Genel
Giriş Tarihi : 14-01-2016 16:24   Güncelleme : 14-01-2016 16:24

Erdogan, Beyaz'i elestiren Kiliçdaroglu’nu topa tuttu

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, sovmen Beyazit Öztürk’ü elestiren CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu’na sert tepki gösterdi

Erdogan, Beyaz'i elestiren Kiliçdaroglu’nu topa tuttu
 

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'nun terör propagandasi yapmaktan hakkinda sorusturma baslatilan Beyazit Öztürk'e yönelik "Sende yürek yok mu?" sözlerini elestirdi. Erdogan, "Bu genel baskana göre o televizyon programcisi, bu durumdan üzüntü duymak bir yana 'ayni tavrini sürdürmeli yani terör örgütünün propagandasina devam etmeliymis.' Öyle diyor genel baskan. Biliyorsunuz ayni zat daha önce hendekçi teröristleri de 'arkadasi' olarak ilan etmisti. Beyefendi, bir kazma kürek de sen eline al, sen de git orada hendek açiver" dedi.

Cumhurbaskani Erdogan, Ankara Arena Spor Salonu'nda kamu- özel sektör tarafindan tamamlanan 99 baraj ve hidroelektrik santralinin toplu açilis merasimine katildi. Programda konusan Erdogan, Türkiye'nin birçok üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin devleti "katliam yapmak"la itham ettikleri bildiriye iliskin, "Bunlarin vatan diye bir meselesi yoktur. Bunlarin millet diye bir meselesi yoktur. Bunlar sadece su güzel ülkemizi, su güzel vatanimizi nasil karistiririz, bu milleti nasil birbirine düsürürüz? Bunun gayreti içindeler. Bu mesele kesinlikle demokrasi, hak ve özgürlükler, düsünce ve ifade hürriyeti meselesi degildir" dedi.

Türkiye'nin bu konularda hiçbir eksigi olmadigini dile getiren Erdogan, meselenin "devletin ve milletin bekasi" meselesi oldugunu belirtti. Milletin varligina, birligine, dirligine yönelik saldirilar karsisinda gereken her türlü tedbirin alinacagini vurgulayan Erdogan, "Unutulmasin ki devletin olmadigi yerde ne özgürlük olur ne demokrasi ne hak ne hürriyet. Devletin olmadigi yerde sadece kaos, kan ve gözyasi olur. Dünyanin pek çok yerinde ve bölgemizde yasanan durum ortada. Güneydogu Anadolu bölgemizdeki çesitli ilçelerimizde, mahallelerimizde teröristlerin yol açtigi sikintilar karsisinda devlet olarak vatandaslarimizin hakkini, hukukunu korumak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandi.

 

"BITISIK NIZAM EVLERDE EVLER ALTTAN TÜNELLERLE BAGLANMIS"

 

Güneydogu ve Dogu Anadolu illerinde devam eden terör operasyonlarina deginen Erdogan, "Güvenlik kuvvetlerimizin sivil vatandaslarimiza zarar vermeme hassasiyeti ile hareket etmeleri bu bölgelerin teröristlerin arindirilmasi sürecini yavaslatiyor. Düsünebiliyor musunuz, bitisik nizam evlerde, evler alttan birbirlerine tünellerle baglanmis. Bu evlerdeki benim Kürt kardesim evden çikartiliyor, göçe zorlaniyor ve dagdaki teröristler buralara yerlesiyor. Devlet olarak bizim görevimiz can güvenligi, mal güvenligi, akil güvenligi, neslin korunmasi anlayisidir. Bütün bunlari biz yapmak zorundayiz, bunu yapacagiz" dedi.

 

"BU ISI ÇÖZMEDEN ASLA OPERASYONLAR DURMAYACAK"

 

Terörün sonlandirilmasina iliskin Erdogan, "Çözüm süreci derken biz çözüm sürecine bir yerlerden geldik. 'Demokratik açilim' dedik, Milli Birlik ve Kardeslik Projesi dedik ama hiçbirisinden bunlar anlamadilar. Normal sartlarda 3-5 günde teröristlerden arindirilabilecek yerlerdeki operasyonlar bu hassasiyet sebebiyle haftalarca, aylarca sürebilir, sürebiliyor. Burada devletin herhangi bir zaafi yoktur, bunu bilin. Bu isi çözmeden asla bu operasyonlar durmayacaktir, bunu da bilin" diye konustu.

"Biz 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarini, 78 milyon vatandasimizi bu bin 100 tane sözde aydinlardan izin alarak, icazet alarak mi yönetecegiz" diyen Erdogan, sunlari söyledi:

"Biz izni ve görevi milleten aldik. Simdi milletin bize verdigi yetkiyi kullaniyoruz. Bunu sonuna kadar da kullanacagiz. Burada sadece devletin kendi vatandaslarinin can ve mal güvenligine duydugu saygi vardir. Buna karsilik terör örgütü mensuplari vatandaslarimizin malina, canina, mahremiyetine ve diger tüm haklarina fütursuzca saldirmaktadir. Kürtleri temsil diye bir sey yok, bunu bilin. Bunlar benim Kürt kardeslerimiz temsil etmiyor, tam aksine bunlar benim Kürt kardeslerimin oradaki mahremiyetlerini bile çigniyorlar."

 

"ONLAR YIKAR, BIZ YAPARIZ"

 

6-7-8 Ekim olaylari sirasinda HDP Es Genel Baskani Selahattin Demirtas'in "halki sokaga davet çagrisi"ni hatirlatan Erdogan, "6-7-8 Ekim'de yasanan olaylarda dagin siyasetteki temsilcisi, es baskan, benim Kürt kardeslerimi sokaga davet etmedi mi? Sokaga davet ettikten sonra benim o zaman 50 Kürt kardesim ölmedi mi? Bu 50 kisinin ölümüyle birlikte 15 yasindaki Yasin Börü'yü bunlar bir binanin üçüncü katindan asagi atmak suretiyle arabayla da çignemediler mi? Ne yapiyordu Yasin Börü, kurban eti dagitiyordu. Bunlari yasamadik mi, yasadik. Buna benzer daha nice olaylar var" ifadelerini kullandi.

 

"Bunlarin böyle bir derdi yok" diyen Erdogan, sunlari kaydetti:
"Biz bu ülkede 78 milyon vatan evladina hizmet verdik. Biz 780 bin kilometrekareye hizmet verdik. Iste simdi bu 99 baraji görüyorsunuz. Bu barajlar ülkemin dört bir yaninda var. Su ana kadar yapilanlar hak keza öyle ama bu bölücü terör örgütü ve onlarin siyasetteki temsilcileri, özellikle Güneydogu'da baraj yapilmasini istemiyorlar biliyor musunuz? Su Ilisu Baraji'yla ilgili çektigimiz çileyi bir ben bilirim, bir bakanim bilir, bir de onun müteahhitleri bilir. Bunu yaparken de yapmadiklari, etmedikleri sey birakmadilar. Ama biz onlara ragmen Ilisu Baraji'ni yapiyoruz, yapacagiz ve bitirecegiz. Onlar yikar, biz yapariz. Aramizdaki fark bu. Simdi bu tablo karsisinda terör örgütünün yaninda yer almak için ancak o bildiriye imza atan sözde akademisyenler gibi ruhunuzun kirlenmesi, kararmasi, her türlü insani hasleti yitirmis olmaniz lazim. Bu mümkün mü? Milletimizin bu mandaci artiklarina hak ettikleri cevabi vereceklerinden ben süphe duymuyorum."

 

ERDOGAN'DAN DEVLETI "KATLIAM YAPMAK"LA SUÇLAYAN AKADEMISYENLER IÇIN ILGILILERE ÇAGRI

 

Devleti "katliam yapmakla" suçlayan akademisyenlerle ilgili çagrida bulunan Erdogan, "Buradan ilgili kurumlarimiza sesleniyorum, dün seslendim bugün de sesleniyorum. Ilgili kurumlarimizin da Anayasa ve yasalarimiza göre açik suç teskil eden bu ihanet karsisinda, Anayasal ve yasal gerekenleri yapacaklarina inaniyorum. Buradan asla taviz verilemez. Sadece bu sözde akademisyenlerin degil kimi siyasetçilerin benzer tavirlar içinde olduklarini üzüntüyle görüyorum. Terör örgütünün güdümündeki siyasi parti ve siyasi arenada yer alan bu temsilcilerini hiç saymiyorum. Gerek yok. Çünkü benim gözümde artik onlar siyasetçi degil terör örgütünün bir masasidir. Sayet siyasetçi olsalardi kendi görüsleri, kendi iradeleri, kendi politikalari olur, onu uygular, ona göre hareket ederlerdi. Bunlarin tek yaptiklari ise terör örgütünden aldiklari emirleri yerine getirmekten, Türkiye'ye husumet besleyen kim varsa gidip ona yanasmaktan ibarettir. Böyle bir siyaset olmaz. Bu sekilde davranan siyasetçi de olmaz" dedi.

 

"BEYEFENDI, BIR KAZMA KÜREK DE SEN ELINE AL, SEN DE GIT ORADA HENDEK AÇIVER"

 

Cumhurbaskani Erdogan, terör propagandasi yapmaktan hakkinda sorusturma baslatilan Beyazit Öztürk'ü "Kardesim neden özür diliyorsun sen? Yürek yok mu sende? Cesaret yok mu?" sözleriyle elestiren CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'nu isim vermeden elestirdi. Cumhurbaskani Erdogan, sunlari kaydetti:
"Benim asil üzüldügüm basta genel baskanlari olmak üzere bu ülkenin ana muhalefet partisini temsil eden siyasetçilerin ortaya koyduklari tutumlar ve beyan ettikleri ifadelerdir. Ana muhalefet Partisi'nin genel baskani çikiyor, terör örgütünün propagandasina alet olmasindan duydugu pismanligi dile getiren bir televizyon programcisini 'Dik duramadin' diye elestiriyor. Bu genel baskana göre o televizyon programcisi, bu durumdan üzüntü duymak bir yana 'ayni tavrini sürdürmeli yani terör örgütünün propagandasina devam etmeliymis.' Öyle diyor genel baskan. Biliyorsunuz ayni zat daha önce hendekçi teröristleri de 'arkadasi' olarak ilan etmisti. Beyefendi, bir kazma kürek de sen eline al, sen de git orada hendek açiver. Bu partinin kimi mensuplari da çatismalarda yaralanan yaralanan teröristleri hastanede ziyaret etmekten, güvenlik güçlerini tahkir etmeye, teröristlerle dayanisma ilanlari asmaya kadar sergilemedik kepazelik birakmadilar. Istanbul'da, Sultanahmet Meydani'nda bir terör örgütü bomba patlatiyor. Misafirimiz olan turistlerin ölümlerine, yaralanmasina yol açiyor, bu genel baskanin takildigi yer, savciligin koydugu yayin yasagi. Hale bak. Ne olacakti? Oradaki o tablolari tüm dünyaya izletecek miydik?"

 

CUMHURBASKANI ERDOGAN'IN AGRINA GIDEN OLAY

 

Erdogan, Sultanahmet Meydani'ndaki terör saldirisina iliskin sorumsuz tutum sergileyen basin yayin kuruluslarini su ifadelerle elestirdi:
"Fransa'da terör eylemleri yapildiginda hem bu ülkenin medyasi hem de dünya medyasi rahatsiz edici en küçük bir görüntüyü servis etmeme konusunda hassasiyet göstermisti. Dogrusu da budur. Fakat benzer bir hadise ülkemizde yasaninca bu hassasiyetin zerresini göremiyoruz. Hatta ülkemizdeki kimi basin yayin kuruluslari attiklari mansetlerde sergiledikleri o çifte standartla gerçek yüzlerini bir kez daha gösterdiler. Bir sey çok önemli, çok da agrima gitti. Fransa'daki Paris saldirisini söylüyorum, saldiriyi mansetlerinden benim ülkemdeki bir gazete 'Fransa Çocuklarina Agliyor' basligiyla verdi. Fakat Sultanahmet'teki olayi 'Katliam Ülkesi' diyerek sunmasi, bizi sasirtmadi. Ama umuyorum birilerinin aklini basina getirmistir. Böyle sey olabilir mi? Sen bu ülkenin bir yayin organisin ve benim ülkemi 'katliam ülkesi' olarak sürmansetten veriyorsun. Fransa Paris'te diyorsun ki 'Fransa çocuklarina agliyor.' Avrupa menseili basin yayin kuruluslarinin Paris ve Istanbul saldirilari karsisinda sergiledikleri çifte standardi da gördük, kaydettik. Bundan sonra kimse bizim karsimiza objektiflik, tarafsizlik, insan haklari, terör karsisinda ilkeli tutum gibi argümanlarla gelmesin. Esasen Paris'te ölenlerin haklariyla Istanbul'da ölenlerin haklarini ayni görmeyen bu zihniyetin çirkin yüzüne biz yillardir pek çok konuda, sayisiz defa sahit olduk. Istanbul'daki saldiri sonrasinda sergilenen iki yüzlü tavir ne ilktir ne de son olacaktir. Bu utanç verici çifte standart insanlik tarihine kara bir leke olarak kaydedilmeye devam edecektir."

 

ERDOGAN'DAN AVRUPA MEDYASINA SIIRLI YANIT

 

Suriye'de katledilen 400 bin masum insani Akdeniz'in, Ege'nin karanlik sularinda kaybolan hayatlari görmeyenlerin Istanbul'daki manzara karsisinda hassasiyet sergilemesini beklemenin çok fazla iyimserlik olacagini söyleyen Erdogan, "Buna ragmen yine de acaba bu sefer hakkaniyetli davranirlar mi diye umut etmekten kendimizi alamiyoruz. Biz hayal kirikligina ugramaktan yorulduk ama onlar bu haksizliktan, adaletsizlikten, ahlaksizliktan usanmadilar. Ne diyor Mehmet Akif, 'Yumusak basli isem kim dedi uysal koyun. Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta cigerim. Onu dindirmek için kamçi yerim, çifte yerim. Adam aldirmada geç git diyemem. Aldiririm, çignerim, çignenirim, hakki tutar kaldiririm. Zalim hasmiyim amma severim mazlumu.' Biz kanayan yaralar karsisinda cigeri yanan, zalimin hasmi, mazlumun da dostu olan bir milletiz. Baskalari ne yaparsa yapsin, biz bu sekilde davranmaya devam edecegiz. Biz 2.5 milyon degil daha fazla da olsa gelen mazlumlara, magdurlara bu topraklarda ev sahipligi yapmaya, ensar olarak görev yapmaya devam edecegiz" ifadelerini kullandi.