Sağlık
Giriş Tarihi : 06-03-2017 16:06   Güncelleme : 06-03-2017 16:06

Fazla Kilolu Çocuklari Bekleyen 6 Rahatsizliga Dikkat!

Ebeveynlerin bilinçsiz yaklasimlari, yanlis beslenme aliskanliklari, hareketsizlik gibi nedenlerle son yillarda dünyada ve ülkemizde sisman çocuk sayisi hizla artiyor. Sindirim sistemi rahatsizliklarindan ruhsal sorunlara kadar birçok tabloya neden olan bu durumun anne babalar tarafindan ciddiye alinmasi önem tasiyor

Fazla Kilolu Çocuklari Bekleyen 6 Rahatsizliga Dikkat!

Memorial Hastanesi Çocuk Sagligi ve Hastaliklari Bölümü’nden Uz. Dr. Incilay Üstündag, çocuklarda fazla kilolarin beraberinde getirdigi saglik sorunlari ilgili bilgi verdi.

 

ÇOCUKLUKTA ARTAN YAG HÜCRELERI VÜCUTTA ÖMÜR BOYU KORUNUYOR

 

Obezite sadece kilo fazlaligi degil, vücutta yag dokusunun olmasi gerekenin üzerinde olmasidir. Bu anlamda eriskin tipi obezite ile çocuklardaki obezite aslinda birbirinden farklidir. Eriskinlerde kilo artinca yag hücreleri genislemekte ve kilo verince daralmaktadir. Çocuklarda ise kilo arttikça yag hücre sayisi da artmakta ve ömür boyu bu hücreler vücutta korunmaktadir. Bu nedenle sismanlik, çocukluk çagindan itibaren dikkatle izlenmesi ve önlenmesi gereken bir saglik sorunudur. 

 

OBEZITENIN NEDEN OLDUGU SAGLIK SORUNLARI ERKEN YASLARDA ORTAYA ÇIKIYOR

 

Çocugun fazla kilolu olup olmadigina; boyuna göre agirlik yüzdesinin oranina bakilarak karar verilmektedir. Bununla birlikte beden kitle endeksi, bel çevresi, boyun çevresi gibi ölçümler sismanligin boyutunu daha net bir sekilde göstermektedir. Eskiden kilolu çocuk sagliklidir düsüncesi ön plandayken günümüzde çocuklarda sismanligin hastalik olarak degerlendirilmesinin nedeni; yetiskin sismanliginda karsilasilan sorunlarin temelinin çocukluk döneminden atilmasi ve kisinin sagligini tehdit etmeye baslamasidir. Çocuklarda fazla kilolarin neden oldugu saglik sorunlari erken yaslarda kendini göstermekte ve genç yasta hayat kayiplarinin daha sik görülmesiyle sonuçlanmaktadir. 

 

Çocuklarda sismanlik sorununun neden oldugu diger rahatsizlar su sekilde siralanabilir: 

 

·         Metabolik Sorunlar: Kan sekerinin yükselip insülin direncinin artmasi sonucunda, eskiden sadece yetiskinlerde görülen Tip II seker hastaligi olusumu tetiklenmektedir.

·         Kardiyolojik Sorunlar: Kan yaglarinin yükselmesiyle birlikte yüksek tansiyon, kalp büyümesi, kalp damarlarinda bozulma ve buna bagli kalp hastaliklarinda artis görülmektedir.

·         Ortopedik Sorunlar: Geç yürüme, yürüme bozukluklari, eklemlerde asinma, omurga bozukluklari gibi pek çok sorun ortaya çikabilmektedir.

·         Bagisiklik Sistemi Sorunlari: Enfeksiyona yatkinlik olusmakta, otoimmün hastaliklar ve bazi kanser türleri tetiklenmektedir.

·         Sindirim Sistemi Sorunlari: Ülser, reflü, karaciger yaglanmasi, safra tasi olusumu artmaktadir.

·         Ruhsal Sorunlar: Özgüven eksikligi, sosyal ayirimcilik, madde kullaniminda artis, depresyon ve intihar egilimine varan sorunlarla karsi karsiya kalinabilmektedir.

 

ÇOCUGUNUZ IÇIN DOGRU BIR ROL MODEL OLUN

Sismanlik harcanandan daha fazla enerji alinmasi sonucu yag dokusunun birikmesiyle ortaya çikmaktadir. Olusumunda hormonal nedenlerin disinda esas olarak genetik faktörler ve çevresel etmenler en önemli rolü oynamaktadir. Özellikle ebeveyn obezitesi, ailenin yanlis beslenme aliskanligi ve fiziksel aktivite yetersizligi sismanligin altinda yatan temel etkenlerdir. Uzun süre TV seyreden, saatlerce bilgisayar basindan kalkmayan ve o sirada sürekli yüksek yag ve enerji içeren abur cubur atistiran çocuklari bekleyen en büyük tehlike sismanliktir. Sismanligin önlenmesi için ilk olarak diyetin düzenlenmesi ve fiziksel aktivitenin artirilmasi gerekmektedir. Bu noktada önemli görev ebeveynlere düsmektedir. Çocugun dogru beslenme aliskanligi kazanmasi, aile içindeki egitimle saglanabilir.

 

ÇOCUGUNUZA ÖDÜL OLARAK SEKER ÇIKOLATA VE CIPS VERMEYIN

 

Çocuklarin obezite sorunuyla karsi karsiya kalmamalari için bebeklik döneminden itibaren bazi önlemler alinmalidir. Bebek beslenmesinde 1 yasina kadar olan dönemde; ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli ek gidalara erken baslanmamalidir. Ek gidaya geçildiginde unlu sekerli muhallebi gibi besinler tercih edilmemeli, çocuk kasikla beslenmeli, biberon ve blender ile çekilmis gidalardan kaçinilmali, miktarlar dogru ayarlanmali ve çocuk yemeye zorlanmamalidir. 6 yasina kadar olan okul öncesi dönemde; çocugun öncelikle ne yediginin farkinda olmasi saglanmalidir. Televizyon karsisinda hipnotize olmus bir çocuga yemek yedirmek oldukça yanlistir. Seker, çikolata, cips gibi paketli gidalar ödül olarak kullanilmamali, gazli ve sekerli içecekler yerine ayran tercih edilmelidir. Bu dönemde aile bireyleri çocuga örnek olacak sekilde beslenmeli ve çocugun fiziksel aktivitesi artirilmalidir. 06-18 yas arasini kapsayan okul ve adölesan döneminde ise; ögün atlanmamasi saglanmali, varsa yanlis beslenme aliskanliklari düzeltilmeli, fast-food yiyecek tüketimi sinirlandirilmali ve çocuk tencere yemegine yönlendirilmelidir. Bu yas grubundaki çocuklara asla düsük kalorili veya yüksek proteinli diyetler yaptirilmamalidir.