Malatya UMKE Ekipleri Yaşananları Anlattı

Depremin ilk anlarından itibaren olaya müdahale eden gönüllü sağlık ekiplerinden oluşan UMKE personelleri enkaz altında kalanların yardım ettiği o anları anlattı.

Büyütmek için resme tıklayın

6 Şubat ’tarihinde yaşanan asrın felaketinde Malatya’da enkaz altında kalan vatandaşlara ilk müdahaleyi yapanlardan biri de UMKE ekipleriydi.

Gönüllü sağlık çalışanlarından oluşan UMKE ekipleri Ailelerini bir kenarı bırakarak, en kısa sürede depremzedelerin yardımına koştu.

Bir kısım personel hastanelerdeki görevlerine devam ederken 54 UMKE ekibi kısa sürede Malatya’daki enkazlara ulaştı. UMKE Personeli Yelda Özçelebi, Malatya Umke Sorumlusu Hasan Vural ve UMKE Personelleri Veli Mirze 6 Şubat’ta yaşananları anlattı.

 ÖZÇELEBİ “O GÜNDEN HİÇ ÇIKAMADIK”

O günden hiç çıkamadığını halen hissiyatının etkisinin devam ettiğini belirten Umke Personeli Yelda Özçelebi, o günü şöyle anlattı:

“Geceleri uykuda olsun,gündüzler olsun. İlk yıkılan binalar her an gözünüzün önünde. Aslında biz hiç o günden çıkamadık. Ama Rabbime hamdolsun. En azından ilerlemelerimiz var,görüyoruz. O gün 6 Şubat sabahı 4:17’ unutulamayacak saat oldu hepimiz için. İnanılmaz sarsıntıyla uyandım.
 Evladım ve ben evdeydik. Zaten sarsıntının hiç bitmeyeceğini düşündüm. Bu evden hiç çıkamayacakmışız gibi geldi ama hamdolsun çıktık derken ilk aklıma gelen böyle bir şiddetli sarsıntı olduysa mutlaka bir yerlerde bize ihtiyaç olduğuydu. Hemen UMKE kıyafetlerimi giyindim. Evden kıyafetlerimle indim. Oğlumu bir sokak ötede oturan annemin kapısına kadar götürdüm. Yukarıya dahi çıkmadım. Yetmiş üç yaşındaki annemi oğlumun indirmesini söyledim.Annemlerin evinin önüne oğlumu bırakıp doğru UMKE istasyonuna koştum.”

 “HER ENKAZDA YARDIM ET ÇIĞLIKLARI VARDI”

Kısa sürede yıkılan binaların enkazlarına koştuklarını belirten Özçelebi,

“Ayaklarımın, dizlerimin dermanı yoktu aslında. Ama o canlara yardım edebilmek, birilerine dokunabilmek için koştura koştura geldim. Geldiğim her noktada insanların koluma yapışmaları vardı. Yardım et çığlıkları vardı. Aslında tek başına hiçbir şey yapamayacaktım. ekip olarak çıkmak zorundaydık. Yanımda hiçbir tesisat yoktu. Geldiğimde 13.Dakikaydı ve biz deprem den 13.  dakikada dört ekip çıkardı. Bu da çok başarıydı bizim için.
 Hepimiz birer enkaza dağıldık. Tabii o andan sonrası artık bizim için, kendi yakınlarımızı unutmanın, kendi canımızın Düşmeyi unutmanın, ta kendisiydi. Çünkü yardım bekleyen o kadar can vardı ki. Ve o an diyorsunuz ki hani “Allah'ım bana ekstra bir güç ver, güç ver ki çünkü tüm enkazlara yetişmeniz imkansız”  Bizler bilmiyorduk depremin bu kadar geniş kapsamlı olduğunu, birçok ilin etkilendiğini biz zannediyorduk ki sadece Malatya'da oldu” diye konuştu.

 ÇOCUKLARIN ÖLÜMÜ BENİ ÇOK SARSTI

 Yaralıları kurtarmaya odaklandıklarını belirten Özçelebi,

“Kurtardığınız eğer canlıysa size biraz daha azim veriyor, güç veriyor. Bir sonrakine bir sonrakine. Tabii ki hepsi canlı çıkmadı. Özellikle bir anne olarak çocukların ölümü beni çok sarstı. Ama profesyonel davranıp duygularımızı hep içimize akıttık, dik durduk. Canları kurtarmaya çalıştık ama bir yerlerde bizler de ağladık. Çünkü insanız biz de, duygularımıza yenik düştük. Büyüktravmalarımız oldu.
 Enkazın başında annelere yalan söylemek zorunda kaldık. Bunlar çok acıydı. Unutulması mümkün değil. Kendi açımdan söylüyorum. Unutmam çok zor.
 Elbette ki her duygunun kötüsü de iyisi de vardı. Dilerdik ki herkes canlı çıksın yalnız deprem öldürmedi, binalar öldürdü.” Dedi.

 2.DEPREMDE KIYAMET KOPUYOR SANDIM

 İkinci depremin çok kötü olduğunu enkaz başında yakalandığını çevresindeki binaların yıkıldığını kıyamet sandığını belirten  UMKE Gönüllüsü Özçelebi,

“Kıyamet kopuyor dedim. Bu kıyametin bir başlangıcıydı artık. Biz yaşayamayacağız ve öleceğiz dedim. Çünkü asfalt inanılmaz bir şekilde kalkıp iniyordu. Eee UMKE'deki doktor zaten dışımızda böyle kol kola girdik. Sadece dua edip, durulmasını bekledik.
 Bu arada kendi evladım ve annemin eve çıktıklarını biliyorum, namaz için. Oradan bilinçsizce evladımı ve annemi kaybettim. Evladım, annem, yavrum diyerek koştuğumu hatırlıyorum. Çünkü evime çok yakın bir enkaz başındaydım. O anı binalar yıkılıyor, önümde tozlar, topraklar, ağaçlar yere yatıp kalkıyor. İnsanlar çığlıkçığlığa göz gözü görmüyor. Eve koştuğunda Allah'ıma şükürler olsun annemle evladım evden çıkmışlardı. İkinci deprem sonrasında artık bizim için ne uyku ne yemek bize başka bir şey hiçbir şey yok. Sadece insanlara ulaşmanın derdi gayesi var. Sonrasında tekrar devam ettik. İlk dört gün hiç aralıksız çalıştık" ifadelerine yer verdi.

 VURAL: “ENKAZ ÇOKTU HER YERE YETİŞMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİ”

Deprem günü UMKE binasında olduğunu belirten ve kısa sürede arkadaşlara gelmeleri için mesaj attığını belirten Malatya UMKE sorumlusu Hasan Vural, her yeri toz bulutunun kapladığını ekipteki arkadaşlarının kısa süre içerisinde intikal ettiklerini aktararak şöyle konuştu:

"Yetişemedik, tam anlamıyla yetişemedik yani yetişmemiz de mümkün değildi. Yüzyılın belki de bin yılın afetini yaşandı. Enkaz çoktu, trafik sorundu. Arkadaşlar sağ olsunlargörevlerine icra etmeye başladılar. Habire bir yerlere bir şeyler anlatmakla koşturmakla, arkadaşları yönlendirmekle enkazları yönlendirmek de olduğu için, ailemle aramaya çalışınca cevap vermediler. Onları merak ediyorum çocuklarımı merak ediyordum. Üç saat sonra, haber alabildim. Allah bir daha yaşatmasın diyoruz. Büyük bir felaket. Yani ben yıllardır depremlere gidiyorum. Hiçbiri böyle değildi.Arkadaşlarım fedakarca zor şartlar altında günler süren bir mücadele sergiledi. Hatta bir arkadaşımızın kardeşi enkazda olmasına rağmen enkazdakileri kurtarmak için yardıma koştu. Onu hiçbir zaman unutamıyorum."

MİRZE” NE YURT İÇİNDE NE YURT DIŞINDA BÖYLE BİR DEPREM GÖREMEDİM”

Uzun yıllardır sağlık çalışanı ve umkeci olduğunu belirten Veli Mirze ise,

“Ben 1999 depremini de yaşamış, orada görev almış biriyim. Yurt içi ve yurt dışı afette fiilen görev yaptım arama kurtarma faaliyetinde bulundum. Ama bu çapta bir afet açıkçası ben görmedim, yaşamadım. Allah bir daha da göstermesin.
Daha güneş doğmadan gerek öncelikle bulunan ekiplerimizi sonra en yakın Elazığ ekibi 1 saat sonra ilimizdeydi. Sonrasında Bingöl, Erzurum derken güneş doğduğunda birçok ekibimiz bölgeye intikal etmişti. Onların sahadaki koordinasyonu onların müdahale alanları, alandan gelen bilgilerin hem valilik kriz merkeziyle, hem merkez Sağlık Bakanlığıyla paylaşılmasıyla yoğun bir şekilde de uğraştık. Sonra yaşanan ikinci deprem bizim bütün o organizasyon yapılması bütün ihtişamımızı elimizdeki tüm verileri de neredeyse tekrar ağır hasar aldı" dedi.

24 Şub 2024 - 12:49 Malatya- Gündem

Mahreç  Ayşegül Kazgurt


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.