Yazar
Giriş Tarihi : 07-12-2020 17:11   Güncelleme : 07-12-2020 17:11

AŞI MESELESİ

Beden, Allah’ın insana vermiş olduğu emanettir

AŞI MESELESİ
Beden, Allah’ın insana vermiş olduğu emanettir. Bu bedeni taşımak, ona zulmetmemek, onu tehlikelerden korumak insanın vazifesidir. Bedeni şımartma hakkına da sahip değiliz ihmal etme gibi bir tercihe de. Aç kalmakta bedene zulümdür tıka basa yemekte. Aşırıya kaçmadan ihtiyaçların giderilmesi bedenimizin bizim üzerimizdeki hakkıdır. Bedenimizin sıhhatini muhafaza etmekte bizim görevimizdir. Sağlık, Allah’ın bize bahşettiği paha biçilemeyen nimettir. Sağlığını yitirenin dünyada huzuru kalmıyor. Dünyaya hükmeden büyük hükümdar Kanuni Sultan Süleyman Hazretlerinin ‘’Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi’’ beyiti, sağlığın önemini anlatan en güzel ifadelerdendir kuşkusuz. Sağlığın gitmesi de şüphesiz imtihandır. Baş ağrısına dahi tahammül edip isyan etmemeyi günahlardan arınmaya vesile kılan muhteşem bir dinin mensupları olarak hastalıklarımızın da bir imtihan olduğu bilinciyle hareket edersek kazançlı çıkacağız demektir. Biz sağlığımızı elde olmayan sebeplerle yitirirsek imtihanımız olur, bizim için kazanç olacak bir fırsata dönüşür. Ancak sağlığımızı bile isteye yitirmeyi tercih etmemiz tıpkı intiharı seçmek gibi bedene zulmetmek olur, vebali büyük olur Allah muhafaza. Hastalandığımızda tedavi olmamız gereklidir. Tedaviyi işin ehli bir hekim vasıtasıyla olmak da bizim üzerimize düşen vazifedir. Hekim tercihi de, ilaç tercihi de hastalığın tedavisi için büyük önem arz etmektedir. Her iş ehline verilmeli, uzmanına danışılarak halledilmelidir. Bunlar tevile ihtiyacı olmayan şeylerdir. Lakin, hiçbir hasta, düşmanın uzattığı ilacı güle oynaya kabul etmez. Konuyu aşıya bağlayacağımı az çok anlamışsınızdır. Çin ya da Batı menşeli bir aşı koronavirüs tedavisinde kullanılacak. Çin, Doğu Türkistan’da Müslüman Türklere bir asırdır kıyım yapan bir devlet. Beslenme hataları da virüslerin yayılma merkezi yapıyor Çin’i. Sadece bu sebep bile Çin’e güvenmek konusunda ne kadar temkinli olmamız gerektiğini bize göstermiyor mu? “Aşıyı birkaç gönüllü olmuş ama bir şey olmamış” mantığı da bana biraz garip geliyor. Te’sirini günler sonra gösteren zehirlerin asırlar evvel yapıldığını bilen insanlar olarak bu konuda şüphe duymak zorundayız. Bunu salt ‘aşı karşıtlığı’ olarak görmek o kadar komik bir durum ki! İlla tıp bilgisine sahip olmak gerekmez. Bazı şeyler o kadar açıktır ki anlaşılması için herhangi bir donanıma sahip olmaya lüzum yoktur. Üstelik bu temkinli tavırları gösteren bireyler aylardır maske, mesafe ve hijyen tedbirlerine harfiyen uyuyor, kısıtlamalara gönüllü olarak destek oluyorsa burada aşı düşmanlığından ziyade aşının menşeine olan güvensizlik duygusu olduğu gerçeği dikkatimizi çekmelidir. Senelerdir besinlerimizin yapısı ile oynayarak bize zarar verenler, subliminal mesajlarla çocuklarımızın zihin dünyası ile oynayanlar aşı meselesini es geçerler mi? Küresel sermaye için sağlıkta bir ticarettir. İnsanların sağlığını, ticaretlerine sermaye yapmaktan hiç çekinmezler. Canımızın onlar nezdinde bir ehemmiyeti yok. Müslüman olarak temkinli olmak zorundayız. ‘’ Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır. ‘’ Âl-i İmrân Suresi 54. Ayet Meâli Müslümanlar olarak bu korkunç asırda ayakta kalmak, kendimize yetmek zorundayız. Bunun için de daha fazla Müslüman bilim insanı yetiştirmek, Müslüman bilim insanlarına destek olmak elzemdir. Allah-u Teâlâ ülkemizi ve tüm alem-i İslam’ı muhafaza eylesin… Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda dileyerek yazımı noktalıyor ve sizleri emanetleri zayi etmeyen Allah’a emanet ediyorum.