Yazar
Giriş Tarihi : 11-12-2020 16:33   Güncelleme : 11-12-2020 16:33

Hayvanlar, Başıboşluk ve Korku

Evet, konumuz hayvanlar, başıboşluk ve korku… Hayvan sevgisi ayrı bir şeyken hayvanlardan ve onların vereceği zarardan korkmak ise apayrı bir konu

Hayvanlar, Başıboşluk ve Korku
Evet, konumuz hayvanlar, başıboşluk ve korku… Hayvan sevgisi ayrı bir şeyken hayvanlardan ve onların vereceği zarardan korkmak ise apayrı bir konu. Bazen diyoruz bu başıboş köpeklere bir şey yapılsın hemen hayvan düşmanı, sevgiden yoksun tabirleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Halbuki belki bizi eleştiren bizim kadar hayvan sevgisi barındırmıyor içinde, sonuçta kimsenin içini bilmiyoruz sadece laf olsun diye sadece göz önünde kendini tutmak için kişi hayvan sevgisini bahane edebilir ya da onun üstüne yoğunlaşabilir. Bu yüzden yargılamamadan önce gerçek niyetini öğrenmeliyiz kişilerin… Neyse sözüm ona ki hayvanlar hem bazen insanda bulamadığımız sevgi bağını bize öğretir hem sadık kalmayı hem nankörlüğü hem hayatı hem korkuyu hem sevinci hem hüznü hem gülmeyi öğretir. Bu yüzden insandan sonra dünyada en önemli şey nedir diye sorarsanız ben hemen hayvanlardır derim. Onlara yeri gelince gözümüz gibi bakmalıyız. Yeri gelince de başka canlıların yaşamı söz konusu olduğunda da onu doğal ortamından koparmadan, onlara zarar vermeden başkalarına da zarar vermesini önlememiz gerekir. Hayvanları kafese tıkmayın diyorlar ama genel anlamda bakıldığında da süt, yoğurt, tereyağı gibi süt ürünleri için kırmızı et için olsun inek gibi büyükbaş hayvanları, koyun gibi küçükbaş hayvanları hep alıp ahır dediğimiz zindanlara kapatmışız. Tavuklar içinde bu geçerli, tavşan besliyorlar evde kuş besliyorlar kedi, köpek besliyorlar ama hiç biri kendi doğal ortamında değil maalesef. Ama onlara kafeste değiller muamelesi yapılıyor. Çünkü onları oraya iyi niyetimizden ya da ihtiyaçlarımızdan dolayı alıp koyduk. Esas mesele bu değil esas mesele bu hayvanlara canımız gibi bakabilmekte. Tırnağı kırılsa hemen yardıma koşabilmekte esas mesele. Tabi gönül ister ki her canlı kendi doğal yaşamında bulunsun ama maalesef bu her zaman olmuyor. Evet, başıboşluk ve hayvanlar dedik. Konuyu toparlayacak olursak eğer dünyanın hemen hemen her yerine başıboş hayvanlara rastlamak mümkün. Mesela köpek. Köpek saldırgan bir yapıya da sahip bunu da biliyoruz. Yaşıyoruz, duyuyoruz. Bu yüzden de başıboş köpek kavramından ziyade biz başıboş kavramından korkuyoruz. Nereden geldiğini bilmiyoruz, aşılarının yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz, saldırgan mı değil mi, aç mı değil mi bilmiyoruz ya da hasta mı değil mi tüm bunlarla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Bu yüzden korkuyoruz başıboş gezen tüm canlılardan, hayvanlardan ve köpeklerden. Bu yüzden önlem alınmasını istiyoruz bu yüzden de yetkililerin buna çare bulmasını istiyoruz. Kendimiz de korkuyoruz çocuklarımız da. Bir köpek ya da başka bir canlı tarafından zarar görmek kötü bir olay. Yaşayan içinde büyük bir travma. Çünkü yara almış kişi ömür boyu hayvanlara belki yaklaşamayacak. Hem bu hayvanların belli bir saatlerinin olmadığı gibi geceleri ve gündüzleri de yok. Nereden çıkacakları da belli değil. Hele ki sürü halinde gezen hayvanlar korkulu rüyamız. Bir saldırıya geçseler elinden kimse kurtulamaz. Bu yüzden tedirginiz ve çözüm bulunmasını istiyoruz. Gönül rahatlığıyla sokaklarımızı, caddelerimizi gezmek istiyoruz, buralarda oynamak istiyoruz vs. Bu sebeple ki başta Malatya Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere diğer tüm belediyelerin bu konuda kapsamlı bir çalışma yapması lazım. Vatandaşların sesine kulak verip önlem alması gerek. Bu gibi başıboşluk ve korku gibi örnekler çoğaltılabilir, bunalar yetkililerce ilgililerce çözüm bulunması gerekir vatandaş talebi üzerine…