Malatya
Giriş Tarihi : 26-11-2012 20:23   Güncelleme : 26-11-2012 20:23

"Devlet ve sivil toplum el ele mücadele etmelidir"

Malatya Barosu Kadin Haklari Komisyonu Baskani Tuba Karabag, "25 Kasim Kadina Yönelik Siddete Karsi Uluslararasi Mücadele ve Dayanisma Günü" nedeniyle, Baro Kadin Haklari Komisyonu üyeleriyle birlikte basin açiklamasi yapti.


Komisyon Baskani Tuba Karabag baroda yaptigi açiklamada, "Bilindigi üzere dünyada ve Türkiye'de yaygin bir sorun olan kadinlarin özel alanda ve kamusal alanda siddete maruz kalmalari, kadinlarin psikolojik ve fiziksel saglik sorunlari yasamalarina, sakat kalmalarina ve hatta yasamlarini yitirmelerine yol açmakta, ayrica toplumsal yasamda yerlerini alma haklarini sinirlandirmakta ve toplumun da kadinlarin saglayacagi katkilardan mahrum kalmasina neden olmaktadir. Kadina yönelik siddet, sadece fiziksel siddet olarak algilanmamali, basta psikolojik, ekonomik, sosyal ve cinsel siddet olmak üzere birçok görünüm sekli oldugu bilinmelidir. Dolayisiyla siddete maruz kalan kadinin maddi ve manevi bütünlügü, vücut dokunulmazligi, yasam, egitim ve çalisma hakki, kisi özgürlügü ve güvenligi hakki ve ifade özgürlügü ihlal edilmis olmaktadir" seklinde konustu.
"Kadina yönelik her türlü siddetin; aci, izdirap veren, yasam hakkini ihlal eden temel bir insan hakki ihlali oldugunu, toplumu derinden yaralayip zayiflattigini, ayni zamanda aile bireylerini zedeleyerek anne-çocuk sagligini bozan son derece önemli bir halk sorunu oldugu gözden kaçirilmamalidir. Ülkemizde son dönemde yapilan önemli birçok yasal düzenlemeye ragmen, kadina yönelik siddetin önlenmesinde istenilen noktaya gelinmedigi görülmektedir. Özellikle kadinlarin sosyal hayatta maruz kaldiklari cinsiyet ayrimciligi ve esitsizliginin kadina yönelik siddete temel hazirladigi dikkatten kaçmamalidir. Kadina yönelik siddet, töre, gelenek gibi hiçbir gerekçe ile mesrulastirilamaz. Hakli siddet yoktur. Kadina yönelik siddet insanlik disidir. Asla kadina yönelik siddetin ortagi olunmamali, siddete seyirci kalinmamalidir. Kadina yönelik siddetin son bulmasi amaciyla devletin her türlü kadina yönelik siddeti kinamasi, kadina yönelik siddet uygulayanlarin caydirici sekilde cezalandirilmasi, siddete maruz kalan kadinlari korumasi ve rehabilitasyonunu saglamasi, kadinlarin ekonomik ve siyasal alanda var olmasini saglamasi, toplumsal cinsiyet ayrimciligi ile mücadele politikasi olusturmasi ve özellikle erkegi bu konularda egitmesi gerekmektedir" ifadelerini kullanan Karabag, açiklamasini söyle tamamladi:
"Sivil toplum kuruluslarinin ve kadin örgütlenmelerinin sorunun çözümünde dislanmasi mümkün degildir. Bu nedenle devlet-sivil toplum el ele mücadele etmelidir. Kadin haklari savunuculari olarak bizler kadina yönelik siddet son bulana kadar kadin haklarinin temel insan hakki oldugunu hatirlatmaya devam edecegiz. Siddetin son buldugu günlere ulasmak dilegiyle..."