Malatya
Giriş Tarihi : 22-02-2017 18:59   Güncelleme : 22-02-2017 18:59

Destek ve Üretim Sart!

Göreve geldigi günden bu yana yetistirici lehine yaptigi çalismalarla dikkat çeken Malatya Tarim ve Hayvancilik Platformu ve Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Birligi Baskani Ihsan Akin ile Malatya’nin küçükbas hayvan yetistiriciligi potansiyelini konustuk. Nüfus oraninin hizla arttigi Malatya’da hayvan varliginin ciddi manada yetersiz olduguna vurgu yapan Baskan Akin, “Yusuf Aleyhisselâm zamanindaki kitligin yasanmamasi adina kesinlikle üretmemiz lazim bu yolda da bütün kurum ve kuruluslarin bizi desteklemesi gerekiyor” dedi

Destek ve Üretim Sart!

>>Hanife Sari’nin Röportaji

Malatya’daki küçükbas hayvancilikta yasanan sikintilari siralayacak olursaniz neler söyleyebilirsiniz?

Hayvanciligin problemlerinden bir tanesi olan sulaklar ile ilgili yaklasik 2-2, 5 yildir talepleri topluyorduk. Topladigimiz talepler dogrultusunda proje gerçeklestirdik ve ilgililere sunduk. DAP Bölgesi de bu noktada Büyüksehir Belediyesi ile birlikte ilçe belediyelere teslim edilmek  üzere oradan da yetistiricilere gönderilmesi için suana kadar yaklasik 600’e yakin küçükbas hayvan sulagi, kürün dagitti. Yaylalarda ve suyun çok olmadigi yerlerde biriktirme anlaminda, birçok hayvanin su ihtiyacini gidermesi için dagitilan sulak projesi devam edecektir ve devamda etmesi gerekir. Bu noktada yetistiricilerin yaylalarimizda sivattir,  hayvan tuzlagidir, sulagidir, bunun yani sira gölgelik, mera islah çalismasi, obalarda yasayan yetistiricilerimizin 6-7 ay orada kalmasi ve bu süre zarfinda orada yasadigi sikintilar  birer problemdir. Burada da yerel yöneticilerimizin destekleri gerekli bu sikintilarin giderilmesi için. Küçükbas hayvan yetistiriciligi ile ilgili su anda 2 tane ilçemizde halk elinde islah projemizi yürütüyoruz. Buna bagli olarak sosyal ihtiyaçlarin giderilmesi ile alakali bir projemiz var. Hayvan hastaliklari iç dis parazitlerin temizlenmesi için bir projemiz var. En büyük problemlerden bir tanesi çoban bulamama sorunuydu. 4-5 yildir bu mücadeleyi vermistik. Yaklasik 3 yilda 9 yüz civarinda çobanimiza, üyemize sürü yönetimi ve  egitimi altinda egitim verdik. Bu egitim noktasinda paydaslar olarak Tarim Il ve Ilçe Müdürlükleri, Ziraat Odasi Genel Merkezi, Türkiye Damizlik Koyun Keçi Yetistiricileri Merkez Birligi, Isçi Bulma Kurumu ve Halk Egitim ile ortak yaptigimiz proje Türkiye genelinde yapilan bir projedir. Gida tarim ve Hayvancilik Bakanliginin destekledigi ve sigortasini yapan çobana 5 bin lira destek sagliyor. Bu projemiz de çok önemli bir projedir çoban bulabilme adina. Yaklasik 10 yildir buranin hem kuruculugunu hem baskanligini yürütmekteyim. Geldigimden bu güne hep sunu söyledim;  yetistiricilerin, üreticilerin kesinlikle hakkini arayabilmesi adina bazi seylerde haberdar olabilmesi adina bilinçli olmasi gerekiyor.  Bu noktada yaylalarimizda, mahallelerimizde eski ismi ile köylerimizde, ilçe merkezlerimizde sunumlu toplantilar yaptik. Konferans, panel, yetistiricilere özel yarismalar düzenledik ve düzenlemeye devam etmekteyiz. Bu yil yine 12-16 Nisan arasinda etkinliklerimiz olacak fuarda. Küçükbas hayvan etinin tüketiminin yayginlastirilmasi ile ilgili 2 yildir çalisma yapiyoruz. Bu 3. yilimiz. Bu 2 yil içerisinde 2015 yilinda kurban bayraminda hayvan sayimizi özellikle yüzde 25 tüketime yönelik artirdik. 2016 yilinda yüzde 40 artirdik. Bu sene de daha fazla artirmak için bakanimiz ile birlikte Malatya il protokolü genel baskan yardimcimizin katilimi ile hem küçükbas hayvan etinin yayginlastirilmasi hem de istisare toplantisi yaptik.

Malatya’daki hayvan varligimiz ile ilgili neler söylenebilir, ilimize yapilmasi istenen Koç Istasyonu ile ilgili neler anlatilabilir, bu istasyonun ile olan katkisi ne olacak?

Nüfus oraninin sürekli arttigi, sürekli göç alan bir il olan Malatya’da hayvan varligimiz kesinlikle yeterli degil ve artirmamiz gerekiyor. Nasil ki tüketime yönelik çalismalar yapiyorsak üretime yönelik de çalismalar yapiyoruz. Bu yolda bütün kurum ve kuruluslarin bizi desteklemesi gerekiyor.  Özellikle Koç Istasyonu ile ilgili yardimlarini esirgemesinler. Devletin verdigi yüzde 50 hibeden 22 ilin faydalandigi hibeden Malatya’nin da yer almasi için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu noktada da gerek Bakanimiza gerek Milletvekillerimize, genel baskan yardimcimiza da ilgilerinden dolayi tesekkür ediyoruz. Hayvan varligini gerek büyükbasta gerekse küçükbasta tüketime yönelik et fiyatlarinin da normal hale dönebilmesi adina ithal etme ile çözemeyiz. Üretmemiz lazim. Verimi yüksek, ikizlik orani yüksek, et orani yüksek olan damizliklarla birlestirilerek melezleme sistemi ile de hayvan varligimizi artirmamiz gerekiyor. Bu yönde çalismalarimizi sürdürüyoruz. Koç istasyonu Malatya’da kuruldugu zaman elimizde verimi düsük olan ikizlik orani yüzde 20 olan bir sürüde ya da karkas agirligi ortalama 50-60 kilo olan bir sürüde melezleme sistemiyle 70-80 kiloya çikartabiliriz. Karkas agirligini yine buna bagli olarak ikizlik oranini yüzde 20’lerden yüzde 50-60’lara tasiyabiliriz. Koç istasyonlarinin bize en önemli getirisi ve faydasi en iyi damizliklari kullanma imkani saglayacak olmasi. Bu istasyonda iyi koçlar kullanip bunlari her yil melezleme sistemiyle kendi irkina uygun ama verimi yüksek koçlari getirerek üreticilerimizin Ceylan Pinar’da ya da Ulas’a gidip koç aramalarinin önüne geçmis olacagiz. Kendi ilimizde koç istasyonumuzda yetistiricilerimizin taleplerini karsilayacagiz.

Yurt disindaki hayvancilik ile Malatya’daki hayvanciligi kiyasladiginizda hangi noktadayiz,  konuyla ilgili neler söylenebilir?

Yurt disinda gidip gezdigimiz ülkelerde sunu gördük onlar bizden önde. Belli bir STK oturmus belli bir çalisma ve birliktelik oturmus. Onlarin 40 yilda yaptigini biz 5 yila sigdiramayiz. Bizlerin bu konuda  biraz süreye ihtiyacimiz var. Bizlerde yeni yeni organize olmaya, birlik, kooperatif olarak yeni yeni kenetlenmeye basladik. Her seyi devletten beklememek lazim. STK’larin, odalarin, birliklerin, derneklerin üzerine önemli görevler düsüyor. Koltuk size seref vermez sizin koltuga seref vermeniz ve çalismaniz gerekiyor. Yetistiricilerin haklarini, hukuklarini bütün isteklerini belki yerine getiremezsiniz ama en azindan mücadele verip birkaç tanesini yerine getirirsiniz. Onlar daha çok makine sistemi ile çalisiyor. Özellikle büyük çiftliklerde, büyük üretim tesislerinde makineler araciligi ile her islemi gerçeklestiriyorlar. Bir örnek verecek olursak Belçika’da 2 bin baslik bir keçi çiftliginde toplamda 5 kisi yani bir aile çalisiyordu.  Bu aile makine ekipmanini iyi kullanarak tüm bunlari yapti. Bu yüzden biraz daha öndeler ve daha profesyoneller. Onlarin seviyesine gelebilmek için bizlerde yetistiricilerimizi üretime yönlendirmek adina egitimler veriyoruz. Makineleri her toplantida insanlarimiza tanitiyoruz. Onlardan faydalanmalarini istiyoruz.

2016’dan bu yana keçi ve koyunlarda ortaya çikan hastaliklar ve söz konusu kayiplar hakkinda neler denilebilir?

Bilinçli hayvancilik çok önemli biz yillardir bunun mücadelesini veriyoruz. Hayvanlarin belirli asi sistemleri var. Bu asi sistemlerinin kesinlikle yapilmasi gerekiyor. Bruselladir, saptir, çiçektir bu asilari yapmadigimiz zaman bir takim sikintilar ortaya çikiyor. Yavru atmalar oluyor bu sefer bir tane iki tane kuzunun parasiyla yaptirmamiz gereken asi parasi, ortaya çikan bu sikintilardan dolayi 100 tane kuzunun parasina denk geliyor. Bu yüzden muhakkak asilarinizi yaptirin. Çok fazla küçükbasta kayip olmamistir. Zamaninda asini yaptirmadigi için geçen yil 2016’nin ortalarinda bir ilçemizde 3-4 tane sürüde bir sikintimiz olmustu. Bu sene yine bir iki tane sürüde sikinti çikti onun disinda büyük bir hayvan telefi söz konusu olmamistir. Çünkü mümkün mertebe biz bütün ilçelerimizde, mahallelerimizde ne yapilip ne yapilmamasi gerektigini yetistiricilerimize anlatiyoruz.

Hayvan yetistiriciliginde yapilan yanlis uygulamalar ile ilgili neler söylenebilir, damizlik koyun ve keçi  yetistiriciliginde nelere dikkat etmek gerekir, devlet destekleri hakkinda neler aktarirsiniz?

Öncelikli olarak babadan, dededen kalma usullerle yapilan hayvancilikta geçmiste de gördük simdi de gördük bazi eksikliklerimizden dolayi, yaptigimiz usullerden dolayi hayvanlarimiz telef olabiliyor, hasta olabiliyor, zayiflayabiliyor, verimi düsüyor. Yasanan bu sikintilari ortadan kaldirmak için bugüne uygun hayvancilik yapmak gerekiyor. Kontrollerimizi yapacagiz, iç ve dis parazitlerle mücadelede gerek agiz sistemindeki yari açik, kapali sistemdeki havalandirmalar kontrol edilmeli. Havalandirmadan dolayi da hayvanlarimiz hastalik kapabiliyor. Ve o hayvanlarimiz ciger hastaligindan dolayi ve havasiz kalmasindan dolayi telef olabiliyor.  Bu noktada kesinlikle bilinçli hayvancilik yapilmasi lazim. Günümüze uygun asilama sistemi yapilarak hayvancilik yapmamiz gerekiyor.  Ilimizde tarim ve hayvanciligin sorunlari noktasinda yasanan bir takim sorunlar vardir. Sorunlar zaten hiçbir zaman bitmez. Ama biz bu sorunlari minimum seviyeye çekebilmek adina çalismalar yürütmekteyiz. Malatya’da hayvancilik yapan kisilerin devletin verdigi destekten faydalanabilmesi için, bütün projelerden en iyi sekilde faydalanmasi için mücadele veriyoruz. Yetistiricilerinde bu noktada üzerine düsenleri yapmasi lazim. Üretim alaninda alan ve destek bazli desteklerin yine topraga uygun ekim yapilabilmesi adina analizlerin iyi yapilmasi gerekli. Bu noktada çikan analiz sonucuna göre hareket etmek son derece önemli. Bunun haricinde devletin havza bazli ve alan bazli desteklere daha fazla destek vermesi lazim. Bugüne kadar verilen desteklerinde birçogunda bazi prosedürlerin ve bürokrasinin çok fazla olmasindan dolayi kirsalda yasayan yetistiricilerimiz, üreticilerimiz bu destekleri alamiyorlar bu yüzden söz konusu evraklarin biraz daha eksiltilmesi ve kolaylastirilmasi gerekli.

Üyeliklere katilmanin önemi hakkindaki düsünceleriniz nelerdir?

Üyeliklerle alakali herhangi bir sikintimiz yok. Üyelik hak ve ödevlerini hem birlik hem de üyenin yerine getirmesi gerekiyor. Bir birey olarak her hangi bir yerde hak ve hukuk konusunda müracaat etmek çok farkli olur birlik araciligiyla hareket etmek çok daha farkli olur.  Birlik sonuçta kafasina göre kurulmus bir sey degildir.  Birlik direk kanun üzerinde çalisma alani olan, Gida Tarim ve Hayvancilik bakanligina bagli olarak çalisan bir STK’dir.  Kurumlar ve KDV vergisi yoktur çünkü hizmet amaciyla çalisiyor.

Son olarak yetistiricilere neler tavsiye edersiniz neler eklemek istersiniz?

Gida ve su olmadan hiçbir canli yasayamaz eger güçlü bir ülke olmak istiyorsak kesinlikle ihraç eden ve ithal etmeyen bir ülke olmaliyiz.  Kendi ülkemizdeki topraklari en iyi sekilde degerlendirebilmek adina küçükbas hayvanciligina mera hayvanciligina daha fazla destek saglamaliyiz. Çünkü meralarimiz mevcut. Engebeli arazilerde Anadolu topraklarinda en iyi sekilde yapilan sey küçükbas hayvanciliktir. Eger bu engebeli alanlardan faydalanirsak Güneydogu Anadolu ve Dogu Anadolu bölgesinde 45 santim 1 metreye yakin otlar çürümeden milli ekonomiye katki saglayacaktir. Çünkü yem girdi maliyeti en düsük olan hayvancilik türü küçükbas hayvanciliktir. Bütün kurum ve kuruluslarin kesinlikle desteklemesi lazim. Yusuf Aleyhisselâm zamanindaki kitligin yasanmamasi adina kesinlikle üretmemiz lazim, damizlik hayvanlarinin da kesilmemesi lazim.  Et fiyatlari pahali olunca insanlar damizlik hayvanlari kesiyor, süt fiyatlari düstügü zaman damizlik hayvanlar kesiliyor. Bizim dengeyi korumamiz lazim.