Yazar
Giriş Tarihi : 09-06-2018 00:42   Güncelleme : 09-06-2018 00:42

GÜNÜMÜZÜN MESELESİ BAĞIMLILIKLAR VE İZM’LER …

Müslümanların meseleleri Batılı kavramlarla çözülmez, konuşulmaz

GÜNÜMÜZÜN MESELESİ BAĞIMLILIKLAR VE İZM’LER …
Müslümanların meseleleri Batılı kavramlarla çözülmez, konuşulmaz. İzmler, Türkiye’nin ve dünyanın baş belalarıdır. Kapitalizm, faşizm, komünizm, siyonizm , feminizm, laisizm,ateizm,panteizm, deizm her dönem insanlığın zihnini bulandıran sapık ve sapkın ideolojiler, moda ve çağdaşlık adına gündeme getirilmiştir. Bağlıları ve inananları da vardır. Din gibi algılanmaktadırlar. Gençler ve çocuklar, merak saikiyle veya özentiyle bu bataklıklara giriyorlar. Her ideoloji, bir karşı din hamlesidir. Deistler, “ Allah (c.c) var ama benim işime karışamaz, karışmaz ve karıştırmam”diyor. Deizm, tüm dinleri reddeder ve tek tanrıya inanır. Dinsizliktir. Kâfirliktir. Akılla her şeye hâkim olacağını zanneder. Sağ duyulu olup, her şeyi akıl süzgecinden geçirmek hedefleridir. Cennet, cehennem, sevap, günah gibi dini tabirler ve inançlar yoktur. Deistler vahiyi de reddeder. Yaratan  (Allah (c.c) , Tanrı vs.)  evreni yarattı. Bazıları da “Evren Tanrıdır.”diyor. Doğa kanunlarını koydu. İnsana müdahalesi yok, diye düşünüyorlar. Deizmin çıkış nedenlerinden biriside insanların dinlerini eksik bilmeleri, sadece ibadetlere odaklanmalarıdır. Tebliğ, tenvir ve irşadın tam yapılmamasıdır. Emr-i bil ma’ruf, nehy-i anil münker, İyiliği emredip, kötülüğü nehyetmeleridir. Duamız, “Yarabbi, mazluma da zalime de yardım et” tir. Mazlumu anladık, zalime yardım nasıl olur? Zalimin zalimlik yapmasına mani olarak yardım edersiniz. Biz çocuklarımıza, eğitimi, öğretimi, dini bilgiyi ve tebliği tam yapabiliyor muyuz? Önümüzde çılgınca bir kurs hastalığı var. Müzik kursları (gitar, piyano, saz vs.), dans ve jimnastik okulları, lisan kursları, drama, tiyatro, pandomim kursları, spor kursları (yüzme, tenis, basketbol, voleybol, futbol vs.) bütün hedef bu olmuştur. 2018 yılı bağımlılıkla mücadele yılı ilan edildi. Ama doğru dürüst bir şey yapılmamaktadır. Gençleri uyuşturucu, kumar, alkol ve teknoloji bağımlılığından nasıl kurtaracağız? Birde bunlara ilave sosyal medyayı takip, internet hastalığı oluşmuştur. Yarış atları gibi koşarak, imtihanlara hazırlanmakta işin cabasıdır. Hepsinin üstünde vurdumduymaz, hiçbir şeyi önemsemeyen, taklitçi, gösteri adamı arkadaş topluluğu her şeyi yönlendiriyor. Çocuğuna doğru dürüst dini terbiye ve eğitim vermeyen aile çok şeyler beklemektedir. Gençliğe hangi hedefi koyduk? Türkiye’de 4.000 civarında imam hatip lisesi, 80 civarında İlahiyat fakültesi var. Kur’an kursları açık, dindarlar çoğaldı, camiler boş… Gerçek İslam’ı yaşayan Müslüman az. İnsanlar Allah(c.c)yokmuş gibi yaşıyor. Kulluk ve ibadet için yaşlanmak gerektiğine inanıyor. Müslümanlar örnek olmalıdır. Gıybet, enaniyet, şirk, lüks hayat ve yarışı (ev, araba vs.) ,dünyalık biriktirme had safhaya geldi. Müslümanlık, Cemaatçilik, tarikatçılık, menfaat ve siyasete ibla edildi. Şovmen, şarlatan, soytarı, sahtekâr, meşhur olma sevdasındaki sözde hocalar, istismarcılar, ahlaksızlar, cahil ebeveynler, boş çocukları yetiştirdiler. Eh, bu kadar uyuşmazlıklardan sonra nesilde sapkınlıklar başladı.  En son çılgınlık deizmdi. Müslümanların bir kısmı inanmış gibi gözüküp inanmıyorlar. İşte deizmde burada başlıyor. Deizmden nasıl kurtuluruz? Müslüman deist olmaz. Müslümanlar günahkâr, kusurlu, hatalı olabilir, tövbe eder, af diler. Allah (c.c) ile pazarlık etmez. Değerli okurlar, Okullar yaz dönemi tatiline girdi. Çocuklarımızı yaz okullarına, kültüre, sanat ve spor’a gönderelim. Ama mutlaka bir Kur’an kursuna da yollayalım. Bizzat Dedeler, neneler torunlarıyla, ebeveynlerde çocuklarıyla özel olarak ilgilensin. İyiyi güzeli, doğruyu, hakkı, hakikati, ahlakı anlatalım. Neslin bekası böyle olur. Çocuklarımıza biz sahip olmazsak, başkaları sahip çıkar. İşte fetö örneği, deizm, satanizm ve diğer sapık ideolojiler örnektir. Deistlere göre yaratan bir tanrı var. Peki  insanları, hayvanları, canlıları niçin yaratıp bırakıyor bu yaratıcı? Amacı ne? En basit bir konuda bile her insanın ayrı fikri ve görüşü olurken ,insanlar bu kuralsızlık ve başıboşlukla nasıl yaşarlar. Pedagoglar, çocukların kuralsız bir yaşamda bile kontrol edilmez varlıklar haline dönüştüğünü söylüyorlar. Aşırı yaramaz ele avuca sığmayan çocukların aslında Anne ve Baba’nın kural koymayışına bağlıyorlar. Bir aletin , bir elektronik cihazın bile nasıl kullanacağının kitapçığı varken, insan gibi çok kapsamlı bir canlının nasıl kitabı olmaz.Üstelik insan bireysel bir varlıkda değildir. İnsan bir Aile içinde doğar. Evlat olur, öğrenci olur, eş olur, ebeveyn olur, çalışan olur. Bütün bu rolleri üstlenirken elbette bir kılavuzu bir kitabı, bir rol modeli olur. Olmalıdır. İslamiyet’i anlamaya çalışanların, yaşamaya çalışanların aslında hayatın daha da kolaylaştığını görecekler. Bizi yaratan, bizi bizden daha iyi bildiği için, bizim için en iyi kuralları koymuş. Bu kurallar, yasaklar aslında bizim hayatımızı kolaylaştıran şeyler, bizim zarar görmemizi önleyen şeyler. Ama bazı insanlar anlamayabiliyorlar. Önce bu anlamayan insanlara çok takılırdım, şimdi takılmıyorum. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v) bunu en yakın akrabalarında bile başaramamışken, biz kimiz ki? Her insanın islamiyeti anlamasını sağlayamayız. Herkesin alma, görme kapasitesi farklı anlamayan bazı insanlar burnunu sürte, sürte öğrenir. Bazısı da öyle yoldan çıkmıştır ki! Şeytan bile uğraşmaz onlarla, Allah(c.c) doğru yoldan ayırmasın. Kalın sağlıcakla…