Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 23-08-2021 12:17   Güncelleme : 23-08-2021 12:17

Arslantepe’yi Önemli Kılan Ne?

Yaklaşık bir aydır Arslantepe Höyüğü’nün UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girişi Malatya’da coşku ile karşılanırken, kimi vatandaşlar tarafından da Arslantepe Höyüğü ’nün özelliğinin ne olduğu sorusu internet tarayıcılarında en çok aranan sorular içerisinde yer aldı.

Arslantepe’yi Önemli Kılan Ne?

Milattan önce 4'üncü bin yıl boyunca Doğu Anadolu ve Mezopotamya uygarlıklarında devletin oluşum sürecine ve dönemin gelişmelerine tanıklık eden Arslantepe Höyüğü, 26 Temmuz’da çevrim içi düzenlenen 44. Dünya Miras Komitesi toplantısında alınan kararla UNESCO Dünya Miras Listesi'ne girdi. Peki, Arslantepe Höyüğünü önemli kılan özellikle ne?

Malatya’nın 7 km. kuzeydoğusunda, Fırat ırmağının batı kıyısı yakınındaki Orduzu Mahallesinde yer alan Arslantepe Höyüğü ’nün 30 m. yüksekliğinde Kültür Dolgusu bulunuyor. 

Yapılan kazı araştırmalarının ardından Arslantepe Höyüğü ’nün M.Ö. 5000 yıllarından M.S. 11. yy. kadar yerleşim gördüğü, M.S. 5-6. yy arasında Roma köyü olarak kullanıldığı ve daha sonra Bizans Nekropolü olarak yerleşimini tamamladığı anlaşıldı. Höyükte yapılan kazılar sonucunda; M.Ö. 3300-3000 yıllarına ait bir kerpiç saray, M.Ö.3600-3500’lere ait tapınak, iki bini aşkın mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulunduğu kaydedildi. Elde edilen verilere göre o dönemde Arslantepe, aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkez olduğu görüldü.

Sarayın koridor duvarlarında baskı motif ve duvar resimleri bulunuyor. Binanın çeşitli bölümlerinde çok sayıda mühür baskısının bulunması, idari etkinliklerin yoğunluğunu ve bu işlerde, malları depolardan alma ve mühürleme yetkisi bulunan çok sayıda memurun çalıştığını ortaya koyuyor.

Duvarlardaki zengin bezeme ve kabartmalar da gücü simgeliyor. Bu bütün etkinliklerin merkezileştirildiği, kayıt amacıyla etkin bir mühürleme sisteminin kullanıldığı ve giderek bürokrasinin geliştiği, güçlü siyasi ve dini kurumları olan bir devlet sisteminin doğuşunu kanıtlıyor.

Geçmişte daha çok dinsel amaçlar için yapılan büyük yapı ilk kez başka işlevler de kazanıp içinde kamu hizmetlerinin de görüldüğü, mimari açıdan gelişmiş, böylece Yakın Doğu’da sarayın başlangıcını oluşturmuş durumda.

Arslantepe höyüğü kazıları sırasında Saray yapısı içerisinde M.Ö. 4. Bin yıla tarihlenen savaş aletleri bulunmuştu. Mızraklar ve kılıçlardan oluşan bu savaş aletleri bakır, kurşun, gümüş, altın ve bunların alaşımlarında yapıldığı gözlemlendi. Özellikle arsenikli bakırdan yapılmış olan kılıçlar, üzerlerindeki dörtlü spiral bir motif olan bir plaka ile birlikte bulunmuştu. Araştırmacılar tarafından çıkartılan anlam, bunların bir tören için kullanıldığı yönünde.

Kılıç ve mızrakların tarihlendirildiği zamandan sonraki 1000 yıllık süreci kapsayan zamanda başka bir yerleşim yerinde bunlar gibi buluntular tespit edilememiş. Ayrıca bu kılıçlardan üçünün kabzası gümüş kakmalı olduğu belirtildi. Uzmanlara göre kılıç ve mızrak formlarının birleşimi, askeri aletlerin gelişmekte olduğunu ve savaşmak için gerekli kesin formların tasarlanmasında başlangıç evresinin yaşandığını gösteriyor. Kılıçlar bugün Malatya Arkeoloji Müzesi içerisinde sergileniyor.

Arslantepe, Hitit kenti Malidiya’nın şimdiki adı. Arslantepe, adını kazılarda bulunan Arslan heykellerinden alıyor. Arslanlı Kapı ve avlu çok sayıda ortostat ile kaplanmış eserler Malatya Müzesindeki bir iki ortostat hariç bütün buluntular Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergileniyor.

Ebubekir Atilla