Yazar
Giriş Tarihi : 28-06-2018 02:03   Güncelleme : 28-06-2018 02:03

CHP GİRDAPTA, İNCE YENİ UMUT

“CHP ve Kılıçdaroğlu Muharrem İnceyi, her kongrede kendisine rakip olarak çıkmasını engellemek için Cumhurbaşkanlığına aday göstererek ve böylece seçimi kazanamayacağını bilerek onu meclis dışında kalacağı hesabını yaptı“ diyenlere karşı ben bunun yanlış olduğunu söylüyorum

CHP GİRDAPTA, İNCE YENİ UMUT
“CHP ve Kılıçdaroğlu Muharrem İnceyi, her kongrede kendisine rakip olarak çıkmasını engellemek için Cumhurbaşkanlığına aday göstererek ve böylece seçimi kazanamayacağını bilerek onu meclis dışında kalacağı hesabını yaptı“ diyenlere karşı ben bunun yanlış olduğunu söylüyorum. Muharrem İnce bunun böyle olduğunu biliyordu. Ancak onun hesabı başkaydı. O, CHP Genel Başkanlığına aday olurken bazı illeri gezmiş, nabız yoklamış ve plânlarını ona göre yapmaya başlamıştı. Zamansız olarak tek başına bunu yaparak Anadolu’yu CHP tabanına ulaşmaya kalksa yanlış olurdu. Partiden ihraç edilirdi. Sıkıntıya düşerdi. Erken seçim kararıyla bu şans karşısına çıkınca hiç fırsatı kaçırmadı. Buna göre yeni sistemde Cumhurbaşkanlığına aday olurken onun hesabı tek tek bütün illeri gezerek partisinin tabanına ulaşmak… Onlarla birlikte olmak... Onların nabzını tutmak… Onlara kendini anlatmak… Ve onlarla genel başkanlığa giden yolda bir kez daha beraber olarak kendini anlatmaktı. Bu bulunmaz bir fırsattı. Meydanlara çıkarken elbette bir muhalefet partisi başkanı gibi değil ancak bir muhalefet lideri gibi Erdoğan’a karşı mücadele ederken asıl hesabı Kılıçdaroğlu idi. CHP tabanına böylece ulaşarak… Onlara giderek, onlara meydanlarda propaganda yaparken esas amacının parti tabanına kendisini anlatmaktı. Cumhurbaşkanlığı adayı olarak meydanlarda konuşurken alttan alttan tabanı kendine çekiyor... Kendini onlara daha iyi anlatıyor… Daha iyi tanıtıyor… Kendini onlara gösteriyordu. “Ben CHP Genel Başkanı olmaya hazırım“diyordu. İster üslup… İster demagoji… İster nutuk… İster liderine muhalif olma… İster vaatler… İster yapacakları plân veya projeleri bir bir tabanına anlatarak geleceğe zemin hazırlamaktı. Muharrem İnce bunu başardı. Kılıçdaroğlu’nun koltuğunu sallamaya başladı… Her ne kadar Erdoğan’a karşı başarılı olamadıysa da Kılıçdaroğlu’na… Yani kendi partisinin Genel Başkanına karşı tek başına verdiği mücadeleyi partisinden ve liderinden fazla oy alarak başarılı oldu. CHP oyları milletvekilliğinde yüzde yirmi iki civarında kalırken İnce’nin oyları tek başına yüzde otuzu geçti. Bu demektir ki CHP de İnce’nin varlığı bir güç. Bir beklenti… Bir yeni umut… Bir kazanım… Bir veliaht… Bir gelecek… Bir lider… Partisini sırtlamış, kendini ispatlamıştır. CHP de şimdi yavaş yavaş sular ısınacak. Kazanın altına İnce sürekli odun atacak ve suyu sıcak tutacak. Kaynama noktasına geldiğinde ise CHP’yi kaynatacak. Yani CHP de bundan sonra sular durulmayacak. Kılıçdaroğlu kendi eliyle kendine bir rakip çıkardı. Aslında Erdoğan’a karşı çıkardığını ve ondan kurtulacağını düşünüyordu ama İnce CHP’ye yeni umut oldu. Zaman bunu gösterecek. İnce bu seçimde bunca oy desteğinden sonra bir kenara çekilip, beş yıl sonra yapılacak milletvekilliği seçimini bekleyecek biri değildir. Bıçak bileyecek, geleceğe, CHP’nin tabanına sürekli göz kırpacak ve “ben hazırım, haydi” diyecektir. Kısaca, CHP Genel Başkanlığı için Cumhur adaylığı bahane İnce şahaneydi.