Röportaj
Giriş Tarihi : 16-12-2020 16:12   Güncelleme : 16-12-2020 16:23

Başkan Özcan Kayısıda Alternatif Ürün Arayışında Olanlara Seslendi

Kuru kayısı 2020 yılında ihracat sınavını başarı ile verdi. Kayısıda ihracat rakamı düşük olsa da gelir önceki yıla göre fazla. İhracattaki dalgalanmaların durduğu ve Kayısı piyasasında yükselişin başladığı bugünlerde, Kayısıya alternatif ürünlerin ekilmesi gerektiği fikirleri ortaya atıldı. Malatya’nın ikinci ve üçüncü bir hasat dönemine ihtiyaç duyduğunu söyleyen Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ise “Kayısı bu ilin kaderi. Alternatif ürün aramaktan ziyade bu ürünü hak ettiği yere taşımak bizim önceliğimiz olmalıdır.” dedi.

Başkan Özcan Kayısıda Alternatif Ürün Arayışında Olanlara Seslendi

 

Kayısı üreticileri fidanlarını geleceğe ulaşması için toprakla buluşturdu. Çoğunlukla Kayısı fidanlarını tercih eden Çiftçiler, alternatif ürün fikrine kapıldı. “Kayısı ’da gelecek yok. Alternatif ürün bulmamız şart.”  fikri ortaya atılınca, bu durumu Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’a sorduk.

Kayısıya Alternatif Ürün Aramak sizce doğru mudur?

Bu meseleye biraz daha klasik söylemlerden uzak bir şekilde profesyonel ve akademik olarak bakmak zorundayız. Malatya bir tarım şehri. Malatya’da tabi ki sanayi gelişecek. Burada Malatya bir tarım şehri derken sanayileşmemin ve sanayinin gelişmesinin önüne engel değil. Tarım nasıl ki ülkenin milli politikalarından biriyse, yerelde her şehrin milli politikasıdır. Tarım demek üretmek demektir. Tarım şehri olma yolunda emin adımlarla giden bir şehir için elbette üründe çeşitlilik olacak. Mesela sadece üreticiye yılda bir hasat kaldırmaktan çıkıp ikinci bir hasat kaldırmasını sağlayacak çözümler üretilmesi gerekiyor. İkinci bir tarım ürünü, üçüncü bir tarım ürünü gerekiyor bize, Alternatif ürün değil. Ama, Kuru kayısıya alternatif bir üründen bahsetmeyeceğiz. Her şehrin swot analizlerde fırsatları var. Kuru kayısı Malatya için bir fırsat. Bunun alternatifini aramayacağız. Bunun bir alternatifi yoktur. Üretici açısından baktığımızda, şehrin ekonomik gelirini arttırma açısından baktığımızda kuru kayısıdan sonra ikinci bir ürüne ihtiyacımız var. Üçüncü bir ürünün hasadını kaldırmaya ihtiyacımız var. Bu hem üreticiyi kalkındırma açısından, hem şehrin ekonomisini kalkındırma açısından önemlidir.

Peki, Kayısının Malatya açısından önemi nedir, ekonomik olarak bir potansiyele sahip mi, Çiftçi ne zaman Alternatif ürün arayışına girmeli?

Kuru kayısıya bugün, dünyada Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Belgesiyle taçlandırılmış bir ürüne alternatif aramak, çok mantık dışıdır. Bütün dünya bu ürünün Türkiye’de ve Malatya’da en yüksek kalitede ve en uygun besin değeri ile üretildiğinin belgesini size vermiş. Bütün Dünya kabul etmiş ve siz bu belgeyi almışsınız, ama alternatif ürün mantığı ile bunu reddetmiş olursunuz. Bugün ürettiğiniz ürünün yüzde 90’ı ihracat ürünüdür. Antep fıstığı ile kıyasladığınızda iç tüketimde tüketim miktarı ihracatın çok üzerinde kalıyor. Antep fıstığının yıllık 40 bin ton ihracatı var. İç piyasadaki tüketimi 150 bin ton.  Kuru kayısıda yılda ortalama 120 bin ton üretim yaptığınızı düşündüğünüzde bunun 100 bin tonu ihraç ediliyor. İç tüketim miktarı ihracatınızın yüzde 15’ine tekabül ediyor. Bu ürüne alternatif ürün aramak anlamsız ve yersizdir. Bugün 4 Milyar Dolar raf değeri ve cirosu olan, çeşitli şekillerde entegre edilerek tüketicinin markette raflarda damak tadına sunulan bir ürünü siz hala ekonomik olarak bu pastadan 250 Milyon Dolar ile yetiniyorsanız, o zaman siz bu ürünü hak ettiği yere hala taşımış değilsiniz. Ne zamanki dünyada kuru kayısı tüketimi 100 bin tondan 20 bin tona geriler, o zaman üreticide bu ürünün karşılığı yoktur kanaati oluşursa alternatif ürün üretebilirsiniz. Pandemiye ve ekonomik sıkıntılara rağmen, gıda sektöründe temel tüketim maddelerinin dışında kalan ürünlerin bu süreçte yorgun düşmesine rağmen 100 bin tona yakın bir ihracat gerçekleşiyorsa bu ürün çok kıymetlidir. Bunun farkında olmak lazım.

Kayısı Uluslararası pazarlarda hak ettiği yerde midir?

Belki bugüne kadar ihmal ettiğimiz, yapamadığımız ve gerçekleştiremediğimiz yeni fırsatları yaratıp bu fırsatlarla beraber ürünün ambalajlama, entegre ve ürünü direkt tüketiciye sunma, yeni pazarlar açma düşüncesini hayata geçirmemiz gerekiyor. Bugün 112 ülkeye ihracat gerçekleştiriyorsanız bunun 120 ülkeye çıkarma zorunluluğumuz var. Girmediğimiz açık pazarlar var halen. Uzakdoğu pazarlarında halen istediğimiz noktada değiliz. Dünya nüfusunun büyük bir bölümünü barındıran ülkelerde halen arzu ettiğimiz noktalarda değiliz. Ürünü ambalaj model ve şekillerinin tüketicinin arzu ettiği hale dönüştürülmesini sağlamış değiliz. Pazarlamada ve tanıtımda, Avrupa ve Dünya’da halen sıkıntılarımız ve eksiklerimiz var. Biz bu ürüne sahip çıkacağız. Bu ürün yıllık ortalama çekirdek ihracatı ile birlikte 300 milyon dolar gelir sağlıyor.  Hedefimiz şuanda market değerinin ve cirosunun 4 milyar dolara ulaştığını gördüğünüz bir ürünü, ciddi politikalarla kısa vadede kuru kayısıyı 500 milyon dolara taşıyacak çalışmalarımız var. Bütün paydaşlarımızın üzerine düşen görevi yapma zorunluluğu var. Kayısı Malatya’nın kaderidir. Alternatif ürün aramaktan ziyade bu ürünü hak ettiği yere taşımak bizim önceliğimiz olmalıdır.

Ebubekir Atilla’nın Röportajı