Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 25-10-2021 12:41   Güncelleme : 25-10-2021 12:41

Arkeobotanik Konferansı Düzenlendi

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhan Ulaş’ın konuşmacı olarak katıldığı “Anadolu'nun Tarım Kültürüne Arkeobotanik Bir Bakış: Anadolu'daki İlk Çiftçiler Tarihi Nasıl Değiştirdi?” konulu konferans, İnönü Üniversitesi Güney Asya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde düzenlendi.

Arkeobotanik Konferansı Düzenlendi

Konferansta Doç. Dr. Burhan Ulaş, iklimsel değişikliklerin ve beşerî faktörlerin de etkisiyle tarımın gittikçe gelişen ve önem kazanan bir alana dönüştüğüne değindi.  Makro kalıntılar üzerine araştırmalar yaptığını ve makro kalıntıların da tohumlar ve ağaç kabukları olmak üzere ikiye ayrıldığına değinen Doç. Dr. Ulaş, uzmanlık alanının tohumlar olduğunu ve bu konuda araştırmalar yaptığını belirtti. Arkeobotanik araştırmada; arazi çalışması, yüzdürme aşaması ve laboratuvar çalışmaları olmak üzere 3 tane aşamanın olduğunu belirten Doç. Dr. Burhan Ulaş, konu hakkında konferansta yer alan katılımcıları bilgilendirdi. Doç. Dr. Ulaş, ilk Natufyan yerleşmesi İsrail, Filistin ve Ürdün bölgesinde olduğunu ve yaklaşık olarak günümüzden 23 bin yüzyıl öncesine ait olduğunun tahmin edildiğini dile getirerek Natufyanların yaklaşık 3x6 metre ebatlarında ortalarında ya dikdörtgen ya da yuvarlak ocakların bulunduğu sadece içine girip uyuyabileceğimiz küçük taş temelli yapılar olduğunu söyledi. Ulaş, Natufyanlar hakkında şunları söyledi: “Yaklaşık olarak M.Ö. 10 binli yıllarda yok oldu ve bu tarihten sonra bu tarz yerleşmeler yakın doğuda görülmeye başlandı. Bunlardan biri de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Göbekli Tepe, Demir Köy, Körtik Tepe'de tespit edildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki yarı göçebe topluluklar beslenme alışkanlıklarında yabani tohumlardan çok yabani badem ve yabani fıstık ön planda oldu." Doç. Dr. Burhan Ulaş tarımı ilk yapılan bitkilere değinerek bunların germik ve siyez buğdayı, arpa, mercimek, nohut, keten ve bezelyeden oluştuğunu söyledi.

>> Ebubekir Atilla