Genel
Giriş Tarihi : 05-10-2021 16:04   Güncelleme : 05-10-2021 16:04

Hayvanseverler Malatyalılara Seslendi

Son yıllarda ara ara karşımıza çıkan hayvanlara yönelik şiddet eğilimlerine ve her geçen gün soğuyan havaya karşı Malatyalılara seslenen hayvanseverler, “Onları da unutmayın,  kısıtlamayın, yaşatın” çağrısı yaptı. 

Hayvanseverler Malatyalılara Seslendi

Geçtiğimiz 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’ne işaret eden hayvanseverler başta Malatyalılara olmak üzere ülke ve dünya insanlarına seslenerek hayvan haklarının korunmasını istedi.  Bu kapsamda yaptıkları açıklamada Elif Kızıl, Sevgi Önder, Erdem Hakyemez Ve Hüseyin Alıç, “4 Ekim Hayvanları Koruma Günü geldi geçti. Ama değişen bir şeylerin olması lazım artık. Hayvanların huzura kavuşması biz insanoğlunun da hayvan haklarına sahip çıkmamız gerek. Hayvanı aldım bakıyorum yediriyorum demek de hayvana, haklarına saygı duymak değildir. Hayvanla vakit geçiremezsen onu doğal ortamından koparırsan ve üstüne üstlük sevginden ve sevgilerden mahrum bırakırsan da hem hayvan haklarının hem de insan olmanın gereğini yerine getirememişsinizdir demektir.  Hayvan sahibi olmak eşsiz bir deneyimdir. Birlikte bir yaşam paylaşmaktır. Sevgi odaklıdır ve sevgi sorumluluk gerektirir.  Her hayvanın en temelde, açlık ve susuzluktan, sağlık sorunlarından ve korku, stres gibi unsurlardan uzak bir yaşama erişim, uygun barınma koşulları ve kendilerini oldukları gibi ifade edebilme hakkı vardır. Her hayvanın kendilerine özgü beslenme, sağlık, bakım, ilgi, onları oldukları gibi kabul etme, birlikte oyun oynama ve anlaşılma gibi ihtiyaçlarının karşılanması gerek. Yaralı hayvanlar varsa veterinerlere götürülmeli, barınaklara teslim edilmeli ve sadece götürüp teslim etmek te yetmez arada ziyaret edip sevmek lazım barınaklara bu gerekli bakım ihtiyaçlarını karşılamaları için gerekirse mama desteği gibi destekler verilmemesi gerek. Sonuçta o hayvanlar bizim de hayvanlarımız, doğanın bir döngüsü var onların da bu sebeple var olması lazım. Bunun için mücadele vermek gerek. Hayvanlara yönelik yapılan şiddetlerinde sadece fiziksel değil psikolojik şiddetlerin de önüne geçmek gerek. Onlarında duyguları var tıpkı biz insanlar gibi. Bu sebeple bu gibi olumsuz tablolarla karşılaşırsak tepkimizi anında ortaya koymalıyız. Çünkü o an tepki vermediğimizde bu zincirin hakları gibi eklene eklene uzayıp gider. Hayvanların doğal ortamında yaşamalarına izin vermeliyiz.   Gerçekten hayvan sevgisini anladığımız gün hayvanlar gerçekten tüm haklarına kavuşacak ve daha özgür bir yaşam sürecek. İş yerlerinin önüne evlerinin önüne bir kap su ve biraz mama, yiyecek bırakarak sokakta kalan hayvanların bu soğuk havalarda beslenmesine yardımcı olmamız lazım. Onların üşümemesi başlarını koyacakları bir yuva için de bazı kullanılmayan gereksiz kâğıt kutuları, plastik büyük kovaları, tahtaları sığınak haline getirip onların bulunduğu yere yerleştirmeliyiz.  Daha başka alternatifler tabiki düşünülebilir, yeter ki onları da unutmayın,  kısıtlamayın, yaşatın. Yeter ki  hem hayvanların aç susuz kalmasını önleyelim hem soğuyan havada üşümemelerini sağlayalım hem de haklarını koruyalım.” 

Hanife Yiğit