Malatya
Giriş Tarihi : 25-09-2017 14:55   Güncelleme : 25-09-2017 14:55

Ekmek, Sebze ve Meyveyle Doyuyoruz…

TZOB Genel Baskani Bayraktar, Türkiye’de en çok bugday ve domates tüketildigini bildirerek, “kisi basina yillik tüketimimiz bugdayda 182,9, domateste 118,6 kilogrami buluyor. Türkiye’de yillik kisi basina Avrupa ülkelerinin 3 katina yakin 140 kilogram ekmek tüketiliyor. Bu iki ürünü 52,3 kilogramla patates, 43,3 kilogramla karpuz, 36,2 kilogramla et, 30 kilogramla yogurt, 26,3 kilogramla üzüm, 26,2’ser kilogramla seker, 25 kilogramla içme sütü izliyor” dedi

Ekmek, Sebze ve Meyveyle Doyuyoruz…

Türkiye Ziraat Odalari Birligi (TZOB) Genel Baskani Semsi Bayraktar, yaptigi açiklamada, nüfusu 80 milyonu bulan, 5 milyon siginmaci ve yabanciyi ülke topraklarinda barindiran, 40 milyona yakin turisti agirlayan bir ülke olarak özellikle tahil, meyve, sebze tüketiminin önemli boyutlara ulastigini belirtti. 2015-2016 döneminde sebze tüketiminin 280 kilograma, meyve tüketimin ise 140 kilograma yakin oldugunu bildiren Bayraktar, bunun disinda 200 kilograma yakin tahil, 14,2 kilogram kuru baklagil, 9,5 kilogram pirinç, 52,3 kilogram patates tüketildigini vurguladi. Semsi Bayraktar, sunlari kaydetti: “Tüketim, kisi basina yillik, biberde 23,7, elmada 23, kuru soganda 21, salatalikta ve kavunda 19, peynirde 16,5, portakalda 15,8, misirda 13,1, yumurtada 11, pirinçte 9,5, ayranda 9, patlicanda 8,8, lahanada 8,4, su ürünlerinde 7,8, taze fasulyede 7,1, mandalinada 6,9, seftalide 6,6, muzda 5,6, havuçta 5,2, nohutta 5,2, zeytinde 4,2, çayda 3,5, dondurmada 3, zeytinyaginda 1,9, tereyaginda 1,5, balda 1,1 kilogrami buluyor. Kisi basina yillik tüketim, kiraz ve marulda 4,9, kirmizi mercimek ve armutta 4,8, çilekte 3,9, limonda 3,5, kuru fasulyede 3,4, sakiz kabakta 3,2, narda 3,1, cevizde 3, pirasada 2,5, erik, ispanak ve turpta 2,3, visnede 2, kayisida 1,6, Antep fistigi, çavdar ve taze soganda 1,5, findik ve yulafta 1,3, taze bezelyede 1,2, ayva ve bademde 1,1, arpada 1, kuru sarimsakta 0,9, dut ve kestanede 0,7, incir ve greyfurtta 0,6, yesil mercimekte 0,5, taze baklada 0,4, bamyada 0,3, semiz otunda 0,1 kilogram düzeyinde yer aliyor.” Semsi Bayraktar, bunlarin disinda islenip yag gibi yiyecek maddesi haline getirilmemis ürünlerde toplam tüketimin nüfusa bölünmesiyle bulunan kisi basina tüketimin, ayçiçeginde 26,2, soyada 14,6, pamuk çigidinde 13,9, kolzada 5,5 oldugunu bildirdi.

TOPLAM TÜKETIM RAKAMLARI

Bayraktar, “tabii bu rakamlar kisi basina yillik tüketimler. Toplam tüketim rakamlari sebzede 22 milyon tonu, meyvede 11 milyon tonu asiyor. Yillik tüketim tahilda 15,7, patateste 4,1, ayçiçeginde 2,06, sekerde 2,06, soyada 1,15, kuru baklagillerde 1,12, pamuk çigidinde 1,1 milyon ton, pirinçte 750, kolzada 430 bin ton. Bunlarin disinda ülkemizde yillik 2,85 milyon ton et, 870 bin ton yumurta, 700 bin tonu askin ayran, 90 bin ton dolaylarinda bal tüketiliyor. Tahminlere göre, sanayi disi üretim dahil yaklasik 2,35 milyon ton yogurt, 2 milyon tona yakin süt, 1,3 milyon ton peynir, 120 bin ton tereyagi tüketimi var. Yogurt, süt, peynir, tereyagi gibi ürünlerde kayit disi üretim de hayli fazla. Kayitli sanayi üretim rakamlari bu ürünlerde gerçek tüketimin yarisini ancak buluyor” dedi.

ÜRETIM AÇIGI OLAN ÜRÜNLER

Palm yagi, soya, muz, pamuk, ayçiçegi gibi birkaç istisna hariç hemen bütün ürünlerde önemli bir üretim açigi olmadigini belirten Bayraktar, sunlari kaydetti: “Üretim açigini esas itibariyla yagli tohumlar ve pamukta veriyoruz. Bugday, ayçiçegi ithal ediyoruz ama bu ürünlerde islenmis ürün ihracatimiz da fazla. Son yillarda üretim artisi saglansa da hala ayçiçegi ve pamukta üretim açigimiz var. Soyanin yaklasik yüzde 93’ünü, palm yaginin tamamini ithal ediyoruz. Muzda tüketimin yariya yakinini yurtdisindan karsiliyoruz. Istisnalar hariç birçok üründe üretimimiz yeterli. Bu kadar ürünü üretmek o kadar kolay mi? Sofralarda bir eksiklik hiç oluyor mu? Çiftçimiz, gecesini gündüzüne katarak, yagmur, çamur, kar, kis, sicak demeden dogal afetlerle mücadele ederek üretiyor, halkimiz da tüketiyor. Zor sartlarda, girdi maliyetlerine ragmen üretim yapan, tarlasinda kalan çiftçimizin kiymeti bilinmeli. Girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, yapisal sorunlar çözülmeli ki çiftçimiz üretimini sürdürebilsin.”

ET, IÇME SÜTÜ, SU ÜRÜNLERINDE TÜKETIM YETERSIZ

Türkiye’de tahil, meyve ve sebze tüketim miktarlarin yüksek oldugunu, buna karsin içme sütü, et ve et ürünlerinde tüketim rakamlarinin gelismis ülkelere göre düsük kaldigini vurgulayan Bayraktar, su bilgileri verdi: “Tahil, meyve ve sebzede tüketimimiz hayli fazla. Bugday tüketimimiz Avrupa ortalamasinin iki katina yaklasiyor. Türkiye’de ekmek tüketimi kisi basina 140 kilogrami buluyor. Çogu Avrupa ülkesinde bu rakam 50 kilogram civarinda. Sebze tüketimimiz Avrupa’nin iki kati. Meyve tüketiminde de Avrupa’nin önündeyiz. 36,2 kilogram olan yillik kisi basina et tüketimimiz yetersiz. Et tüketimi Banglades, Hindistan gibi ülkelerde yillik kisi basina 4 kilogramlara kadar düserken, Avustralya, Kuveyt, ABD gibi ülkelerde 110-120 kilogrami buluyor. Ingiltere, Fransa, Almanya, Italya gibi Avrupa ülkelerinde 80-90 kilogramlar civarinda seyrediyor. Su ürünleri tüketimi dünyada 16-17, Avrupa Birligi’nde 23, Güney Kore’de 60, Japonya’da 70, Izlanda’da 90, Maldivler’de 139 kilogrami bulurken, Türkiye’de 7,7 kilogramda kaliyor. Süt ürünleri tüketimimiz gayet iyi durumda. Yalniz içme sütünde gerideyiz. Içme sütü tüketimi Italya, Fransa gibi ülkelerde 60-70, Ingiltere’de 100, Finlandiya’da 139 kilograma ulasirken, ülkemizde 25 kilogrami ancak buluyor. Öncelikle içme sütü, et, su ürünleri tüketimimizi artirmamiz gerekiyor. Üç tarafi denizlerle çevrili iki yarimadadan olusan ve 4 denize kiyisi olan ülkemizin balik tüketimin dünya ortalamasinin yarisinda kalmasi bize yakismiyor.”