Malatya
Giriş Tarihi : 05-12-2016 20:12   Güncelleme : 05-12-2016 20:12

Gençlik Uyusturucunun Kiskacinda!

Gençlerin uyusturucuya, cahillikle beraber kendini ispat etme çabasi dogrultusunda basladigini dile getiren TÖTM Adli Tip Ana Bilim Dali Baskani Osman Celbis, bagimliligi önlemede aile rolünün ve egitimin önemine dikkat çekti

Gençlik Uyusturucunun Kiskacinda!

Turgut Özal Tip Merkezi Adli Tip Ana Bilim Dali Baskani Prof Dr. Osman Celbis sentetik uyusturucunun etkileri ve zararlari hakkinda UNIHABER’e açiklamalarda bulundu.

“SENTETIK UYUSTURUCU YAPISI”

Prof Dr. Celbis “Sentetik uyusturucular sonradan imal edilen, laboratuar ortaminda üretilen ve etkisel olarak da kisiye uyusturucu benzeri etkiler olusturan maddelerdir. Söz konusu maddeler, kanda biyonik dedigimiz maddelerdir; bunlar etkisel olarak da kisinin esrar aldigi zamanki etkiyi olusturur. Bu tarz maddeler maalesef kolay ulasilabilen maddelerdir.” Ifadelerini kullandi.

“SENTETIK UYUSTURUCU KULLANANIMI NASIL ANLASILIR?

Sentetik uyusturucu kullanan kisileri özel bir sekilde anlamanin zor oldugunu dile getiren Prof. Dr. Celbis  ”Birey sentetik uyusturucuyu kullandiysa bu maddenin etkisi esrara benzer. Bu durumda kisi halüsinasyon görür, nerede oldugunu bilmez ve hatta çogu zaman kendisinin uçtugunu zanneder, davranislari anormaldir, yürümesi, konusmasi bozulmustur, söylenenleri anlamaz, sürekli güler yada aglar genel olarak bu davranislari gösterir. Sentetik uyusturucu maddesi ilk basta laboratuar ortaminda ilaç imal etmek isterken tesadüfen bulunmus bir uyusturucudur ” seklinde konustu.  Prof Dr. Celbis, Sentetik uyusturucunun çesitli isimleri oldugunu ve bu isimlerin piyasada kullanicilar tarafindan bilindigini belirterek, “Bitkisel olan zararsizdir seklindeki yanlis bir kani nedeniyle ilk zamanlarda serbestçe satilmistir. Internet üzerinden kafa yapan, moral veren madde diyerek satisa sivi halini degil de bitki halini sunarak bitkisel olan ürün faydalidir düsüncesini insanlarin zihinlerine yerlestirmeye çalisip satis yapmaya baslanmistir.” dedi.

BU MADDELERI KULLANANLARDAKI BELIRTILER

“Bu maddelerin kullanicisinin özellikleri tam olarak bilinmemektedir. Özellikle belli dozlar üzerine çikilinca ölüm tehlikesi görülmektedir.” Diyen Prof Dr. Celbis “Kalp dolasim sistemine etkisi yüksek oldugu için ölümlere ve baska hasarlara yol açmaktadir. Ayrica merkezi sinir sistemi üzerinde etkileri vardir. Buda kisinin bilincini ortadan kaldirmaktadir. Kullanici kendisini baska bir alemde zanneder konusanlari tam anlamaz, kavramaz, bilinç bir sekilde esrarda ve eroinde oldugu gibi ortadan kalkar. Ayni sekilde istem disi hareketler, adam öldürme, yaralama, kazaya sebebiyet verme gibi durumlari bulunmaktadir. Kisi üzerinde etkisi kesin su hücreye söyle etki yapiyor diye bir teshis yoktur. Suan arastirma asamasinda. Bu sentetikler kanda biyoniklerin bir tipik durusu vardir. Bu cenin pozisyonu dedigimiz kisiler basini ellerinin arasina alip bacaklarini büküp bu pozisyona gelmektedirler. Bu kisiler bazen bir iki gün o pozisyonda kalabiliyorlar ve uyandiklarinda ne oldugunu hatirlamiyorlar. Bu çok tipiktir. Insanlar bu durumla karsilastiklarinda karsidaki kisinin maddeyi kullanmis oldugunu anlamalari gerekmektedir.

“BU MADDEDEKI ÖLÜM TEHLIKESI”

Uyusturucunun dozu yüksek olursa kisi hayatini kaybedebilmektedir. Kendini yüksek bir yerden asagiya atabilir; çünkü ne yaptigini ve nerde oldugunu bilmemektedir. Insanlar zaten uyusturucuyu gerçek alemden kopup sanal aleme geçmek için kullanmaktadir. Bu içinde oldugu durumda kendini an be an ölüme daha da yaklastirmaktadir.” Ifadelerini kullandi.

NASIL BIRAKILIR?

Kisinin tek basina birakamayacaginin mümkün olmadigini belirten Prof Dr. Celbis, “Kisi birakmaya çalissa da onun bu maddeyi kullanmasina sebep olan çevre onun pesini birakmayacaktir. Çünkü onlar için bir müsteri kaybi demektir. Birakmak isteyen kisinin o çevreden mutlaka uzaklasmasi gerekmektedir” diye açikladi.

KESIN TEDAVISI OLMAMAKLA BIRLIKTE

Prof Dr. Celbis sözlerini söyle tamamladi; “Bagimliligin kesin tedavisi diye bir sey yoktur. Bir örnek vermek gerekirse alkolü birakmis bir kisi bir damla bile içerse kaldigi yerden devam eder. Saglik Bakanliginin açikladigi bagimlilikla mücadeleye baslarken kullananlar yüzde 27 idi, sonra yüzde 23’e, daha sonra tekrar yüzde 27’ ye çikmistir. Ne kadar sigarayla mücadelede etkin olursak olalim birakilma orani yüzde 30’lardadir. O yüzden uyusturucuda da kesin sonuç yoktur. En büyük risk bir kere alinirsa tekrar kullanilabilecek olmasidir. Bagimliliklar risklidir. Esas olan egitimdir. Hiç baslanmamalidir. Gençler, çocuklar baslarken dogal oldugunu düsünüyorlar; tamamen cahilliktir. Kendini gösterme, ispat etmeye çalismak için kullanmaktadirlar. Bu konularda çocuklari çok iyi egitmek gerekiyor, ailenin rolü çok önemlidir. Çocuk okuldan eve geldigi zaman dersler nasildi, hadi derse basla gibi cümleler kurmak yerine bugün nasil geçti diyerek baslansa belki daha fazla sohbet ortami olacaktir. Çocuklar kendilerine yararli olani da zararli olani da aileden ögrenecektir. Bu bagimliligin tedavisi vardir, profesyonel yardim (hastane vb) alinmali. Kesin tedavi yok derken bagimli tedaviden sonra ilk kullaniminda bile tedavi olmamis gibi kullanmaya devam eder. Bu nedenle dikkatli olunmalidir.”