Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 24-04-2014 12:48   Güncelleme : 24-04-2014 12:48

Çocugunu kaybeden annenin izdirabi ihtiyarlamaz

Kürt sorununu biri Kürt, biri Türk iki kadinin gözünden anlatan, 50’nci Antalya Altin Portakal Film Festivali’nden en iyi film dahil, 3 ödülle dönen Ferit Karahan imzali Cennetten Kovulmak, yarin vizyona girecek

Çocugunu kaybeden annenin izdirabi ihtiyarlamaz

Cennetten Kovulmak,  birbirinin hayatindan tamamen habersiz, birbiriyle ayni kaderi yasayan iki kadin; 24 yasindaki Istanbullu Emine ile 8 yasindaki Muslu Ayse’nin hikayesini anlati. Asil yikimin kiyametin bir provasi olan savas alaninda degil daha sonra gerçeklestigini, yegâne savas magdurlarinin geride kalan kadinlar ve çocuklar oldugunu vurguladi.

Çogu göç etmek zorunda kalan Kürt isçilerin çalistigi bir insaatta mühendis olan Emine, askerde olan kardesini bir çatismada kaybeder. Emine için Kürt sorunu, sadece televizyonda gördügü ve anlam veremedigi çatismalardan ibaretken kardesinin ölümü ve insaatta karsilastigi bir kaza, Emine’nin Kürtlere bakisiyla hayatini degistirir. Emine, bütün geçmisini karsisina alip bir karar vermek zorundadir. Mus’un bir köyünde, kalabalik bir ailede yasayan 8 yasinda Ayse, televizyondan ve ögretmeninden tanidigi Istanbul’a büyük bir hayranlik duymaktadir. Ta ki Istanbul’da üniversite okuyan agabeyi Mehmet’in köye gelisine kadar. Politik bir örgüt mensubu olan Mehmet, köyde korucular tarafindan öldürüldükten sonra Ayse’nin yasami alt üst olur. Emine ve Ayse, içinde bulunduklari bu görünmez savasta bir taraf olmaya sürüklenir. Birbirlerine göre karsi tarafta olan bu iki kadin, adim adim yalnizlasarak birbirlerinin geçmislerine ve geleceklerine dogru tersine bir yolcuga baslar.

Filmin senarist ve yönetmenligini yapan Ferit Karahan, kazanani olmayan bu savasta hatiralarda en taze olan seyin, ölülerini gömen anneler oldugunu söyledi. “Çünkü acilari ilk günkü gibi taze, hiçbir zaman ihtiyarlamiyor. Kapilarda çocuklarini bekleyen annelere çocuklarinin ölüm haberi gelmesin diye kulak kesildigimiz dünyalarimizdan çikip sagirlastigimiz dünyalari duymak zorundayiz. Savasi besleyen, onu çikaranlar degil, bu savasa duyarsiz kalanlardir. “Cennetten Kovulmak”; 30 yildir süregelen Kürt- Türk çatismasina karsidakinin gözüyle bakiyor. Objektif bir bakisla ve iki tarafa da esit mesafede durarak…”

Kadrosunda, Ezgi Asaroglu (Emine), Rojin Tekin (Ayse), Jülide Kural (Gülnar), Mirza Metin (Ustabasi Mahmut), Gülistan Acet (Narin), Aziz Çapkurt (Yusuf), Bünyamin Kavrut (Kürsat) ve Alan Ciwan’in (Mehmet) yer aldigi filmin yapimciligini FK Film, ortak yapimciligini ise Blue Door Production (Italya)  üstlendi.

Çekimleri Istanbul’da ve en son Yilmaz Güney’in “Aç Kurtlar” filmini çektigi Mus’ta gerçeklestirilen Türk-Italyan ortak yapimi “Cennetten Kovulmak”; 21 aylik post-prodüksiyon sürecinin ardindan galasini gerçeklestirdigi 50’inci Uluslararasi Antalya Altin Portakal Film Festivali’nde En Iyi Film, En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu ve Jüri Özel Ödüllerinin sahibi oldu.

CENNETTEN KOVULMAK

2000’li yillarin basi Türkiye... Birinci gündem maddesi; çöken ekonomi... Çogunlugun, savasin bittigini düsündügü bir dönemde, savasin etkileri devam etmektedir. Emine, bir insaatta elektrik mühendisi olarak çalismaya baslar. Tam bu sirada askerde olan kardesi bir çatismada yasamini yitirir.

 

Bittigi söylenen savasin devam ettigi Mus’un küçük bir köyünde, kalabalik ailesiyle yasayan Ayse neseli bir kizdir. Sehirli olan her seye hayran olan Ayse, bir Istanbul meraklisidir. Kamyonculuk yapan babasindan en büyük istegi, kendisini Istanbul’a götürmesidir. Ayse, Istanbul’da okuyan abisinden sürekli Istanbul’a dair bir seyler ister.  Kardesinin acisi devam ederken Emine, ise dönüp günlük hayata adapte olmaya çalismaktadir. Hiç alisik olmadigi insaat ortaminda isini ögrenirken, ayni zamanda kendini o güne kadar sahit olmadigi bir sosyal yapi içinde bulur. On alti yasinda, insaatta kaçak olarak çalisan Kürsat, hayatinda ilk kez bir kadini otorite olarak görmesinden ve hiç tanik olmadigi bir kadin tipi olan Emine’den etkilenir. Savas kosullarinin yoksullastirdigi bölgeden ailesine yardim etmek için Istanbul’a gelen Kürsat, çaliskan bir isçidir. Talihsiz bir is kazasi sonucu ölümü sonrasi, Kürsat’in ortada kalan cesedinin yasal islemlerini Emine üstlenir. Baskilar nedeni ile çocuklarini kaybeden Ayse’nin ailesi, ellerinde kalan tek çocuklari Ayse’yi kaybetmemek için Istanbul’a tasinir. Ayse hayalini kurdugu Istanbul’a, ailesi ise gelecegi belli olmayan bir sehre gitmektedir. Emine, vicdanin sesini dinleyip Kürsat’in cesedini memleketine kendisi götürmek için yola çikar. Emine ve Ayse’nin birbirlerinin geçmislerine ve geleceklerine, tersine bir yolculuklari baslar.