Röportaj
Giriş Tarihi : 17-03-2021 17:37   Güncelleme : 17-03-2021 17:37

İlerleyen Teknoloji Kaygıları Artırıyor!

Teknoloji ilerledikçe kaygılar da artış göstermekte “verilerimiz çalınıyor mu, sanal ortam çocuğum için tehlikeli mi” gibi akla gelen kaygılar insanı ister istemez telaşa sürüklüyor. Teknoloji ve sanal alemi ele aldığımız Bilgisayar Mühendisi Önder Sönmez konu ile ilgili bilinen ve bilinmeyen her detayı ve her öneriyi röportajımızda dile getirdi.

İlerleyen Teknoloji Kaygıları Artırıyor!

Çocuklar pandemi sürecinde sanal ortama daha çok maruz kaldı tıpkı bizim gibi burada güvenli internet için neler söylenebilir? 

“Şimdiki çocuklar, bilgisayar, tablet ve cep telefonları üzerinde, salgın hastalığın da etkisi ile günde ortalama 8 – 10 saat civarında zaman harcıyorlar. Oyunların genellikle eğlenceli olması en önemli amaçları arasındadır ancak oyun türlerini seçerken ailelerin mutlaka çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Her strateji oyunu ya da her güç oyunu gerçekten eğlenmenin ötesinde çocukların farklı şekillerde zararlı olarak etkilenmesini de sağlıyor. Daha da tehlikeli olan ise çocukların oynadıkları oyunları gerçek dünya ile karıştırarak kendi yaşamlarına son verebilme durumu ortaya çıkabiliyor. Bununla birlikte çocuklar ekranın zararlı ışık etkisine de maruz kalıyorlar. Peki, bu kadar fayda ve zararlı iç içe olduğu bir sanal dünya içerisinde aileler, çocukları nasıl korumalı? Öncelikle çocukların sanal dünya ile olan iletişimi mutlaka ebeveynlerin kontrolünde olmak zorundadır. İnternet servis sağlayıcınız ile görüşerek kısıtlandırılmış bir internet kullanabilirsiniz fakat evde sadece çocuklar interneti kullanmadığı için bu kısıtlama kesin bir çözüm olmayacaktır. Çocukların, kendi yaşlarına uygun içeriklere doğru yönlendirilmeleri gerekir. Çocuğu zararlı içeriklerden korumak için onlara yasak koymak çocuğu hırçınlaştırıp kendisini size düşman olarak tanımlayabilir. Direk yasak koymak yerine önerim, onunla birlikte zaman geçirmeniz olacaktır. Çocukların oynadıkları video ya da internet oyunlarını mutlaka internet üzerinde araştırın, nasıl bir oyun olduğunu oyunu daha önce oynayan kişilerin yorumlarından ve memnuniyet durumundan dolayı size bir fikir verecektir. Sizinle olan iletişimi ve sevgisi artan çocuklar, internet ortamındaki sanal dünyadan da uzaklaşarak gerçek dünya ile ilgilenmeye başlayacaktır.”

Sanal ortam kişisel verilerin çalınması konusunda sürekli korku salmıştır bu noktada düşünceleriniz nelerdir?

“Her zaman olduğu gibi bu sakin ve eğlenceli görünen sanal ortamın kötü unsurları da vardır. Paylaşım yapılan görüntüleri fotoğrafları montaj ve makyaj tekniklerini kullanarak olduklarından çok farklı yeni sahte içerikler dâhilinde kullanabilirler. Daha da ilerisinde kişisel verilerinizi kullanıp sizin adınıza sahte hesaplar açabilir hatta ve hatta şirket kurabilir ve sizin bilginiz dahi olmadan dolandırıcılık kurbanı olabilirsiniz. 2016 yılına kadar ülkemizde bu konuda yeterli bir hukuki dayanak bulunmaz iken 24.03.2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girdi. Yukarıda bahsi geçen sanal ortamlardaki kötü amaçlı kullanımların önlenmesi ve cezalandırılması sağlandı. Diğer bir anlamda bu kanun, sanal ortamda kullanılan sosyal medya programlarını yazan şirketlerin bu hususa azami dikkat göstermesini gerektirdi. Kanunun 5. Maddesinde açıkça kişinin açık rızasının olması gerektiği belirtilmiştir. Çoğu zaman kullanılmak istenen sosyal medya uygulamaları, akıllı telefonun kamerasına, rehber bilgilerine veya fotoğraf dosyalarına kadar erişim talep etmektedir. İzin verdiğinizde kullanılması için bağlantı kurmaktadır. Bu konuda kanunun ön gördüğü kadar sosyal medya şirketlerinin ortak bir standart belirlemesi gerekir.. Hukukun gerektirdiği diğer bir önemli husus ise sosyal medya şirketlerinin de ülkede temsilci bulundurma zorunluluğudur. Bu temsilciler vasıtası ile hukuki işlemlerin arttırılması ve tam bir koordinasyon sağlanması amaçlanmıştır. Ancak vatandaş olarak bizler de çok dikkatli olmalıyız. Kişisel verilerimizi paylaşırken ne kadar paylaştığımızı, ne paylaştığımızı iyi gözlemlemeliyiz. Sizi, siz yapan kişisel verilerinizdir.”

Gelişen teknolojinin çevreye etkisi için neler aktarılabilir?

“Gelişen teknoloji bilgisayarları günümüz dünyasında çok önemli ve hayatımıza dokunabilecek kadar iç içe yaşamamıza neden oldu. Ancak Dünya, gelişen teknolojinin yan etkilerini de yaşamaktan kurtulamadı. Otomobillerin ve fabrikaların çıkarttıkları zehirli gazlar her geçen gün teknoloji ile birlikte doğru orantılı olarak çevreye ve doğaya yayılım göstermeye başlamıştı. Ancak; Milenyum çağının kapılarının açılması ile bu durum tamamen tersine işlemeye ve teknoloji ilerledikçe daha temiz ve daha çevreci bir üretime başlandı. Doğada kaybolma süreleri yüzyılları alan üretim atıkları geri dönüşüm sistemleri teknolojisi ile üretime tekrar kazandırılarak hem çevrenin daha fazla kirletilmesi azaltıldı hem de yer altından daha fazla ham maddenin çıkartılması azaltıldı. Doğa kendini her zaman yeniler, yeter ki insanoğlu doğanın değerini anlasın.” 

Hanife Yiğit’ in Röportajı