Röportaj
Giriş Tarihi : 17-11-2021 16:26   Güncelleme : 17-11-2021 16:26

En Yaygın Hastalık: Eklem Ağrıları!

Eklem ağrıları yaşlı insanlarda daha sık görülmekle birlikte genç yaştaki bireylerde de rastlanabilen bir sağlık sorunu haline geldi. İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkmaya başlayan eklem ağrıları genellikle eklem sıvısının azalması veya kıkırdak dokunun gücünü kaybetmesinden kaynaklanıyor. Obezite, yaralanmalar ve bazı hastalıklar, yoğun spor aktiviteleri eklemlerin zarar görmesine ve buna bağlı olarak ağrı oluşumuna yol açabiliyor. Nadir de olsa psikolojik sorunlardan kaynaklanan eklem ağrıları da söz konusu olabiliyor.

En Yaygın Hastalık: Eklem Ağrıları!

Eklem ağrıları, diz ağrıları ve yaşlılığa bağlı ağrıları bu haftaki röportajımızda Özel Malatya Divan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Seyfullah Doğan ile birlikte ele aldık.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Neden ortopedist olmak istediniz?

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Uzmanlığımı da yine İnönü Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalında yaptım. 2011 yılında uzmanlığımı aldıktan sonra 11 yıl farklı yerlerde hizmet verdim. Şu an ise Malatya Özel Divan Hastanesinde mesleğimi icra ediyorum. Yaptığım işlerin sonucunu somut olarak görebileceğim bir cerrahi branş olmasını istedim, bu nedenle ortopedist olmak istedim.

 Ortopedi ne demektir? Ortopedi bölümünün özellikleri nelerdir? Bize nasıl anlatırsınız?

Ortopedi; kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan organların bozukluklarını düzelten, tedavi eden cerrahi daldır. Ortopedi genel şekilde iskelet ve kas sistemi hastalıklarıyla ilgilenmektedir. Hareket sistemini etkileyen, her çeşit hastalığın teşhisinde ve tedavisinde görev almaktadır. Hareket sisteminde oluşabilecek tüm yaralanma ve hastalıklarla ilgilenen bir daldır. Ortopedi alanında bakılan hastalar, sonradan oluşan yaralanma ve travmalar olacağı gibi, doğuştan da oluşabilmektedir. Doğuştan oluşan, bacak eşitsizliği ve kalça çıkıkları ortopedi alanının sürekli takip ettiği hastalıklar içerisindedir. Bunların dışında ortopedi; menisküs yaralanması, sinir sıkışması, lif kopması, tenisçi dirseği, tetik parmak, eklem kireçlenmesi, eklemdeki ağrılar, eklemdeki bağlarda burkulma ve ezilmeler, topuk dikeni, romatizmalar, siyatik, çıkıklar, kemik iltihabı, boyun ve bel fıtığı gibi hastalıklara da bakmaktadır.

Hastalar size en sık hangi şikâyetlerle başvuruyor?

Genel olarak hareket zorluğu ve yoğun derecedeki ağrı belirtileri ile başvuruyorlar. Bireyden bireye farklılık gösterse de ortopedik rahatsızlıkların temel bulguları, alakalı yerde ani tutulmalar, his kaybı, ağrı ve kuvvetsizliktir. Boyun, bel ve sırt ağrılarıyla, alakalı yerde denge bozukluğu ve uyuşukluk da ortopedi hastası kişilerde görülen bulgular içerisindedir. Ortopedik hastalıklar tedavi edilmezse yanlış kaynama, kemik eğriliği, hareketlerde güçlük gibi durumlara neden olmaktadır. Bu nedenle kemik, kas ve diğer dokularda hissedilen hastalıklarda zaman geçirmeden ortopedi uzmanına danışılması çok önemlidir.

Çevremizde en çok diz ağrısı şikayeti duyuyoruz. Diz ağrılarının sebebi nedir?

Diz ağrıları pek çok farklı nedenden kaynaklanabilir. Eklem kıkırdağındaki hasarlanma ya da yıpranma, menisküs yaralanmaları, bağ hasarları veya tendon zorlanmaları ve hsarları en sık karşılaşılan nedenlerdir. Bunların yanı sıra eklem içerisinde enfeksiyon, kitleler( tümörler) yada romatolojik hastalıklar da dizde şişlik ve ağrıya neden olabilir. Bu saydığımız nedenlerin hangisinin sorunun temelinde yattığını anlamak için detaylı bir muayene ve görüntüleme (röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi v.b.) gerekse de bazı belirtiler özellikle bir sorunu işaret edebilir. Mesela; dizde kilitlenme ve araya bir cisim sıkışması hissi menisküs yaralanmalarını ya da eklem içinde serbest cisim varlığını, dizin sık sık dönmesi ya da güvensizlik hissi bağ yaralanmalarını, aktiviteyle artıp istirahatle azalan ağrı ve şişlik kıkırdak yaralanmalarıve kireçlenmeyi, sabahları da diğer eklemlerin de eşlik ettiği ve zamanla açılan hareket tutukluğu ise romatolojik hastalıkları düşündürür.

Tedavide ne yapılacağına karar verebilmek için öncelikle tanının doğru konulması, şikayetlere neden olan problemin ne olduğunun net olarak anlaşılması gerekir, bu da hastanın şikayetlerini ve öyküsünü detaylıca dinlemek, hastayı detaylı bir muayeneden geçirmek ve bunların sonunda gerekli görüntüleme yöntemleriyle problemi objektif bir biçimde ortaya koymak ile mümkündür.

Tanının konulmasından sonra tedavi yöntemine karar verilirken, hastanın yaşı, mesleği, yaşam tarzı, aktivite düzeyi, beklentileri, eşlik eden diğer sağlık problemleri ve yapıyorsa sportif aktivite düzeyi değerlendirilmeli, tüm bu değişkenlerin ışığı altında hastaya en fazla memnuniyeti ve yaşam konforunu sağlayacak tedavi yöntemi tercih edilmelidir.

Mesleğinizin en güzel tarafı nedir?

Zor durumda olan hastalarımızın iyileştiğini görmek bu işin en keyifli yanıdır. Yaşanabilecek en güzel duygulardan biridir. Ayrıca hayır dualarıyla yanımızdan ayrılan hastaların belirli bir süre sonra sapasağlam gelerek teşekkür etmesi bu işin en güzel tarafıdır.

>> Ebubekir Atilla’nın Röportajı