Siyaset
Giriş Tarihi : 07-11-2021 12:49   Güncelleme : 08-11-2021 12:04

İnce;"Kayısı’da Dünyada Tek Güç Olmalıyız"

Bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere İlimizi ziyaret eden Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce Malatya basını ile bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.  Türkiye'nin pek çok sorunu olduğunu kaydeden İnce, basında yeterince yer alamadıklarından yakındı.

İnce;

"Türkiye’nin ekonomik sorunları var, dış politika ile ilgili sorunları var, terörle ilgili sorunları var ekonomi ile ilgili sorunları var. Bunları eleştirirsen basında yer almıyorsun" diye konuşmasına başlayan İnce, basında yeterince yer alamamaktan yakındı. Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, konuşmasının başında; “Türkiye’de bir basın sorunu var. Basının yüzde 90’ı iktidarın tekelinde. Yüzde 10’umuhalefetin tekelinde. Ne yaparsan yap. Muhalefeti eleştirirsen iktidar basınında yer alıyorsun. İktidarı eleştirirsen ne yaparsan yap muhalefet basınında yer alamıyorsun.  Birisi hazineden geçirmeli, birisi belediyeden geçirmeli, iki tek basın oldu Türkiye'de. Allah'tan yerel basın var. Ben bu konuşmamı yerel basına ithaf ediyorum” ifadelerini kullandı.

Atatürk’e Fatiha Okuyun

İnce, konuşmasının devamında ise gündeme ilişkin değerlendirmelerini şu şekilde sıraladı. “Türkiye'nin konuşulmayan bir sorunu daha var. Türkiye'de Diyanet sorunu var. Doğruları söylemek hükümete zarar verecekse bu caiz değildir diyor. Zarar verecekse, doğruları söyleme diyor. Yolsuzluk hırsızlık değildir diyor. Alevilerden vergi almasını biliyor ama alevilere hizmet etmiyor. Bu ülkede ne yazık ki bunları kimse tartışmıyor. 9 Kasım'da Testi'yi ziyaret ediyor, 10 Kasım'da Atatürk'ü ziyareti çok görüyor. Yakında 10 Kasım geliyor. Ben bütün Müslümanların camide tepki göstermelerini istiyorum. Bu ülkenin kurucusuna, kurtarıcısına, hutbede adını anmamak bir Fatiha'yı çok görmek bu nankörlük değil de nedir?  Herkesi buna Tepki göstermeye davet ediyorum. Bu adam din adamı değil Tayyip Erdoğan'ın maşasıdır. Bu nankörlük milletin başına bela getirir" diyerek Diyanet İşleri başkanlığını eleştirdi. Dünyanın hiçbir ülkesinde korucusuna hareket eden diye hakaret eden din adamları olmaz.

Hesaplamalar Yanlış Yapılıyor

3 yıl önce Malatya'da acayip kalabalık bir miting yapmıştım. Orada Erdoğan bir daha seçilirse dolar 8 10 lira olur demiştim. Oldu. Müneccimiyim, Hayır. Ülkenin yönetilme şekline bakıyorum. Kurumlara bakıyorum akıl yoksa, bilim yoksa, hukuk yoksa, vicdan yoksa olacağı budur. Malatya'dan bir kez daha sesleniyorum.. Erdoğan giderse ne olur? Erdoğan giderse dolar 5 lira olur. Erdoğan giderse enflasyon, işsizlik yüzde 5 olur. Büyüme en az 5 olur. Bunu söylediğimde büyüme Erdoğan 10 bekliyor sen 5 diyorsun diyorlar. Öyle değil. Ben ortalamadan söz ettim ve en az dedim. 2015'te 6,1-  2016'da 3,3 - 2017'de 7,5 2018 3,0 - 2019 0,9 - 2020 1,8. Ortalaması 3,76. 5'i beğenmeyenler bugün 3,76 olduğunu da bilmeleri lazım. Erdoğan giderse bunlar olur. Gitmezse dolar 18-20 lira olur.

Kayısı’da Dünyada Tek Güç Olmalıyız

Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Fındıkla kayısıya bak. Bunlara baktığında beceriksizlerin iş başında olduğunu anlarsın. Dünyada kuru kayısı üretiminin yüzde 100 de 70'ini biz karşılıyoruz Malatya karşılıyor. Ezici bir çoğunluk bizim elimizde böyleyken dünya piyasalarında tek güç biz olamıyorsak, kayısı üreticisi fakir oluyorsa, ortada bir akılsızlık var demektir. Fındık var fındığın yüzde 65'ini biz üretiyoruz. Ama belirleyici değiliz. Çikolata firmalarına diz çöktüremiyor Türkiye.  Fiyatını Almanya belirliyor Uzatmaya gerek yok Kayısı ile fındığı bakacaksın memleketin kötü yönetildiği buradan belli zaten. Çaykur, bir ürün düşünün ki 85 milyon çay içiyor. Herkes çay içiyor. Ama Çaykur zarar ediyor. Böyle bir ülke olamaz.  Eğer böyle bir kurum zarar ediyorsa beceriksizlik de vardır hırsızlık da vardır.

Mezhep Tartışmalarında Yokuz

 Son günlerde bir sağlık siyasetidir gidiyor. Erdoğan'ın sağlığı üzerinde siyaset yapılıyor. Hiç doğru bulmuyorum bunu. Onlar, Ecevit'e yaptılar bunu. 2002'ye hatırlayın neler söylemediler rahmetli Ecevit'e. Ama biz bu tür siyaseti doğru bulmuyoruz. Erdoğan'a dua ediyorum. Bir sağlığına dua ediyorum. Allah şifa versin. Çoluk çocuğu ile yaşasın.  Bir de iktidardan gitmesi için dua ediyorum. Uzun yaşasın. Kenan Evren kadar yaşasın ki yaptıklarını görsün. Bu Memlekete ne kadar kötülük yaptığını görsün. Biz kutuplaşma siyasetin de yokuz. Biz Memleket Partisi olarak ayrıştıran kavga ettiren kutuplaştırıcı tarafta olmayacağız. Konjektörel siyasette asla yokuz. Bugün böyle, yarın öyle değil. Diyarbakır'a gidip özerklik konuşup, Trabzon'da Şehit babası İzmir’de Atatürkçü, Yozgat'ta kandil bombacısı olmayacağız. Neyse o. Bizim tavrımız net.  Bizim tavrımız bir Atatürk'e sahip çıkacağız. Bizim partimizde bir, Atatürk eleştiremezsiniz. İki, doğaya ve çevreye saygı göstereceğiz. Kadına şiddet ve çocuk istismarına yüksek sesle kınayacaksın. Siyasetten rant elde etmeyeceksin. Terörün her türlüsünü kınayacaksın.  PKK, IŞİD, Feto, kimse ve ayrımcılık yapmayacaksın. Bizim partimize Türk Kürt alevi-sünni, kadın erkek, ırk, din, dil, mezhep tartışması asla olmayacak. Bunlar zaten pek çok partide var.

Tek Adam Olmak İstemiyoruz

 Biz birinci parti olmak için yollara çıktık. Amacımız 50 +1 almak tek başımıza iktidar olmak. Bu iktidardan da bu muhalefetten de kurtulmak. Demokrasi, demokrasi diye bağırıyorlar. Tek Adam tek adam diye bağırıyorlar. Doğru tek adam, ama muhalefettekiler tek adam değil mi. Bakın partilerin tüzüklerine. Cumhurbaşkanı adaylığı için CV bırakıyorlar. Bunlara duydunuz. Yüksek maaşlı bürokrat alımı. Önce KPSS ile yapsınlar daha iyi olur. Sınav yapsınlar. Ne kadar tek belirleyici düşünebiliyor musunuz. Çalışan mı olacak Cumhurbaşkanı. Bu iktidar gitmeli bu muhalefette gitmeli. Bu muhalefetin kafası karışık. Bir tane kukla cumhurbaşkanı bulacaklarmış. Etliye, sütlüye karışmayacakmış. Nasıl seçim alacaksa. Sonra bir tane yardımcı yapacaklarmış. O yardımcı Başbakan gibi olacakmış memleket yönetecekmiş. Bunlar Çocuk oyuncağı. Bu iktidar bu ülkeden gitmeli ama bu muhalefette gitmeli.  Bir siyasi partinin amacı ülkeyi yönetmektir. Partinin genel başkanı da bir numaralı partinin adamıdır. Onun görevi de bir numaralı göreve talip olmaktır. Olmayan yere talip olunur mu. Başbakanlık var mı Türkiye'de Türkiye'de başbakanlık yoksa   başbakan adayı da olunmaz. Şu anda Cumhurbaşkanlığı var Cumhurbaşkanlığına aday olun.  Kazanacaksın iddianı  ortaya koyacaksın öyle yapacaksın. Öyle dostlarla CV  bırakanlarla olmaz bu mu doğru değil. Neden böyle oluyor çünkü bütün siyasi partilerde genel başkanlar tek adamdır. Bütün yetkiler onlardadır. İstediği kişiyi i milletvekili yapar istemediğini yapmaz Hiçbirinde ön seçim bile yoktur. Biz de öyle değil. Bizim farkımız var. Ben yeni genel başkan seçildim. Beni kurultay delegeleri seçmedi, üyeler seçti. Cumhurbaşkanı  adayımızı üyeler belirleyecek. Ben aday adayıyım. Zamanı gelince ben diyeceğim ben memlekette Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorum diyeceğim. Başka bir arkadaş derse ki ben de olmak istiyorum sonra koyacağız sandıktan kim çıkarsa.

TV’de Tartışalım

Türkiye'nin bir numaralı sorunu siyasi partiler kanunudur. Bunu kimse konuşmaz.  Türkiye'ye demokratikleştirmek isteyenler, güçlendirilmiş parlamenter sistem isteyenler, milleti kandırmayın. Milletle alay etmeyin. Eğer güçlendirilmiş parlamenter sistem istiyorsanız hodri meydan siyasi partiler kanunundan başlayalım. Genel başkanları diktatör yapan bu siyasi partiler kanunu değiştirmeden güçlendirilmiş parlamenter sistem demek ayıptır. Millete yalan söylüyorsunuz.  Malatya'dan bir çağrıda daha bulunayım. Seçim yaklaşıyor. Önceden bizim geleneklerimiz vardı. Demirel, Erbakan, Türkeş, Ecevit rahmetliler televizyonlara çıkar tartışırlardı. Hadi Saraylı gelmedi diyelim. O ayrıcalıklı, onun birçok yerde saray var. Diğerleri gelsin. Ben televizyonlarda siyasi parti genel başkanlarının tartışmalarını istiyorum. Milletin gözünün önünde anlatalım bakalım bu güçlendirilmiş parlamenter sistem neymiş. Bu başkanlık sistemi neymiş.  Bunu derken mevcut sistemi, başkanlık sistemini de övüyor değilim yanlış anlaşılmasın. Bu zaten Ucube. Bu hiçbir işe yaramaz. Fatih Sultan Mehmet'in Kanuni Sultan Süleyman'ın yetkisi Erdoğan kadar yoktu. Kanuni Sultan Süleyman Kadı atayamazdı yani bugünkü hakim. Kadıyı şeyhülislam atardı. Kanuni Sultan Süleyman'ın Partisi yoktu. Bütün tebaanın padişah idi. Başbakanı vardı sadrazamı vardı. Bunun başbakanı da yok tek başına. Onun için Türkiye'ye kutuplaştırmadan arındırıp, geleceğe güvenle bakan, gençleri yurtdışı hayalleri kurmayan, varlıklı, kayısıyı geleceğini belirleyen, fındığın geleceğini belirleyen, ekonomisi kırılgan olmayan kadınlara sokakta öldürülmeyen gençlerin özgürce tweet attığı bir ülke istiyorsak eğer, buna başlayacağımız yer siyasi partiler kanunudur.  Genel başkanlarının televizyonlarda milletin önünde konuşmalarıdır. Hepimiz alıyoruz elimize mikrofonu kendi tabanımızda istediğimiz gibi konuşuyoruz. Bu doğru değil tartışma olması lazım. Herkes çıkacak televizyona karşılıklı soru cevap olacak. Ben hazırım bütün televizyonlara, bütün gazetelere duyurumdur, milletimize duyurumdur.  Kim davet ederse hangi Parti Genel Başkanı davet ederse Ben tartışmaya hazırım.

İttifak sorusunu ise İnce, “Biz tek başımıza iktidar olacakmış gibi 50+1 alacakmış gibi çalışmamıza devam edeceğiz” diye cevapladı

A.Vahap Kaygusuz