Siyaset
Giriş Tarihi : 01-09-2013 12:46   Güncelleme : 01-09-2013 12:46

“Evlat acisindan daha büyük bir aci yoktur“

AK Parti Malatya Il Baskani Bülent Tüfenkçi, 1 Eylül Dünya Baris Günü nedeniyle yaptigi açiklamada, “Evlat acisindan daha büyük bir aci yoktur. Allah hiç kimseye bunu yasatmasin, hiç kimsenin ocagina bu aciyi düsürmesin. Yillarca Firat’in Dogu’su ile Bati’sini iki ayri kutup gibi gösterilmesinin bedeli Türkiye’ye agir oldu" dedi

“Evlat acisindan daha büyük bir aci yoktur“
 
1 Eylül Dünya Baris Günü nedeniyle açiklama yapan AK Parti Il Baskani Tüfenkçi, “Küresel anlamda aci hadiselerin, siddet olaylarin yasandigi, devlet yöneticilerinin kendi vatandasina anti-demokratik ve insanlik disi uygulamalar neticesinde her gün onlarca insanin yasamini yitirdigi, zulüm gördügü dönemde barisa, kardeslige her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktayiz. Özellikle Ortadogu’da diktatör rejimlerin yaptigi zulüm kabul edilir bir durum degildir. Dünya devletlerinin halklariyla barisik olmasi küresel baris ve istikrar noktasinda çok önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu anlamda kendi vatandasiyla barisik bir sekilde istikrarla gelisimini sürdürmekte, farkli etnik grup ve inançlara karsi her zamankinden daha çok hassasiyet göstermektedir” ifadelerini kaydetti.

Türkiye’nin kardesligi, birligi, beraberligi canlandirarak hatalardan dönme noktasina geldigini belirten Tüfenkçi, “Evlat acisindan daha büyük bir aci yoktur. Allah hiç kimseye bunu yasatmasin, hiç kimsenin ocagina bu aciyi düsürmesin. Yillarca Firat’in Dogu’su ile Bati’sini iki ayri kutup gibi gösterilmesinin bedeli Türkiye’ye agir oldu. Yaklasik 30 yil boyunca ülkemizin Dogusunda, Batisinda, Kuzeyinde, Güneyinde nice evladimizi yitirdik, nice sehit verdik ve milyar dolarlarla ifade edilen ekonomik kayip. Ama unutulan, ihmal edilen bir nokta vardi; annenin ideolojisi yoktur, annenin siyaseti yoktur, sagciligi solculugu, Sünniligi, Aleviligi yoktur. Oglu her ne sebeple hayatini kaybetmis olursa olsun Yozgat’taki anne ile Hakkari’deki anne ogullarinin mezari basinda ayni duayi okuyorsa, cemaat ayni kibleye dönüyorsa birbirimizden farkimiz yok demektir. Türkiye bugün gelinen nokta itibariyle, unutulan, ihmal edilen degerlerini, zenginliklerini tipki Selahaddin Eyyübi’nin, Alparslan’in, Yavuz Sultan Selim’in sancagi altinda oldugu gibi, Kurtulus Savasi’nda, Çanakkale’de, Yemen’de oldugu gibi kardesligi, birligi, beraberligi canlandirarak hatalardan dönme noktasina gelmistir. Hamdolsun terör meselesi ülkemizin gündeminden kalkmistir. Artik farkliliklardan korkan, bunu bir tehdit olarak gören devlet anlayisi yok. Demokrasiye, kisi hak ve özgürlüklerine yakisan tüm etnik ve dini inançlari zenginlik olarak görüp, kardeslik hukuku içerisinde yasamanin yollarini bulmaktir. Türkiye’nin bu anlamda ciddi bir mesafe kat ettigi inkâr edilemez bir gerçektir. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Arap, herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandasligi kimligi altinda birinci sinif vatandas olarak görülmesi bölünmenin, ayrismanin aksine bizi birbirimize daha çok yakinlastirarak, birligimizi, beraberligimizi daha da kuvvetlendirmektedir” seklinde konustu.
Ortadogu’da yasanan gelismeleri üzüntü ile takip ettiklerini dile getiren Tüfenkçi, açiklamasini su sekilde sürdürdü: “Nasil ki Fuzuli’nin siirleri ruhumuza hitap ediyorsa, Ahmet-i Hani’nin dizeleri de ayni sekilde bizi duygulandirmaktadir. Neset Ertas ‘Gönül Dagi’ dediginde nasil ki hepimizin tüyleri ürperiyorsa ayni sekilde Siwan Perver Halepçe dediginde gönül dünyamizin derinliklerine daliyoruz. Yunus Emre, Haci Bektas’i Veli, Fuzuli, Pir Sultan Abdal da yine ayni sekilde bizim zenginligimizdir. Bugün Ortadogu’da yasanan aci hadiseleri büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Ortadogu’da yasanan süreç dünya barisinin tesisi noktasinda büyük bir risk teskil etmektedir. Bir an önce gerçek adaletin saglanmasi, bölgede devam eden düsük yogunluktaki savasin son bulmasi için herkesin üzerine düseni yapmasi gerekir. BM basta olmak üzere, uluslararasi kuruluslarin üstlendikleri misyon geregi artik ciddi anlamda girisimde bulunarak küresel anlamda barisa katki sunmalidir. Suriye’nin, Misir’in, Filistin’in, Gazze’nin hak ettigi barisa, huzura, sükunete kavusmasi için küresel anlamda bir girisimin olmasi gerekir. Türkiye’nin göstermis oldugu hassasiyeti diger bölge ülkeleri basta olmak üzere tüm dünya ülkelerinin göstermesi gerektigine inaniyorum. Çünkü Ortadogu’da baris saglanamamasi tüm dünya da saglanamamasi demektir.”