Malatya
Giriş Tarihi : 23-08-2013 18:26   Güncelleme : 23-08-2013 18:26

Cuma Hutbesi'nde Katliamlar Dile Getirildi

Malatya’da okunan Cuma hutbesinin konusunu Misir ve Suriye’de yasanan katliamlar olusturdu. Malatya’daki camilerde, Diyanet Isleri Baskanligi tarafindan hazirlanan ‘Insanin katili, insanligin katilidir’ hutbesi okundu.

Cuma Hutbesi'nde Katliamlar Dile Getirildi


Insanlarin öldürülmesinin ne kadar günah olduguna iliskin ayet ve hadislerden örnekler verilen hutbede, su ifadelere yer verildi:
“Kur’an-i Kerim’in ve Sevgili Peygamberimizin bu mesaj ve uyarilarina ragmen ne yazik ki öldürme ve katletme günahina bugün en çok Islâm cografyasinda sahit olmaktayiz. Bütün dinler öldürmeyi lanetlerken, cana kiymayi en büyük cürüm ilan ederken yine de bütün dinlerin mensuplari kendilerine öldürmek için bahaneler bulmuslardir. Ne yazik ki bu biz Müslümanlar için de böyle olmustur. Bir çiçege, bir karincaya, bir kediye bile sefkat ve merhametle emredilen Müslümanlar dahi öldürmek için bahaneler uydurdular. Bu sebeple bugün Islâm cografyasinin hemen her tarafinda kan ve gözyasi akmaya devam ediyor. Gün geçmiyor ki bir kan ve gözyasi haberi duymayalim. Saltanat ve hükümranlik ihtirasi, güç ve iktidar tutkusu, baski, zorbalik ve zulüm, siddet, terör ve çatisma, ölüm, öldürme ve katliam hadiseleri her tarafta dehset saçiyor. Yüreklerimiz kan agliyor. Yanginlarla kasip kavruluyoruz. Dua etmekten baska bir sey gelmiyor elimizden. Yere düsen her damla kan, mazlumun gözünden dökülen her damla gözyasi, zihin ve gönül dünyamizi param parça ediyor. Duygularimiz köreliyor. Hislerimiz ölüyor. Aklimiz tutuluyor. Insanligimizdan utaniyoruz.
“Biyolojik, kimyasal ve nükleer her türlü silahi ürettiler. Acimasizca bu silahlari kullandilar. Silah tüccarlari, silah satabilmek için nice çatismalar çikartti. Nice düsmanliklar üretti. Irkçilik ugruna nice hayatlar soldu. Sömürgecilik ugruna nice canlar yok oldu. Isgallerle nice hayatlar son buldu. Saltanat ve hükümranlik ugruna nice masum insanlarin üzerine kursun yagdirildi. Dizginlenemeyen ihtiraslar, kin ve nefret yüzünden nice katliamlar yasandi. Terör sebebiyle nice analarin yürekleri daglandi. Töreler ugruna nice ocaklar söndü. Kan davalarinda nice aileler yok oldu. Mafyalar haksiz yere nice canlara kiydi. Nice büyük insanlar faili meçhul cinayetlerle katledildi. Yeryüzünde hep can pazari yasandi Evet, kardeslerim, bugün de dünyamizda bir can pazari yasaniyor. Bir yanda kana susamis Kabiller, diger yanda masum Habiller… Ancak unutmayalim ki onlarin yaninda “Öldürmeyeceksin!” diye emreden Musalar, cana kiymayi yasaklayan Isalar da var. Masum bir insani öldürmenin bütün insanligi öldürmeye esdeger oldugunu duyuran Islam Peygamberi var. Bir insani yasatmanin bütün bir insanliga can vermek oldugunu müjdeleyen, insanlari öldürmekle degil, yasatmakla mükellef kilan dinimiz var. Yasatmak, aglayanin gözünün yasini silmektir. Aç olani doyurmak, susuzlari suya kandirmak, olmayana vermektir. Düsene el uzatmaktir yasatmak. Insanlarin haliyle hâllenmek, derdiyle dertlenmek, yaralarina merhem olmaktir. Mazlumlarin yaninda yer almak, zalimin zulmüne karsi koymaktir. Süphesiz insan, öldürerek degil, yasattikça insanliginin farkina varir.
Bizler, yapilan zerre kadar iyiligin de kötülügün de karsiliksiz kalmayacagi ahret gününe inanan müminleriz. Inaniyoruz ki, insanlari öldürenler de muhakkak bir gün ölümü tadacaklardir. Habillerle birlikte Kabiller de huzura varip hesap vereceklerdir. Iste o günün siddetinden bu mübarek günde bu mübarek mekânda bizler Rabbimize siginiyoruz. O’na el açip diyoruz ki, “Rabbimiz bizleri Islâm’i dogru anlayip dogru yasayanlardan eyle. Bizleri öldürenlerden degil, yasatanlardan eyle, can alanlardan degil, cana can katanlardan eyle. Bizleri birbirimize can yoldasi eyle. Bizleri insanligini unutanlardan degil, insanca yasayanlardan eyle, su anda dünyanin çesitli yerlerinde yasama savasi veren kardeslerimize rahmetinle, nusretinle muamele eyle. Su mübarek vaktin hürmetine dualarimizi kabul eyle.”