Malatya
Giriş Tarihi : 01-02-2017 15:03   Güncelleme : 01-02-2017 15:03

“Halkin Bilinçli Olmasi”

Madde bagimliligi günümüzde hükümetlerin ve toplumlarin en önemli sorunlarindan. Her geçen gün bagimlilarin sayisinin artigi günümüzde devletler bu maddelerle mücadele için çesitli birimler kurarak, etkili ve saglikli bir sekilde çalismalari sürdürüyor. Bu çalismalara milyonlarca lira para harciyor. Malatya’da ise çesitli kuruluslar bagimlilik ile mücadele ediyor bunlardan birisi ise AMATEM. Bagimlilikla mücadelede öncelikli hedefin halkin bilinçlendirilmesi olduguna vurgu yapan Inönü Üniversitesi Saglik Birimleri Fakültesi Dekani ve ayni zamanda AMATEM sorumlusu Hatice Birgül Cumurcu ile bagimlilik ile mücadeleyi, tedavi için neler yapilmasi gerektigini, Malatyalilarin bagimlilara bakis açisini konustuk

“Halkin Bilinçli Olmasi”

Bagimliligin ortaya çikmasindaki sebepler nelerdir, AMATEM olarak Malatya’da ne zaman çalismalara basladiniz?

AMATEM servisini kurali yaklasik 2 buçuk yil oldu. 2 buçuk yildir burayi isletiyoruz. AMATEM onayini, ruhsatini aldik. Psikiyatri servisi içerisinde 13 yatakli bir bölümümüz var. Burada madde bagimlisi hastalari yatirarak tedavi ediyoruz. Bagimlilik dünya için, ülkemiz için, Malatya yöresi için önemli ve her geçen gün madde bagimlisi insanlarin sayisi da artmakta. Bu artisin sebeplerine bakacak olursak birçok faktör bunda etkili. Gençlerin yenilik arayis davranisi, daha farkli seyleri deneme istekleri, bir takim dis politikalar bunlarin hepsi etkili. Madde bagimliligi zor bir hastalik. Ben buna hastalik diyorum. Ilk basta kendi istekleri ile baslasalar da daha sonrasinda bu bir takim zararli maddeleri birakamiyorlar. Fiziksel ve ruhsal bir takim psikiyatrik belirtiler ortaya çikabiliyor. Bu belirtiler maddenin zararini gördükleri zaman hastalar birakmak isteseler de birakamiyorlar, yoksunluk belirtileri yasiyorlar. Bu bir kisir döngü gibi bir biri içine geçen süreçle devam ediyor. Ve hasta o maddeye karsi bagimli hale geliyor. Ayrica Dogu’dan Batiya madde sevkiyatinin merkezi konumundadir Malatya. Bu yüzden bir takim mafyalarin çocuklara bu maddeleri veriyor ve onlari bagimli hale getirerek üzerlerinden para kazaniyorlar. Bir yerde ne kadar çok madde var ise, geçiyorsa, ticareti yapiliyorsa oranin insaninin da kullanma orani biraz daha fazla oluyor.

Kullanilan maddeler vücuda herhangi bir zarar veriyor mu?

Bu maddeler vücuda zarar veriyor ve en önemlisi de bagimlilik yapiyor. Psikiyatrik bir takim problemler yapabiliyor. Panik ataklardan tutun da sizofreni benzeri belirtileri kadar giden belirtiler yapabiliyor. Vücuda birçok zararlari var fiziksel açidan her türlü kanseri yapabiliyorlar. Karaciger, böbrek yetmezligi gibi organ yetmezliklerine sebep olabiliyorlar. Son zamanlarda çikan özellikle eroinden daha da tehlikeli oldugunu düsündügümüz bir takim sentetik maddeler var. Bu sentetik maddeler daha fazla organ yetmezlikleri yapip insanlari öldürebiliyor. Birden kalbi durdurabiliyor, böbrekleri yetmezlige sokabiliyor, karaciger yetmezligi yapabiliyor. Acile ölüm asamasinda gelebiliyorlar bu hastalar. Bundan da ölen insanlar çok. Maddeyi kullandiktan sonra gidip kendilerini balkondan atabiliyorlar, sokaga firlayip arabanin altinda kalabiliyorlar. Böyle vakalara da çok rastliyoruz. Bu maddeleri artik birakmak isteseler de birakamiyorlar. Bu maddeler hayatlarina tamamen egemen oluyor.

Madde bagimlilari ‘Ben bunu birakabilirim’ diyerek birakabilir mi?

Istekli olmak çok önemli. Bir kere kullandiniz ilk baslardasiniz bunu birakmak çok daha kolay istekli ise çok daha kolay. O kisa dönemde ki o haz bu sahte bir iyilik hali onu ögrendikten sonra tekrar tekrar ayni ortamda bulunmasi ile madde istegi artabiliyor o kisilerin. Ben bunu basaracagim kullanmayacagim dese de yine ayni çevrede bulunuyorsa kullanabiliyor. Profesyonel bir destek almasi gerekiyor. Tek basima ben maddeyi birakayim dedikleri zaman biraz daha zorlaniyorlar. Mutlaka bizlerden destek alarak bu isi nasil yapmalari gerektigini, nasil birakmalari gerektigini ögrenmeleri gerekiyor. Biz böyle gelen hastalarimiza erken geldikleri zaman tedavi asamasi daha kolay oluyor. Geldiklerinde genelde yatiriyoruz bu hastalari. Yaklasik bir aylik bir yatma süreçleri oluyor. Burada hem ilaç tedavisine basliyoruz madde istegini azaltan, kendini daha iyi hissettiren bagimlilik yapmayan ilaçlar kullanabiliyoruz. O asamada vücutlarindan madde de temizlenmis oluyor. biraz daha toparlandiktan sonra onlari terapi egitimine aliyoruz haftada iki seans olan egitimlerimiz var. Burada maddeler nelerdir, ne gibi zararlari vardir, nasil basa çikariz, maddeyi birakmak için neler yapmamiz gerekiyor bir takim davranisçi tekniklerle bu davranislari ögretiyoruz. Bunlari ögrenip hayatlarinda uygulamaya basladiklarinda daha kolay maddeden uzaklasiyorlar. Ilaç arti terapi birlikte gittigimiz bir süreç oluyor. Taburculuk sonrasinda da takiplerimiz devam ediyor bu hastalarimiz.

Bu hastalar taburcu olduktan sonra nelere dikkat etmeliler tekrar bagimli olmamak için nasil davranmalilar?

Bir daha bagimli olmamak için tedavi ve takibe gelmesi gerekiyor. Ilaçlarini düzenli kullanmasi gerekiyor. Sikintili olduklarinda bu sikintilari ile bas etmeyi ögreniyorlar. Çok sikintililar bas edemediler o zaman bizden gelip tekrar destek aliyorlar. Eski madde kullanan arkadas ortamlarina girmemeleri gerekiyor. Tekrar o ortama girdiklerinde madde istekleri artiyor çünkü. Eski arkadaslari ile görüsmemelerini istiyoruz, telefonlari var ise telefon kartlarini degistirmelerini istiyoruz. O arkadaslari ile tesadüfen bir yerde karsilastiklarinda ‘ Ben artik tedavi oldum, bu tedavimin bir parçasi seninle artik görüsemeyecegim ’ diyebilmesi gerekiyor. Madde kullandiklari ortama girmemesi gerekiyor. Girdikleri ortamda uyarici olup isteklerini artirabiliyor. Öfke ile bas etmeyi ögretiyoruz. Aile iliskilerini düzenlemede neler yapilmasi gerektigini ögretiyoruz. Aile egitimlerimiz de oluyor ailelere çocuklarina nasil yaklasmalari gerektigini acil durumlarda ne yapmalari gerektigini bunlari anlatiyoruz. Eve madde getirmemesi gibi bir takim seyler yaptiriliyor. Bunun yaninda çocuklar baska aktivitelere yönlendiriliyor. Spor, müzik, kendi ugrastiklari baska hobiler olabilir. Spor çok önemli bu gençlerimizin hayatinda ne kadar çok spora yönlenirlerse sosyal aktiviteye yönlenirlerse o kadar iyi. Hem zevk aldiklari seyleri yapiyorlar hem farkli arkadas gruplari olusuyor. Yeni bir çevreleri olusuyor.

Yüzde kaç oraninda bir iyilesme görülüyor bu hastalarda?

13 yatagim hep dolu oluyor. Ayakta bekleyen hastalarimiz olabiliyor. Hastanede ne kadar çok kalirsa, rehabilitasyon programini alirsa, egitimlere alinirsa bas etmelerin daha fazla artigini görüyoruz. Yüzde 30-40 gibi bir rakam verebilirim. Gelip te çok zor durumda Acaba tedavi olur mu diye düsündügümüz hastalar bazen bir bakiyoruz çok güzel tedavi oluyor, takiplerine geliyor, 3-4 yildir madde kullanmiyor bunlar bizi sevindiren seyler.  Bunun etkisi de sadece ilaç degil terapi programlari ile birlikte yürütülmesi oldugunu düsünüyorum. Taburculuk sonrasinda ayaktan kontrollerin düzenli olmasina bagli.  Günümüzde biraz daha yüksek tedavi oranlari.

Size basvuran hastalar genelde hangi yas araliginda, iyilesmek için gelenler kendi istekleri ile mi geliyorlar?

Gençler daha agirlikta. 30 yasindan sonrasini daha çok alkol bagimlisi olarak görebiliyoruz. Daha genç grup 16-30’ a kadar bu grupta biraz daha madde, esrar, eroin gibi bagimliliklari görebiliyoruz. Nüfus gençlestikçe maddeye kaymak daha fazla. Eskiden daha çok alkol kullanilirdi ama su anda daha çok madde kullaniyorlar. Özellikle son dönemlerde 13 yasindan daha küçük yaslarda baslayan vakalari da görüyoruz. Bunlar da bizi oldukça üzüyor. Ilkokul çaglarina kadar kaydigini görebiliyoruz. Büyük bir kismi kendi istegi ile geliyor. Bu maddelerin artik zararlarini görüp ben bunu birakayim, hayatimi düzene sokayim diye geliyorlar. Bir kismi ailenin önerisi ile geliyor. Aile geliyor biz onu ayaktan tedavide iken yatisa ikna ediyoruz. Bazilari ise daha kötü bir sekilde gelebiliyorlar. Psikoza girip sizofren bir hasta gibi gelebiliyor. Öyle bir durumda çocuk istemese bile biz onu yatirabiliyoruz. Ailenin istegi ile böyle bir yatirma imkânimiz var aile imza verdikten sonra. Onun öncelikle psikozunu tedavi ediyoruz, psikoz düzeldikten sonra madde bagimliligi tedavisine aliyoruz. O kadar çok kimyasallar artti ki direk bir kullanimda bile psikoz olarak karsimiza gelen vakalar var. Gerçegi degerlendirmesi bozuluyor. Bir takim olmayan seyleri görebiliyor. Olmayan sesler duyabiliyor. Böyle hastalar karsimiza gelebiliyor. Onlari da muhakkak yatirarak tedavi ediyoruz.

Malatyalilar bagimlilara,  bagimliliga nasil bakiyor?

Bagimli hastayi disliyorlar. ‘Bu hastalardan uzak duralim bunlar bize, topluma zararli’ diyorlar. Böyle olunca da hem tedavi süreçleri gecikiyor hem sikintilar büyüyerek artiyor. Biraz daha halkimiz da olsun diger personellerimiz de olsun bunlarin tedavi olmasi gerektigini artik düsünüyor. Buna hastalik gözü ile bakmak gerekiyor. Kisi olarak degil de hastalik olarak bakip ona göre biraz daha yardim ellerini uzattiklarini görüyorum. Toplumumuz bilinçlendikçe bu daha da artiyor. Bununla ilgili birçok seminerler olmaya baslardi. Bir takim sivil toplum kuruluslari artik buna önem vermeye basladi. Bunlar devreye giriyor. Belediyeler, valilikler bunun önemini kavrayip halka da anlatmaya basladilar. Basinin bu konuda çok emegi geçmekte. Böylelikle halkin farkindaligi biraz daha artiyor be seferde insanlar artik bu insanlari dislamak degil de tedavi olmasi gerektigini düsünmeye basladilar. Biraz daha yardimci olduklarini görüyoruz. Tedavi olduklari zaman da gayet hos, iyi insanlar olarak karsimiza çikiyorlar. Onlar bir yardim eli uzatildiginda bunun farkina variyorlar yardim eden kisiye de çok iyi niyetli davraniyorlar. Komsumun oglu ya da bir baskasi madde bagimlisi olmus benim çocuguma bir sey olmaz dememek lazim ayni sey bizlerin de basina gelebilir. En yakinimizda ki çocuklarimizin, yakin arkadaslarimizin hepsinin basina gelebilir. Bu konuda duyarli olup bu maddeye karsi toplumca mücadele etmemiz gerekir.

AMATEM olarak halki madde bagimliligi konusunda bilinçlendirmek için ne tür çalismalar yapiyorsunuz?

Bu konuda panellerimiz, uluslararasi sempozyumumuz oluyor. Geçen yil yapip baslayip bitirdigimiz bir SODES projemiz oldu. Orada madde bagimlisi hastalara direk ulastik. Gençlere yönelik birçok sportif faaliyetlerimiz, egitimlerimiz, gezi programlarimiz aktivitelerimiz, sergilerimiz oldu.  BAM adli STK kurulusu geçtigimiz aylarda da açilisini yaptik. Onlar da halki  bilinçlendirmek adina çalismalar yapmakta.  Bagimlilikla mücadelede en büyük yardimi Saglik Bakanligindan gördüm. Özellikle AMATEM birimlerine çok önem veriyorlar. Onlara ne kadar tesekkür etsem azdir.

Bu süreçte sizin unutamadiginiz bir aniniz oldu mu?

Istanbul’da madde kullanan bir genç, çok kötü bir sekilde bize geldi.  Ilk basladigimiz dönemlerde psikoz içinde idi ve onu elektrik sok tedavisine kadar aldik. Psikozu düzeldi. Bu çocuk ‘Ben çikinca hep kullanacagim’ deyip bizi ümitsizlige götürüyordu. Egitimlere aldik onu, birçok asamadan geçti, takiplerini düzenli aldik, aile kimsenin ona ulasamayacagi köyüne götürdü, baba çok ilgilendi.  Aile bizim dediklerimiz disina çikmadi. Ama tekrar yatirdigimiz dönemler de oldu. Yaklasik 3 yildir kullanmiyor. Bu hosuma giden tebessüm ettigim bir vaka.