Malatya
Giriş Tarihi : 16-01-2016 17:10   Güncelleme : 16-01-2016 17:10

Devleti Her Olumsuzlugun Sebebi Göstermek Hastaliktir!

Aydinlar Ocagi Baskani Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, ihanet bildirisine imza atan 1128 sözde akademisyeni elestirerek, Bunlardan çogu bildirinin içerigini okumadan sirf ‘aydin tavri’ olsun diye imzalayan insanlardir, oysaki bu aydin tavri degil cehalettir, pervasizliktir, bilgisizliktir. Allah devletimize zeval vermesin!” dedi

Devleti Her Olumsuzlugun Sebebi Göstermek Hastaliktir!

 

“Baris için akademisyenler inisiyatifi” adiyla bildiri yayimlayan sözde akademisyenlere bir tepki de Aydinlar Ocagi’ndan geldi. ER TV’ de ‘Gündem arasi’ Programina konuk olan Aydinlar Ocagi Baskani Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, 1128 imzali bildiriyle ilgili degerlendirmelerde bulundu. Aydinin konu hakkinda bilgi sahibi olma ve dogru bilgi verme sorumluluguna dikkati çeken Prof. Dr. Korkmaz,  Bildiride imzasi olanlarin birçogunun Malatya’dan öteye bile geçmediginin altini çizdi.

 

BU TAVIR TOPLUMU TERÖRE KARSI TEPKISIZ HALE GETIRIR

 

Ilim adaminin ilim adabina uygun davranmasi gerektigine vurgu yapan Prof. Dr. Korkmaz, 1128 akademisyenin bu tavrinin çok ciddi toplumsal sonuçlari olduguna dikkati çekerek, “Bu terörün toplum tarafindan kaniksanmasina yol açar, toplumu teröre karsi tepkisiz hale getirir, önce adam olacaksin, sonra ilim adami olacaksin, bu bilimin degil bilgisizligin ölçüsüdür” dedi.

 

IMZA ATANLARIN ÇOGU IÇERIKTEN HABERSIZ

 

Prof. Dr. Korkmaz, söyle sürdürdü: “Aydinlar Millete, milletin degerler dünyasina devlete, devletin eylemlerinin mesruiyet kaynagi olan degerler dünyasina karsi sorumluluk duyar. Bizim aydinimizin batidaki gibi her seye muhalif olma gibi bir misyonu yoktur. Elestirme, sorgulama, dogrunun pesinden kosma gibi bir sorumlulugu vardir ama dogrunun ne oldugunu da milletle müsterek olan degerler dünyasina bagli olarak ifade eder.  Akademisyen dedigimizde de akademisyenlik aydin kavraminin daha altinda yer alir. Akademisyen olan kisi ayni zamanda aydin sifatini tasiyorsa aydin olmanin gerektirdigi sorumluluklari ifa ederken her ne pahasina olursa olsun dogrunun pesinde kosmak zorundadir. Ben aydinim diyen herkes aydin olamaz. Aydin kisinin ilim adabina uygun hareket etmesi lazim, aydin kisinin devlete, kurumlara ve kisilere saygili olmak gibi bir sorumlulugu vardir. Elestiriyi yaparken de ilim adabina uygun hareket etmek gibi bir mecburiyeti vardir. Aydin dogrunun tarafi olmak zorundadir. Dogru için de olguyu iyi bilmek lazim.  Bir ilim adami dogrunun pesindeyse ve bir konuda hüküm veriyorsa önce hüküm vermis oldugu konu hakkinda bilgi sahibi olmak zorundadir. Bu ilim adabini gerektirir. Oysaki bu imza atanlardan bilgi sahibi olmak surada dursun çogu Malatya’dan öteye bile geçmemistir.

 

BILDIRI YANLISLARLA DOLU

 

Bildiride yer alan hükümler yanlislarla ve hatalarla dolu. Bir aydin devletin stratejisini sorgularken önce o stratejinin ne oldugunu, gerekçelerini, zeminini ögrenecek ki degerlendirebilsin. Dolayisiyla bu bildiriye imza atanlarin böyle bir keyfiyetleri yoktur.

 

DEVLETI HER OLUMSUZLUGUN SEBEBI GÖRMEK HASTALIKLI BIR TAVIRDIR

 

Her olumsuzlugun faili olarak devleti görmenin hastalikli bir tavir oldugunu dile getiren Prof. Dr. Korkmaz, “Imza atanlar arasinda tanidigim çok isim var ki, devlete karsi düsmanlik beslemeyen birçok tip var, bunlara “e o zaman neden imzaladin?” Diye sorarsak bize “aydin tavri” cevabini vereceklerdir. Görünen o ki pek çogu bildiriyi imzalarken içerigini okumamis. Ama dedigim gibi bu bir aydin tavri degildir, acziyettir, bilgisizliktir… Ilim erbabi kisiler toptanciliktan kaçinir, oradaki bütün Kürtler hakkinda hüküm verme gibi bir lüksleri yoktur. Çogu Malatya’dan öteye geçmemistir. Siz bu insanlarin ne yasadigini gazete haberlerinden ya da birinin size yalan yanlis anlattiklarindan biliyorsunuz. Ilim adaminin bir diger vasfi süpheciliktir. Bilgi hakkinda ihtiyatli olmaktir. Siz birileri anlatiyor pesinen kabul ediyorsunuz. Bu bilim adabi falan degil, bu bilgisizligin ölçüsüdür. Dogruyu görmezlikten gelen, batili hak gösterme tavri aydin tavrina aykiridir. Birakin aydini hiç kimsenin böyle bir hakki yoktur. Maalesef Türkiye’de aydin olarak nitelendirilenlerin büyük bir kismi hüküm cümlesi kurmaktan hiç kaçinmazlar. Mutlak dogruymus gibi hüküm cümleleri kurarlar bu çok yaygin bir hastaligimizdir. Ilim adamligi, akademisyenlik; pervasizlik ve sorumsuzluk degildir. Edepsizlik hiç degildir, ilmin kendine göre bir erkani usulü var. Ilim adaminin içinde yetistigi cemiyete karsi sorumlulugu vardir. Bu sorumlulugu göz ardi ettiginiz zaman birakin ilim adamligini adamliktan çikiyorsunuz. Önce adam olacaksin sonra ilim adami olacaksin” diye konustu.

 

BÜTÜN AKADEMISYENLER ZAN ALTINDA KALDI

 

Prof. Dr. Korkmaz, sunlari aktardi: “Bu ifade özgürlügü degildir, bu ilim adaminin sorumluluklarini yerine getirmemesidir, bu kamuoyunu yaniltmaktir. Bilerek de yapilsa, bilmeden de yapilsa ayni toplumsal zarara sebebiyet vermistir. Ilim adami kamuoyu ile paylastigi fikirlerinden emin olmak zorunda. Pervasiz olamazsin, aklina geleni ilim diye ifade edemezsin, böylelikle tüm akademisyen camiasini zan altinda birakmaya hakkin yok. Bedel ödemek sadece adli ve idari sorusturma degildir, bedel ödemek toplum nezdinde itibarsiz duruma düsmektir. Bu maalesef toplum nezdinde bütün akademisyenleri zan altinda birakan bir durum oldu.  Bilim adami eylemlerin sonucunun sadece kendisin, baglamayacaginin idrakinde olan kisidir. Feraset budur. Her seye itiraz eden, her olumsuzlugun altinda devleti arayan bir aydin tipolojisi var maalesef Türkiye’de ve çok yaygin. ” 

Korkmaz, bildiriden imzasini geri çeken akademisyenler için de yanlistan dönmenin bir erdem olduguna dikkati çekerek, “Yanlistan dönmek erdemliktir ama yine de bir insan neyin altina imza attigini bilmek mecburiyetindedir, hele de bu kisi bir akademisyen ise ve bütün toplumu ilgilendiren bir mesaja imza atacak ise bunu ayrintisi ile okumak zorundadir.  Anma gördügüm kadariyla bir kismi sirf o aydin tavrinin içinde yer almak için imza atmis görünüyor, bildiginden degil” dedi.

 

BASINA ELESTIRI

 

Basinin karsi bildiriye imza atan binlerce akademisyene ayni derecede yer vermemesini de elestiren Prof. Dr. Korkmaz, “151 bin akademisyen içinde imza sayisi 1128 gibi az kisinin imzasi varken bütün akademisyenlerin bilgisiymis gibi yansitilmasi yanlis. Bunlara karsi takinilan tavirlar çok çesitli, 5 binin üzerinde diger akademisyenlerden karsi bildiri yayinlandi, Üniversitenin kamuoyundaki imajini sarstiklari için bir yandan idari sorusturma açildi. Ancak adli olarak açilan sorusturmada sikintilar var, suçu ve suçluyu övmekten sorusturma açilabilir fakat  bu sekilde maalesef bu insanlari kahramanlastirmak gibi bir tehlike var. adli bir sorusturmaya gerek kalmaksizin yapilan karsi bildiriye imza atan diger binlerce akademisyeni daha çok ön plana çikarmak gerekiyor.  Karsi bildiriye imza atan akademisyenler 5 bini geçtigi halde bin128 akademisyen kadar ses getirmedi. Basin burada bu 1128 akademisyeni karaladigi kadar da karsi bildiriye yer verip destekleseydi daha olumlu bir sonuç ortaya çikardi

 

BIR SEYLERIN SORGULANMASI LAZIM

 

Bu akademik camianin içinde çok ciddi bir vasifsizlik, çok ciddi bir samimiyetsizlik ve çapsizlik var. Burada artik bir seylerin sorgulanmasi lazim. Akademik camiaya birini alirken yabanci dil ve ALES sinavina bakarak alinmaz. bir üniversitede basarisiz olan baska bir üniversiteye alinabiliyor, burada büyük bir yanlislik var, ahbap çavus iliskisine göre bu isleri yaparsaniz ortaya çikan ürün de defolu olur. Ne ilim adabi var, ne ilim mantigi var?

 

 

ALLAH DEVLETIMIZE ZEVAL VERMESIN

 

Toplumda elbette ki farkliliklar olacak herkes ayni düsünmek zorunda degil, ama aydinin görevi burada bu farkliliklar içinde kitleyi ve diger insanlari dogru bilgi sahibi yaparak bir kamuoyu olusturmak ve önünü görmesini saglamaktir. Bunu yaparken topluma, devlete ve tarihe karsi sorumluluklarini yerine getirmis olur. Devlete sirt dönerek toplumun yaninda yer almaya çalismak bir yanilsamadir. Devletin hiçbir halde dogru yapmadigi çok hastalikli bir mantiktir. Devletsiz millet olmaz. Her seyin sebebi olarak devleti görmenin çok ciddi toplumsal sonuçlari vardir. Onun için bu bildiriye imza atanlar devletin acze düsmesini mi arzuluyorlar? Maalesef bu bildiri bu sonuçlara da hizmet ediyor. Allah devletimize ve Milletimize zeval vermesin…” diye konustu.