Siyaset
Giriş Tarihi : 06-03-2010 15:40   Güncelleme : 06-03-2010 15:40

"Dünyada issizlik açisindan 2-3 ülke arasindayiz"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Baskani Deniz Baykal, "Bugünkü iktidarin rant, kar ve faiz odakli bir ekonomi politikasi var" dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Baskani Deniz Baykal, "Bugünkü iktidarin rant, kar ve faiz odakli bir ekonomi politikasi var" dedi.
Partisinin Malatya Atatürk Spor Salonu.nda yapilan il kongresinde konusan CHP Genel Baskani Deniz Baykal, "Türkiye.ye sosyal demokrasi lazim. Türkiye.nin kaynaklarinin verimli ve dogru kullanmasi lazim. Türkiye büyük yanlisliklar içinden geçti. Türkiye.de issizlik en temel konu haline gelmistir. Bu iktidardan önce de issizlik vardi. Yüzde 8-9 düzeyindeydi, simdi yüzde 14 düzeyine, çikti. Yani yüzde 50 artti. Issizlige karsi büyük bir umursamazlik içerisindedirler. Dünyada, issizlik açisindan ilk 2-3 ülke arasindayiz. Issizligin mutlaka artiyor olmasinin altinda tarima yönelik ihmal, tarimi gözden çikarma, tarimi desteklemekten vazgeçme anlayisi en önemli unsur olarak görülüyor. Çünkü tarim insanlarimiz için ekmek ve istihdam kapisidir. Tarim, issizligi sünger gibi emer. Siz tarimi bitirirseniz, umursamazsaniz, artik tarimda yasayanlar oglum sehre git is bul der ve bu çocuklar is bulamadan büyük kentler etrafinda issizler ordusuna katilirlar. Eger GAP projesini biran önce tamamlayamazsan, Güneydogu.daki alanlari sulamazsaniz, terörü de sosyal sorunlari da önleyemezsiniz. Bugünkü iktidar, bu islerle degil, baska islerle mesgul. Bugünkü iktidarin rant, kar ve faiz odakli bir ekonomi politikasi var. Sadece bankalari degil, çiftçiyi de esnafi da kar ettireceksin" seklinde konustu.
"Türkiye.de toplumumuzun en temel degerleri adalet kavrami, hukuk ne haldedir. Adalete, hukuka güven daha güçlenmis midir, daha sarsilmis midir. Maalesef içinde bulundugumuz ortamda, hukuk ve adalete olan güven, bu iktidarin isin içine girmesinden dolayi sarsilmis, tahrip olmustur. Hukuka olan saygi büyük ölçüde ortadan kalkmistir. Kendi ifadeleriyle hakimlerin ayarlanabilecegi duruma gelmistir. PKK.lilar Türkiye.ye gelirken, sinira tasindilar. Yukaridaki pazarlik dogrultusunda devletin memurlarini görevlendirdiler. Ellerinde Öcalan.in mektubunu teslim etmeye geldik dedir. Çadir mahkemelerinde güya yargindi, ellerini kollarini sallayarak içeri girdiler. Bu hukuka ve kanuna sigdi mi? Habur.da suç olan Malatya.da Istanbul.da Silivri.de suç mu olacak? Isler çigirindan çikmaya baslamistir. Türkiye çok tehlikeli kargasa ve çatismanin içine çekilmektedir. Hukuk ve adalet çatismasinin içine çekilmektedir" diyen Baykal, daha sonra sunlari söyledi:
"Hükümet bu ortamda çikip diyor ki, anayasayi degistirecegim. Ne yapacaksin, Anayasa.nin neresini degistireceksin. Efendim, Anayasa Mahkemesi, Yargitay, Danistay, Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu benim talimatimi uygulamiyorlar, benim onlara sözüm geçmiyor. Bu demokraside olmaz. Basbakan.a hesap sorulamayacagi düsünülebilir mi? TEKEL.i ucuza sattin, yarin bunun hesabi sorulmayacak mi? 250 milyon dolar TEKEL.in borcunu idareye ödettin. Yarin divan kurulursa, o divanda benim adamim olsun diye, bugünden Anayasa.yi degistirmek istiyorlar. Dostlari ve arkadaslari olarak bunlara himmet edecekler duygusu ve düsüncesi içinde Anayasa.yi degistirme pesine düstüler. Onlarin derdi, kendi dertleri oldugu için Anayasa degisikligi olmaz diyoruz. Türkiye.yi tuzaga düsürmelerine göz mü yumacagiz, izin mi verecegiz. Mahkemeyi siyasetçinin emir ve kumandasi altina alacaklar. Bütün gerçekleri Türkiye.ye anlatacagiz. Bu konu ister istemez milletin önüne gelecek. Milletin önüne referandum olarak milletin önüne gelebilir, sizler o referandumu bu iktidarin çekip gitmesi için, milletin bu iktidardan kurtulmasi için bir firsat haline dönüstüreceksiniz. Erken seçim denilince korkuyor. Referandum durumunda kalir ise, iste bu iktidar için erken seçim haline gelecektir. Bu millet, hukuku siyasetçiye teslim etmeyecektir."
Ermeni açilimi konusuna da temas eden Baykal, "Ermeni açilimi yaptilar. Durduk yerden dediler ki, Ermenistan ile iliskinizi ve dostlugunuzu düzeltin dediler. Birileri büyük devletler öyle dediler. Bizim hiç kimseyle düsmanligimiz ve husumetimiz yok. Biz kin intikam pesinde kosan millet degiliz. Biz iri, iddiali durmak durumundayiz" dedi.
ABD Temsilciler Meclisi Dis Iliskiler Komitesi.nde kabul edilen protokole tepki gösteren Baykal, "Büyük üzüntü içindeyiz" diyerek, "Hükümete. Ermenistan ile imzalanan protokolü TBMM.den çekmesi çagrisinda bulundu. Baykal, "Su protokolü derhal meclisten geri çek. Bu politikaya karsi açik ve net bir tavir koy" ifadeleri kullandi. Baykal, izlenmekte olan politikanin Azerbaycan.i, Karabag konusunda kendi kaderiyle bas basa birakma ve Azerbaycan.in Türkiye.den koparilmasinin amaçlandigini ileri sürdü.

"MERSIN.DEKI ÇARSAF YIRTMA OLAYI HEPIMIZI ÜZDÜ"


Baykal, Mersin.deki CHP.li kadin çarsaf yirtma ve yere atma olayi ile ilgili olarak da, "Bu olay hepimizi üzdü. Bu gösteri hepimize derinden yaralamistir. CHP.nin böyle yirtma, yikma, yakma, tahrip etme gibi siyasi üslubu olmaz. Bizim siyasi üslubumuz diyalog ve muhataptir. Bir birimizle diyalog kuracagiz. Kimsenin kimseye karsi tepeden bakma anlayisi CHP.nin üslubu olamaz. Birbirimize saygi gösterecegiz. Hiç kimsenin giyimine yasam sekline müdahale etme hakki yoktur. Sen nereden biliyorsun, o insanlarin hangi sartlardan geldigini. Hangi gelenekten geldigini? Kimse kimseyi tarif etme hakkina sahip degildir. Millet bilsin ki, insanlarimizin giyinmelerini, inançlarina kuralarina, tam bir saygi içindeyiz" ifadelerini kullandi.
Baykal, Malatya.nin sorunlari ilgili olarak da sunlari belirtti:
"AKP iktidarin döneminde en fazla zarar gören illerin basinda Malatya gelmektedir. Devlet birak vermeyi, özellestirme adi altinda Sümerbank, TEKEL.in basina gelenler hepimizce çok iyi bilinmektedir. Vagon fabrikasinin basina gelenler biliniyor. Seker Fabrikasi da neyse ki, Danistay karariyla satilmasi engellendi. Bu tesisler elden çikiyor da yerine bir baskasi kuruluyor mu? Malatya.ya sahip çikmaya ve yatirim yapmaya ihtiyaç var. Barajlara göstermelik ödenekler konuluyor."
Konusmasinin son bölümlünde yine seçime deginen Baykal, "Sabrin sonun selamettir. Abbas yolcu" ifadelerini kullandi.