Röportaj
Giriş Tarihi : 16-06-2021 17:10   Güncelleme : 16-06-2021 17:20

“Erkek İşidir” Diye Yargılandı Ama O Daha İyisini Yaptı 

Arguvan ilçesi İsaköy Mahallesi Eşitge mezrasında küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan kadın girişimci Gülnaz Alp, gazetemizin bu haftaki röportaj konuğu oldu.  Geçtiğimiz yıllarda Türkiye genelinde düzenlenen yarışmalarda örnek girişimleriyle ilimizi temsil eden ve Malatya’ya uygun ırklar yetiştirerek çevresindeki kadınlara da örnek olan Gülnaz Alp, son zamanlarda yaşanan ekonomik sıkıntılardan yakındı. 

“Erkek İşidir” Diye Yargılandı Ama O Daha İyisini Yaptı 

Gülnaz Alp kimdir, ne iş yapar?

“Malatya’nın Arguvan ilçesi, İsaköy Mahallesi, Eşitge mezrasında eşim ve çocuklarımla birlikte yaşıyorum. Eşitge mezramızda birkaç hane ile birlikte küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyorum. Daha önce Büyükbaş yetiştiriciliği ile başladığım onların bakımı zor olduğu ve yöremizin şartlarına uymadığı için çalışmalarımı koyun yetiştiriciliği üzerine yoğunlaştırdım.”

Özel bir Irk üzerinde çalıştığınız söyleniyor bu konuda neler söylersiniz?

“İşe ilk başladığımızda Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma Vakfı kanalıyla koyunları aldık. Daha sonra bu koyunları melezleme yöntemiyle daha kaliteli koçlarla çoğaltmaya çalıştık. Yaklaşık 10 yıllık süren bir çalışmamızın sonunda istediğimiz sonucu elde ettik. Şu anda elimizde bulunan koyunlardan her doğumda 2-3 hatta 4 yavru aldığımız oluyor. Üstelik aldığımız yavrular da kaliteli hayvanlardan oluşuyor. “

Şu ana kadar ne kadar hayvan yetiştirdiniz ve nasıl pazarlıyorsunuz?

“Kesin sayısını bilmiyorum ama 2 binin üzerinde hayvan sattığımı tahmin ediyorum. Benim sattığım hayvanları genelde damızlık olarak alıyorlar. Bu yüzden ihtiyacım dışındaki hayvanların da satışını yapıyorum. Şu anda elimde 250'ye yakın hayvanım var. Bunlar benim geçim kaynağım olduğu için ihtiyacım olduğu zaman satıyorum. Tabi bu hayvanların ikizlik doğum oranı yüksek olduğu için çok rahat alıcı bulma imkanına sahibim. “

Peki ne gibi sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz?

“Yetiştiriciliğe ilk başladığım zaman yem giderleri daha azdı. Bütçemizi fazla etkilemiyordu. Ama şu andaki yem fiyatlar çok yüksek. Bundan dolayı yetiştiriciler hem elindeki kuzuları satamadı. Yem fiyatlarının yüksek olmasından dolay kuzuları satamadıkları gibi, sattıkları kuzularda da istedikleri fiyatı alamadılar. Yetiştiriciler bir yandan yetiştirdikleri hayvanları satmalılar ki geçimlerini temin etsinler. Diğer hayvanların yemlerini alsınlar. Son zamanlarda bu konularda sıkıntı yaşamaya başladık. Geçtiğimiz yıl tonunu 250 TL aldığımız saman bu yıl 500 TL oldu. Gün geçtikçe de zamlanıyor. Arpa fiyatları da aynı şekilde zamlanıyor. Küçükbaş yetiştiricisi olarak şu anda normal bir mevsimdeyiz. Yaylımlarımız var. Hayvanlarımız otlaklarda yayılıyor. Şimdilik bir yem ihtiyacımız yok ama, ilerleyen süreçlerde hayvanlara ahırda bakmaya başladığımızda bu sıkıntıların daha da artacağı görünen bir gerçektir. “

Satış fiyatlarını nasıl belirliyorsunuz?

“Bütün bunların yanında vatandaş kırmızı et yerine beyaz ete yöneldi. Tavuk etinin fiyatı da yetiştirme şartlarına göre daha uygun olması nedeniyle ucuz olmasından dolayı vatandaşın tercihi biraz da o yöne kaydı. Bu da hayvan yetiştiricisini dolaylı da olsa etkiliyor. Bu yıl beklediğimiz en büyük sıkıntı ise eğer yem fiyatları böyle giderse hem küçükbaş hem de büyükbaş yetiştiricileri önemli sıkıntılarla karşılaşır diye düşünüyorum. Yem fiyatları bu yıl en yüksek seviyeye ulaştı.  Şayet bu durumda yetiştiriciye destek olunmazsa bu yıl küçükbaş hayvancılığın da ayakta kalması zor görünüyor. Hayvan sahipleri hayvanlarını satmaya yönelmeye başladı. Çünkü ortalama 40 - 50 gün içerisinde yetiştirilen 1 kanatlı ile en az 1 yılda yetişen bir büyükbaş ve küçükbaş hayvanın fiyat dengesi de bozuldu. Kısaca şunu söyleyebiliriz ki en zor geçirdiğimiz yıl bu yıl oluyor. Malatya ilimiz küçükbaş hayvan ya ayrımında şanslı olmamıza rağmen bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Hayvanlarımız şu an yayılımda şayet yemlemeye başlarsak saman yonca fiyatları çok yüksek. Bu şartlarda üretime devam edersek bu yıl hiçbir şey kazanmamış olacağız ve kazandığımız parayı da yem giderlerine vereceğiz gibi görülüyor.”

Hemcinslerinize ne gibi tavsiyeleriniz olur?

“Öncelikle kırsalda yaşayan bir kadının yapabileceği en güzel iş küçükbaş hayvan yetiştirmektir diye düşünüyorum. Çünkü bir kadın küçükbaş hayvanın çobanlığını da, bakımını da kendisi yapabilir. Bu konuda destek alması gerekiyorsa Malatya Koyun Keçi yetiştiricileri Birliği tarafından açılan eğitim çalışmaları ve kurslara da katılabilirler. Buradan gerekli bilgileri alıp daha teknik şartlarda daha modern usullerle daha sağlıklı şartlarda verimli bir üretim elde edebilirler. Çünkü bu açılan kurslarda bilgilendirme, öğretme, hayvan bakımı, hayvan sağlığı, ürünlerin değerlendirilmesi gibi konularda hakikaten yetiştiricilerimize ciddi anlamda teknik destek sunuluyor. Ben de zaman zaman teorik olarak zaman zaman da uygulamalı olarak verilen kurslar katılıyorum böylelikle bilgi ve becerilerimizi artıyor. Bir hayvan hastalığından tutunda, hayvanların temizliği, bakımını, doğumu, süt verimi sütün değerlendirilmesi gibi birçok konularda da bu konuda birliklerimiz bizlere destek oluyor. Bizim başarılı olmamızın bir nedeni de birliklerde aldığımız bu teknik desteklerden kaynaklanıyor.  Dolayısıyla bu eğitimlere katıldığımız zaman bilmiyorum demek için hiçbir sebep yoktur. Erkek işidir diye zaman zaman da yargılandım ama birçok kişiden daha iyisini yaptım. Bu nedenle de her kadının yapabileceği en kolay iş küçükbaş hayvan yetiştiriciliğidir diye düşünüyorum.  ”

 A.Vahap Kaygusuz – Hanife Yiğit’ in Röportajı