiyla alakali olarak birebir bu gün etkiler mi sorusuna tetikler ama bu gün için degil diye cevap verebilirim. Bu noktada uzmanlarin bazilari bizi tetikler bazilari ise tetiklemez diyor. Arap levhasinin Asya levhasina çarpmasi sonucunda yani Arap levhasinin Asya levhasin yilda 1,6 santim yukariya dogru itmesiyle Asya levhasinin da güney batiya dogru yaklasik 2,5 santim hareketi neticesinde bu depremler bir birinin devami olacaktir. Bu gün bu deprem bizi etkilemeyecek belki 20 yil belki 100 yil sonra etkileyecektir. Türkiye’nin her bölgesi 5’ e kadar siniflandirdigimiz depremler kusagina maruz bir ülke. Bizim Türkiye’deki yaklasik 80 milyon insanimizin yüzde 92’ si deprem kusaginda yasamak zorunda.  Arap levhasi sürekli yukari dogru hareket etigi sürece bizde ana kiriklarimizda her an bir deprem beklemek durumunda kalacagiz. Öte yandan bizim her yanimiz barajlara dolu bu barajlara birken suyun agirligi söz konusu.  Bizim faylarimiz bu barajlarin biriktigi suyun agirligiyla da hareket geçecek duruma geldi. O kadar çok su biriktirdik ki Malatya’nin çevresinde Keban,  Karakaya,  Çat Baraji Kap Baraji gibi birçok baraj insa ettik. Malatya’nin çevresindeki bu faylarin biriken suyun agirligiyla da kirilabilecegini düsünüyorum.  Bu barajlar kurulmadan önce bu sular akip gidiyordu ancak biz buraya barajlar yaptik ve suyun akisini engelledik.  Devasa metreküplerde su biriktirdik ve bunun sonucunda fay hatlarinin kirilmasina bu yük basincinin etkili olacagini düsünüyorum.  

Deprem en çok yikici etkisi var ve Türkiye deprem bölgesinin göbeginde yer aliyor bu etkiden kurtulmak için neler yapilmali, ne gibi önlemler alinmali?

Depremler dünyanin enerjisini bosalttigi bir sonuç.  Biz bir sivinin üzerinde yasiyoruz magma denilen bir sivinin üzerinde yasiyoruz. Bu sivi merkezden itibaren isindikça yukariya dogru çikiyor, soguyor ve tekrara asagiya dogru iniyor buna konveksiyonel akim deniliyor. Bu sivinin üzerinde yasadigimiz için eger bu faylarda kiriklar meydana gelmemis olsaydi dünya enerjisini bosaltamayacakti ve belki patlayacakti uzun bir süre sonra.  Depremler dünyanin enerjisini bosaltmasi için olmasi gereken bir sonuç. Buradan suna gelmek gerekiyor deprem neyi etkiliyor.  Insan yapimi olan binalari etkiliyor.  Simdi biz insaat mühendisleri binalara mühendislik hizmetini çok iyi verirsek, uygulamalardaki hatalardan kaçarsak yeni yönetmeliklere uygun bina tasarlarsak bizim bu olasi depremlerden etkilememiz söz konusu bile degil.  Bakin Japonya’daki binalarin tasarimi 9 büyüklügündeki depreme göre tasarlaniyor. Bu yüzden bina deprem iliskisinde deprem o binayi yikamiyor. Yeterince mühendislik hizmetini almis, uygulamada dogacak her hangi bir isçilik hatasina meyil vermeden malzeme kalitesinden ödün verilmeden yapildigi zaman binalarimiz bizim de olasi depremlerden korkmamiza gerek yoktur.  Ama maalesef 2000 yilindan önce Türkiye’de yapilmis yüzde 65 mertebesinde depreme dayaniksiz bir yapi stokumuz mevcut.  Bu rakam oldukça fazla.  Simdi Türkiye’nin her yeri deprem bölgesi yani deprem ile iç içeyiz. Bu depreme dayanacak yapi stokumuzun güçlendirilmesi gerekiyor. Betonarme binalarin, yigma binalarin ve kerpiç binalarin tespit edilmesi ve bunlarin içerisinde depreme dayaniksiz oltalarin tespit edilip yikilmasi ya da güçlendirilmesi  gerekiyor. Türkiye örneginde oldugu gibi Malatya örneginde de 2000 yilindan önce yapilmis olan yapilarin eski yönetmelikle eski sartnamelerle yapilmis olmasindan kaynakli olarak yapi stokumuz yüzde 65 mertebesinde olasi muhtemel depremde yerle bir olacak. Bu da Malatya’miz için can ve mal kaybina sebebiyet verecek bir durum ile karsi karsiya kalacagimizi gösterir. Amacim insanlari korkutmak degil bilinçlenmeleri.  Bu bilincin daha da arttirilmasi lazim. Özellikle kamu binalari çok büyük risk altinda 2000 yilindan önce yapilan kamu binalarinda kontrol mekanizmanin çalismamasindan kaynakli olarak büyük sorunlar yasiyoruz. Hastanemiz var insanlar depremde hastaneye gidecekler hastane yikilmis nasil gidecek bu insanlar hastaneye, nasil saglik hizmeti alacaklar? Maalesef okullarimizda ayni durumda.  Devletin kamu binalarinin bir an önce elden geçirilmesi gerekiyor. Bu binalar depremde bize hizmet verecek binalar, depremde gittigimizde o binalar yerle bir olmussa biz o hizmeti almazsak o zaman daha büyük sorunlarla karsilasacagiz. Insanlarimiz depremle yasamasini ögrenmek durumunda.  Malatya’nin üç tarafi faylarla çevrili.   Kuzey Anadolu fayi dünyanin ana çatlaklarindan biri tanesi keza Malatya’nin güneyinden geçen dogu Anadolu fayi var ki Palu-Sincik arasinda ve enerjisini 1875 yilindan beri bosaltamamis.  Bir de Sincik’ten Türk ogluna kadar bir fay var bu fayda 1513 yilindan beri enerjisini biriktirmis durumda simdi bu iki fayin Malatya’ya olan uzakligina baktigimiz zaman birisi yaklasik 30 kilometre kus uçusu mesafe ile. Sincik Türkoglu arasindaki fayinin Malatya’ ya olan mesafesi olarak kus uçusu mesafe ile yaklasik 90 kilometre. Bu iki fay Malatya merkezdeki yapi stokumuzu çok büyük risk altina aliyor. O yüzden buradaki binalarimizin mutlaka elden geçirilmesi, kentsel dönüsüme tabi tutulmasi gerekiyor. Halkimiza da deprem bilinci egitimlerinin verilmesi gerekiyor.  Televizyon programlari yapilarak deprem öncesi deprem ani ve deprem sonrasi nasil davranmalari gerektiginin egitimlerinin verilmesi gerekiyor. 1999 yilindaki 17 Agustos’ta meydana gelen depremden sonra deprem yönetmeligimiz 2000 yilinda degisti.  2003’te revize edildi,  2004 ve 2007’de tekrar revize edildi. Bu yönetmelige göre yapilan binalarimizin tasarimi çok iyi. Deprem bilinci sadece yönetmeligin degismesi ile gerçeklesmez. Insanlar bir bina alirken ya da kendisine oturacak ev alirken banyosunun, salonunun büyüklügüne ya da jakuzisinin olup olmadigina bakacagina o binanin depreme dayanikli oldugunu gösteren raporunun olup olmadigina ya da oturma izninin olup olmadigina bakmasi gerekiyor. Deprem insanlarin severek dinledigi bir konu degil. Aslinda Türkiye nüfusunun yüzde 92’ si depremle iç içe yasiyor.   Yani siz burayi terk ettiginiz zaman depremden kaçmis olmayacaksiniz.  Devletin baslattigi bu kentsel dönüsüm projesi rantla karistirilmamasi sartiyla uygulanmali.   Merkezde 50 bin tane konut var bu konutlarin hepsi olasi bir depremde yüzde 65’ i yikilacak ya da agir hasar alacak.  Bu da can ve mal kaybinin korkunç seviyelere gelecegi anlamina gelir. O yüzden kentsel dönüsüme sicak bakilmali ve dönüsümün yapilmali.  Bir de benim bir projem var bu konuda daha önce de dile getirmistim ancak fazla sahiplenilmedi. Deprem parklarini yapmamiz gerekiyor.  Deprem parklarinda toplanma merkezleri olacak bu parklar merkezde veya belirli mahallelerde olacak.  O mahalle deprem olduktan sonra o parka gidecek eger orada eksik bireyler varsa iste o zaman deprem bölgelerinde arama kurtarma çalismalari yapilacak.  Deprem parki hayati devam ettirebilme özellikte olacak.  Depremde kanalizasyon, içme suyu, iletisim, elektrik agir hasar aliyor bu deprem parklarinda bunlarin hiç biriyle karsilasmayacagiz. Bu parklar sehir sebekesinden bagimsiz, günes enerjisinden enerjisini alacak, içme suyunu kendi bünyesinde sondajlarla karsilayarak, yasam standardini düsürmeyecek mekânlara tasarlanacak, enerji ve iletisim kesilmeyecek.  Bu yetkililerin yapmasi gereken önlemlerden bir tanesi. Birde lojistik destek saglayacak olan ana akslarin iyi dizayn edilmesi gerekiyor. Malatya’nin üç tarafi da viyadüklerle diger illere baglaniyor.  Batimizda beyler deresi viyadügü, kuzeyimizde Tohma viyadügü, dogumuzda Kömürhan viyadügü bu sekilde bir olasi depremde bu viyadüklerin yikildigini veya hasar aldigini lojistik destegin bize ulasamadigini da düsünerek tedbirlerin alinmasi gerek.

Depreme karsi üniversitenin bu konuda üstüne düsen sorumlulugu nedir?

Üniversitemizin burada yapmasi gereken su; Depremi önceden algilayan Erken Uyari Sistemi (Sensör)’yle ya da yeni teknolojiyle iletisimi saglayacak, depremi haber verecek teknolojiyi Malatya’da da uygulamaya koymak.  Bunlarin Malatya’nin birçok yerine kurulmasi ve yerlestirmesi gerek. Üniversitemiz bunu gerçeklestirebilir diye düsünüyorum.  Istanbul’da bu var mesela, 400 metreye kadar yerin altina bu cihazlar yerlestirildi bu da depremi bir kaç saniye önce tespit etme imkâni sagladi. Bunlarin gelistirilerek dakikalara çikarilmasi gerekir.

Siz sorular disinda neler eklemek istersiniz?

Yerel idarelere çok görev düsüyor. Devletin baslatmis oldugu kentsel dönüsüm sehrimize en iyi sekilde uygulanmali, bu noktada insanlarimiz magdur edilmemeli. Kentsel dönüsümü merkezden baslatalim uzak yerlere Melekbaba gibi oralara daha sonra gidelim. Çünkü bir tarafta 560 tane konut varken merkezde 50 bin tane konutumuz söz konusu. Bunu yaparken de merkezin yükünü azaltacak tasarimlar yapilmali, yesil alanlar birakilmali, otopark sorununu çözecek planlar yapilmali.