Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 20-08-2013 13:07   Güncelleme : 20-08-2013 13:07

Bulunan eserler tarihi degistirdi

Roma Lasepianza Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Ögretim Üyesi, Arslantepe Höyügü Kazi Baskani Prof. Dr. Marcella Frangipane, geçen yil çoban kültürü döneminde bulunan büyük binanin Arslantepe’nin tarihi hakkinda bilinen bilgileri degistirdigini belirtti

Bulunan eserler tarihi degistirdi

Roma Lasepianza Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Ögretim Üyesi, Arslantepe Höyügü Kazi Baskani Prof. Dr. Marcella Frangipane, bu yilki kazi çalismalarina yeni baslandigini belirterek, çok güzel bir bina bulduklarini, binanin eski tunç çagindan kalma milattan önce 2 bin 200’lü yilara ait oldugunu anlatti. Marcella Frangipane, saraydan sonra bir büyük yangin oldugunu ve saraydan sonra sadece çoban evlerinin var oldugunu sandiklarini, geçen yil sürprizle karsilastiklarini ve  büyük bir bina bulduklarini, binanin Çoban dönemiyle ayni dönemde tepe üstüne bina insa edilmis oldugunu belirterek sunlari dedi:  “Arslantepe saray döneminden sonra da merkez olma özelligini korumus. Buldugumuz o binayi bu yil insallah komple açacagiz.”

Frangipane, sunlari bildirdi: “Eski tunç çagindan kalma büyük bir duvar var, bina o duvarin altinda devam ediyor. Duvari kaldiriyoruz, bina duvarin altinda devam ediyor. Tabanda her sey var, küpler, bakirdan yapilmis iki güzel esya var, bu eserler müzede. Bu sene daha fazla eser bulacagiz. Geçen yil ki buluntularla tarih biraz degisti. Önce herkes çoban sisteminin küçük evlerden olusan, büyük olmayan bir kültür olarak biliyordu. Geçen yil çok büyük bir bina bulduk, bu yeni bir sey, eski tunç bir dönemine ait. Milattan Önce 3 bin ile 2 bin 900 yilari arasinda basliyor. Çoban kültüründe devlet bitiyor, devletin degisik bir tipi var, liderleri vardi. Birkaç yil önce biz burada bir kral mezari bulduk. Mezar çok zengin bir mezar, metal, bakir ve gümüs esereler vardi. Buldugumuz eserler Malatya müzesinde. Kral mezari sunu gösteriyor, saraydan sonra bir lider vardi. Arslantepe’de 2 büyük dönem var. Önce Mezopotamya ile baglanti vardi. O zaman Mezopotamya’daki ayni sistem, ayni kültür basliyor ve devam ediyor. Sonra burada bir sey oldu, belki bir savas belki oldu. Bu sistem bitti. Daha sonra Anadolu baglantisi basliyor. Dogu ve Orta Anadolu ile birçok baglanti var. Ögregin, Alisar ve Alacahöyük ile baglanti vardi, bu dönemde devlet bitiyor. Hitit döneminde devlet tekrar basliyor.”

Malatya Il Kültür ve Turizm Müdürü Dervis Özbay, Arslantepe’nin tanitiminin daha da artmasi için açik hava müzesinin önemli oldugunu belirterek, açik hava müzesiyle birlikte insanlarin höyüge ilgisinin arttigini, 2012’de 11 bin 200 kisinin höyügü ziyaret ettigini, bunun az bir rakam olmadigini, açik hav müzesinin bu kadar ilgi görmesinin hos oldugunu ve yabanci turistlerin ilgi göstermesinde önemli oldugunu kaydetti.

Dervis Özbay, Nemrut ile beraber Arslantepe’nin de turizme kazandirilarak, dünyaya tanitilmasi ve turist çekmesinin Malatya için önem arz ettigine isaret ederek, “Arslantepe’yi, bulunan eserleri ve Malatya Müzesini dünyaya tanitmak zorundayiz. Malatya’nin Tümülüsleri, kaya mezarlari dahil, Müze Müdürlügümüz ile birlikte tüm Malatya’yi taradik, çogunun tescilini sagladik. Tescil bekleyen eserler var. 540 sayfalik kültür envanteri hazir hale geldi, parasini hazirladik. En kisa zamanda ihalesi yapilacak. Bir ilin olmazsa olmazi kültür envanteridir. Yeni eser tescilleri de yapilmaktadir, tesciller yapildikça envanterinde yenilenmesi gerekiyor” diye konustu.

Malatya Müze Müdürü Tevhid Kekeç, sunlari bildirdi: “ Arkeolojik kazilar göründügü gibi degil. Kazi çalismalari bir ekip isi, bu sadece müzenin, Kültür Bakanligi’nin bir isi degil, bu konuya üniversitelerin daha çok egilmesi lazim, üniversiteler ekibini kurdukça Bakanlik’tan izin alindikça kazi çalismalari baslatiliyor. Bölgemiz 1968 ile 1978 yillari arasinda barajlardan dolayi, Istanbul Arkeoloji Müzesi, Istanbul Üniversitesi, Orta Dogu Teknik Üniversitesi ve Roma Lasepianza Üniversitesi 10 yil boyunca alan taramasi yapti. Degirmentepe, Cafer Höyük gibi alanlarda kurtarma kazilari tamamlanmis.”

Geçmiste kaz çalismalarinin uzun sürdügünü animsatan Tevhid Kekeç, ekonomik nedenlerden dolayi kazi sürelerinin kisaldigini sözlerine ekledi.