Sağlık
Giriş Tarihi : 17-03-2021 15:24   Güncelleme : 17-03-2021 15:24

Covid-19 Beyni 10 Yıl Yaşlandırabiliyor!

Bir bireyin böbrekleri, akciğerleri, karaciğeri ve kalbi  sağlıklı kalırken, beyni bu organlara oranla daha hızlı yaşlanabilir mi? Bu sorunun yanıtı ne yazık ki “evet”. Bunlarla ilişkili olarak son yıllarda üzerinde durulan “Bilişsel Rezerv Teorisi”; beynimizin bir kumbara gibi doğuştan itibaren beslenme biçimimiz, aldığımız eğitim, yaşam tarzımız ve geçirdiğimiz hastalıklar sonucunda zenginleştiği ya da fakirleştiği, bir başka ifadeyle ‘erken yorulduğu’ esasına dayanıyor. Peki beynimizi hızla yaşlandıran faktörler neler? 

Covid-19 Beyni 10 Yıl Yaşlandırabiliyor!

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı, Acıbadem Taksim Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin beynimizde hasar oluşturan 6 problemi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

COVID-19 ENFEKSİYONU

Imperial College London’da yapılan bir araştırmada; Covid-19’un bilişsel (kognitif) etkileri incelendi. Araştırmada; bu hastaların bir bölümünde Covid-19 enfeksiyon bulguları düzeldikten aylar sonra dahi devam edebilen dikkat, bellek ve odaklanma bozukluğu tarzında bir çeşit ‘zihin bulanıklığı’ tanımlandı. Yapılan IQ testlerinde ise hastaların Covid-19 enfeksiyonu öncesine oranla yüzde 10’a varan kayıp yaşadığı gösterildi. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, “Bu tablo da Covid-19 geçiren hastaların bazılarının beyinlerinin en az 10 yıl yaşlandığı anlamına geliyor ve pandemi önlemlerine sıkı sıkı bağlı kalmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.” diyor.

BEYİN DAMAR HASTALIKLARI

Kolesterol yüksekliği,  kalp ritim ve kapak bozuklukları, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) ve diyabetin neden olduğu beyin-damar hastalıkları, beyni yoran önemli hastalıklar arasında yer alıyor. İyi kontrol edilemeyen şeker ve kan basıncı düzeyleri, kalp ritmini etkileyen durumlar ve damar sertliğine (ateroskleroz) neden olabilen kolesterol yükseklikleri, beynin kanlanmasını bozarak yavaş veya ani gelişen beyin hasarına yol açabiliyor. “Ani gelişen olaylar genellikle semptomatiktir, yani belirti verir. Ancak tanı konularak tedavi edilebilse de çoğu hastada beyin dokusunda ciddi kalıcı hasar oluşuyor.” uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, şöyle devam ediyor. “Özellikle kontrol altında olmayan diyabet ve hipertansiyon gibi durumların neden olduğu küçük damar hastalıkları ise eğer beynin kritik alanlarını, örneğin bellekle ilgili alanları etkilemediyse çoğunlukla sessiz ve sinsi seyrediyor.”  Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin uyku sırasında salgılanan hormonların beyin ve ruh sağlığı için büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Ayrıca gün içerisinde beyinde üretilen anormal yapıdaki proteinler uyku sırasında beyinden temizleniyor. Uyku düzensizliği bu anormal proteinlerin birikerek Alzheimer hastalığına yol açan patolojik sürece katkıda bulunmasına yol açıyor. Bu nedenle uyku bozuklukları sadece beyni yoran değil aynı zamanda doğrudan Alzheimer hastalığıyla ilişkili olabilen ciddi klinik durumlardır.” diyor.

Çoğunlukla beslenme eksikliği ile ilişkili olan, ancak mide ve bağırsak hastalıkları sonucunda emilimin bozulması nedeniyle de görülebilen B1, B6, B12 ve D vitamini, folik asit gibi vitaminlerin veya demir gibi önemli yapıların eksikliği sinir hücrelerinin fonksiyonunu bozuyor ve bu eksiklik uzun sürerse, beyinde kalıcı hasara yol açabiliyor.  Sinir hücrelerinde her saniye yüzlerce kimyasal reaksiyon gerçekleşiyor. Bu kimyasal reaksiyonların en önemli yapıtaşları arasında; sodyum, potasyum, klor ve magnezyum gibi elektrolitler yer alıyor. Beslenme yoluyla bu elektrolitlerin eksik veya fazla alınmaları, yetersiz su içmek veya kronik böbrek hastalıkları vücutta elektrolit bozukluklarına yol açabiliyor. Böbreklerin filtreleme görevini yapamaması sonucunda böbrekten atılması gereken ilaçların kan düzeyinin çok yükselmesi aşırı dozda ilaç almışçasına beyinde yan etkilere neden olabiliyor. Örneğin kan sulandırıcı bir ilacın böbrekten atılamaması ve kanda aşırı doza ulaşması beyin ve diğer organlarda kanamaya yol açabiliyor. Yaşlılıkta görülen böbrek bozukluklarının önemli bir bölümü yetersiz su içmeye bağlı olarak görülüyor.

Beyni erken yaşlandıran bir başka önemli etken ise; pandemide sosyal izolasyon nedeniyle çoğumuzun dert yandığı; ‘hareketsizlik’. Covid-19 pandemisindeki önlemlere uyarak hiç evden çıkmayan, hareketsiz kalan ve yoğun stres yaşayan yaşlı bireylerin Covid-19 geçirmedikleri halde bilişsel yetilerinin beklenenden çok daha hızlı bozulduğu belirtiliyor. Bu da hareketsizliğin ve stresin beynin yaşlanması üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor.

BEYNİN YORULDUĞUNU GÖSTEREN 6 ÖNEMLİ İŞARET!

Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seçkin, “Beynin yorulduğunu, bir başka deyişle hasar gördüğünü gösteren en önemli işaret, işlevselliğimizin azalmış olmasıdır.” diyerek yorgun bir beynin ilk sinyallerini şöyle anlatıyor:  Daha önce kısa sürede yaptığınız bir işi daha uzun sürede yapmaya başlamışsanız, hatta tamamlamakta zorlanıyorsanız,  Aynı anda birden fazla işi yürütmekte güçlük çekiyorsanız,   Randevuları, faturaları takip etmekte zorlanıyorsanız,  Gün içi yorgunluk, uyuklama hali başlamışsa,  Hobilerinize karşı ilgi ve motivasyonunuz azaldıysa,  Basit bir alışveriş listesini yazılı olmadan hatırlamakta zorlanıyorsanız işlevselliğiniz etkilenmeye başlamış demektir.>>HABER MERKEZİ