Malatya
Giriş Tarihi : 21-06-2021 11:05   Güncelleme : 21-06-2021 11:05

“İnsan Olmayı Öğrenebilmeliyiz”

Her yıl 20 Haziran’da kutlanan Dünya Mülteciler Gününde mültecilerin sorunlarına değinen Malatyalılar, “Dünya düzeni değiştirmedikçe bu günü daha çok kutlarız önce insan olmayı öğrenebilmemiz gerekir” özeleştirisini yaptı

“İnsan Olmayı Öğrenebilmeliyiz”

Irkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korumasından yararlanamayan ya da söz konusu korku nedeniyle yararlanmak istemeyen yabancıya veya bu tür olaylar sonucu önceden yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen veya söz konusu korku nedeniyle dönmek istemeyen vatansız kişiye statü belirleme işlemleri sonrasında verilen statüdür mülteci olmak. Dünyada da oldukça fazla karşımıza çıkan mülteciler 20 Haziran Dünya Mülteciler Gününde de unutulmadı.  Mülteciliğin sonunu insanlık değerlerine bağlayan Malatyalılar önemli açıklamalarda bulundu. Dünya Mülteciler Gününde düşüncelerini dile getiren Malatyalılar, “Mülteci demek bir başka yere ya da ülkeye sığınan kimse demektir. Mülteciler de dünyanın hemen hemen her yerinde maalesef mevcut. Bu da bize insanlığımızI sorgulatıyor ama anlayabiliyor muyuz,  hayır. Sadece bu özel günlerde farkındalık için bir takım şeyler yapıyoruz diğer gün hemen unutuveriyoruz. Dünya düzeni değiştirmedikçe bu günü daha çok kutlarız önce insan olmayı öğrenebilmemiz gerekir. Biz ülkemizdeyiz ama onlar değil çok zor onlar için biz bile bir şehirden bir şehre giderken bin bir zorlukla karşılaşabiliyorken onlar daha fazlasını yaşıyor. Hele ki kadınlar ve çocuklar. Hayat onlar için oldukça zor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu (UNHCR) verilerine göre çok sayıda mülteci insan var. Devletler, ülkeler bu konuda gerekli adımları atmalı mülteci sayısını düşük rakamlara indirgemeli. Bu da dünya barışı ile sağlanacak bir durum. Ama biz ne yapıyoruz hep birilerinin ayağını kaydırmaya çalışıyoruz. Tıpkı bizim gibi bu insanların da insanca yaşamaya hakkı var. Kimse yerinden zorla edilemez, edilmemeli. İnsan dışı bir yaşama sürüklenmemeli bu ne insanlık kitabına ne İslam’a uyar. Eğitim, sağlık, ulaşım, sosyal ve daha birçok haktan bunlar mahrum. Bakın şimdi pandemi sürecindeyiz biz bile iki gün içerde kalınca kafayı yiyoruz hakkımızı gasp ediyorlar diyoruz peki ya bu mülteciler, onlar ne yapsın? Yaşam mücadelesi vermek için çocuklar iş hayatına çok erken yaşlarda başlıyor, mülteci diye hak ettiği ücretlerde çalıştırılmıyorlar ki bu normalde de böyleyken onlarda daha fazla görülen bir durum. Erken yaşta evlilikler, soğukta betonların üzerinde uyuyanlar, bir lokma ekmek için avuçlarını açanlar, onlara yönelttiğimiz kötü söylemler, önyargılarımız, onlara yönelik sömürülerimiz… tüm bunlar nereye kadar devam edecek? Dünyanın sonu insanlığın bitimiyle gelecek ki insanlığımız kaldı mı bilmiyorum. Bu konuda birlikte hareket etmemiz gerekmekte, insanın tüm olumlu değerleriyle dünya vatandaşı olarak ki bu bizim en başta kendimize sonra diğer tüm insanlara olan en birinci sorumluluğumuzdur.” şeklinde konuştu.   

Hanife Yiğit