Genel
Giriş Tarihi : 28-05-2018 15:38   Güncelleme : 28-05-2018 15:38

"Bağımlılık Aileden Kopuşu Getirebilir"

Günümüz hastalığı olan teknoloji bağımlılığı belki de en çok çocuklarda gözlemleniyor. Sürekli eğlence amaçlı teknolojiyi kullanmak isteyen çocukların bu tutumu da maalesef aile içi tartışmalara sebep oluyor. Bu noktada sorunun çözümü için arabuluculuk etkili olur mu? sorusunu Arabulucu Avukat Abdullah Demirel’ e yönelttik. Demirel “Bilgisayarlar artık hayatımızın vazgeçilmezi.  Biz yetişkinler bile birer bağımlı hale gelmişiz. O yüzden topyekûn bir çözüm üretmemiz lazım. Bu konuda sorun yaşayan aileler olursa, kendi bünyesinde kişi bu konuda çözüm yolu arayışı içine girip gelirse onlara yardımcı olmaya hazırız.” dedi

Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak her geçen gün ‘çocuğum teknoloji bağımlısı’ diyen ve dert yanan aileler türemekte.  Çocuklarının akıllı telefon, tablet ve bilgisayarla çok fazla vakit geçirmesinden şikâyetçi olan aileler de bu süreçte soluğu arabuluculukta alıyor. Müzakereci Arabulucular Derneği’ nin bu kapsamda yapmış olduğu çalışmalarda her 4 bağımlı çocuktan 3’ ü bağımlığın önüne geçti.  Ortaya çıkan bu sonucu konuştuğumuz Arabulucu Avukat Abdullah Demirel bu konuda açıklamalarda bulunarak hem uyardı hem de çözüm yolları sundu. “ANNE VE BABANIN BULAMADIĞI BİR ÇÖZÜM TARZINI ARABULUCU TEKLİF EDEBİLİR” Arabulucu Avukat Abdullah Demirel açıklamasında: “Müzakereci Arabulucular Derneği’nin yaptığı bu çalışma, güzel bir çalışma olmuş. Günümüzün en önemli sonralarından birisi teknoloji bağımlılığı. Çocuklarımız maalesef gerek ebeveynlerin yanlış yönlendirmesi veya yanlış tutumu, teknolojinin getirdiği bazı nimetler, oyun gibi nedenlerle gerekli olan yetişme ve gelişme sürecinin dışında zamanlarının çoğunu bu gibi şeylerle öldürüyor.  Anne babalarda tabi bu konuda üzüntü duyuyor. Çözüm bulmaya çalışıyor, fakat olması gerektiği gibi davranmamaları sonucu belki çocukları ile aralarındaki mesafeler açılıyor.  Bunun sonucunda çocuklar hiç bir şekilde söz dinlememeye başlayabiliyor ve gereksiz çatışmalı bir ortam oluşuyor aileler arasında. Derneğin yaptığı çalışma gerçekten takdire şayan. Her 4 kişiden 3’ ünde olumlu netice almaları güzel olmuş, bizde burada buna benzer şeyler yapabiliriz. Bu tür davalar gençlerin veya çocukların başvurmasıyla biraz zor ama bu konuda üzüntü, sıkıntı duyan çözüm üretemeyen veya buldukları çözümden yeterince netice alamayan anne ve babalar bize başvurabilirler. Eğer bu şekilde bir başvuru olursa hem mesleki anlamda bilgi ve tecrübelerimizle hem de daha önce yaptığımız pratik çalışmalarla bu anlamda da arabuluculuk yapılabilir, çözüm üretilebilir. Belki çocuğun gencin anne ve babanın bulamadığı bir çözüm tarzını arabulucu teklif edebilir” ifadelerine yer verdi. “GENCİN, ÇOCUKLARIN,  AİLELERDEN KOPUŞUNUN BAŞLANGICI OLABİLECEKTİR” Demirel daha sonra: “Tamamen teknolojiden koparmada yanlış. Kendi evinde, odasında oynayamadığı zaman bu sefer genç kendini dışarı atarak farklı arkadaş ortamlarında, farklı mekânlarda teknolojiye ulaşmak için böyle farklı yerlere gidecektir. Bu da gencin, çocukların,  ailelerden kopuşunun başlangıcı olabilecektir, bu şekilde bir tehlike söz konusu.  Bunun önüne geçmek için aileler ve çocuklar arasında bir köprü olup çocuklarla iletişimin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için tamamen yasaklama yerine belli saatlerde belli şekillerde faydalanmasını sağlamak gerekir, teknolojinin olumlu yönlerini ortaya çıkarma sağlanmalı. Farklı alternatifler geliştirmek gerekir ki bilgisayarlar artık hayatımızın vazgeçilmezi.  Biz yetişkinler bile birer bağımlı hale gelmişiz bu da bir gerçek.  Buna hep beraber topyekûn bir çözüm üretmemiz lazım. Bu konuda sorun yaşayan aileler olursa ya da kendi bünyesinde kişi bu konuda çözüm yolu arayışı içine girip gelirse bu konuda onlara yardımcı olmaya hazırız” sözlerini kullandı. “EN ÇOK KARŞILAŞILAN UYUŞMAZLIK KONUSU İŞ VE İŞVEREN ARSINDAKİ UYUŞMAZLIKLAR” Son olarak Demirel arabuluculuk için şunları söyledi: “Arabuluculuk 2012’ de yasalaştı 2013 gibi yürürlüğe girdi Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu. Bizim ikinci mesleğimiz aynı zamanda arabuluculuk. Hukuki uyuşmazlığın birçoğunda ne kadar hızlı, ne kadar etkin çözümler alındığını kendi baktığımız uyuşmazlıklarda gördük. Biz uzun süren yargılamalar masraflı işler, harç, giderler bunların tamamını arabuluculuk ortadan kaldırıyor.  Bize başvuran kişiler olduğunda usul kuralları yok adliyedeki gibi, tamamen tarafların iradesiyle ilgili karşılıklı veya ayrı ayrı görüşmelerle uyuşmazlık yaşayanların sorunlarını gidermeye çalışıyoruz. En çok karşılaşılan uyuşmazlık konusu iş ve işveren arsındaki uyuşmazlıklar olduğunu görüyoruz. Bunun dışında kira, gayrimenkul, alacak- verecek, aile hukuku geliyor. Ancak boşanma gibi davalar hâkim gözetiminde yapılıyor. Ticari uyuşmazlıklarda şimdi arabuluculuğu belli konularda zorunluluk olarak getirme çalışmaları var. Yine aile hukukunda belli konularda zorunlu arabuluculuk yapılması için çalışmalar söz konusu. Yasalarımızda yapılan değişiklerle zorunlu hale getirildiği zaman arabuluculuk belki dava açılmadan önce meseleler kolayca halledilecektir. Mesela hiç bir şekilde bir şirket mahkeme salonlarında adının anılmasını istemez bu aynı zamanda ticari itibar kaybına neden olur, bazı olumsuz kanaatlerle beraber kişiler belki mahkemeye çıkan ticari şirketle işlerini sınırlandırabilirler. Böyle birçok yaşanan sıkıntı görüşülerek anlaşılarak ortadan kaldırılabilir.” >>Hanife Sarı (Özel Haber)