Röportaj
Giriş Tarihi : 27-01-2021 18:03   Güncelleme : 27-01-2021 18:03

Arı Kovanlarındaki Müthiş Organizasyonun Sırrı

Sofralarımızda gördüğümüz ve kimi zaman şifa niyetine tükettiğimiz Bal’ın üreticileri Arılar, müthiş bir organizasyon ile çalışıyor ve üretimlerini gerçekleştiriyor. Peki, kovanın içerisinde bu organizasyonu sağlayan bir yönetici mi var? Malatya Arıcılar Birliği Başkanı Ali Çolak ile Arı kovanlarındaki müthiş organizasyonun sırrını konuştuk. Kovan içerisinde organize olan arıların her detayda danıştıkları ve aldıkları emirlerle çalışmalarını sürdürdükleri bir Ana Arı’nın olduğunu söyleyen Başkan Çolak, Ana Arının kovan içerisindeki görevi ve söz sahibi olduğu durumları anlattı.

Arı Kovanlarındaki Müthiş Organizasyonun Sırrı

Koloninin devamını sağlayabilmesi için Ana Arının görevi nasıl tanımlanır?

Kraliçe arı olarak ifade ettiğimiz ana arı veya arı beyi diye tabir edilen bu canlı bir koloniyi ayakta tutan en önemli canlıdır. Yani arı neslinin devamını sağlayan arıya biz kraliçe arı demekteyiz. Bu arı, yumurta atması için daha öncesinden bir erkek arı ile çiftleşmesi gerekmektedir ve çiftleşen kraliçe arı ise ortalama 4-5 yıl yumurta atmaktadır. Ama teknik arıcılıkta ise ana arının 2-3 yılda bir değiştirilmesi verimlilik açısından önemlidir. Kraliçe arı bir arı kovanının annesidir eğer anne yoksa yavruları dağılır ve söner gider. İşçi arıların çalışması ana arının kovan içindeki etkinliğine bağlı olarak çalışırlar. Eğer ana arı kovan içinde hareketli ve verimli ise diğer işçi arılarda ona bakarak daha fazla çalışır ve doğadan daha fazla bal ve yiyecek getirmeye çalışır.

Peki, Ana Arı üretimi nasıl oluyor?

Kraliçe arının üretilmesinin bir kaç yolu vardır. Arıcı kendi teknik ve yöntemleri ile üretebilir yada arı kovanındaki işçi arıları içgüdüsel olarak ana arıyı değiştirebilir. Kovan içerisinde kraliçe arı yaşlı ve yumurta atmıyorsa işçi arılar yeni ana arının oluşması için çalışmalara başlarlar. İşçi arılar yine eski kraliçe arının atmış olduğu yumurtalardan herhangi birisine özel ilgi ve yoğun arı sütü ile beslediği zaman o gözdeki işçi arı daha büyük ve geniş olmaktadır. Bu şekilde olan arı ise doğduğu zaman kraliçe arı olmaktadır. Bu şekilde doğan kraliçe arı eski ve yaşlı ana arıyı kendi iğnesi ile öldürüp kovanın hakimiyetinin kendi olduğunu belirtir. Yada eski ana arı kovanın bir kısım arısını alarak yani oğul verme yöntemi ile kovanı terk ederek gidebilirler. Kraliçe arı olarak doğan ana arı memesinden çıktıktan bir kaç gün sonra dışarıya çıkar ve bunun çıktığını anlayan diğer erkek arılar ise bu kraliçe arının peşine düşerler. Ortalama 10-15 erkek arı kıyasıya yarış yaparak en güçlü ve hızlı olan erkek arı bu kraliçe arı ile çiftleşir. Çiftleşmeden dönen arı beyi kovan önünü gelip erkek arının penisini çıkardıktan sonra kovanın içine girer. Ortalama 2-3 yıl çok verimli bir şekilde yumurta atar. 3-4. yıllarda ise kovanın veriminin düşmemesi için ana arı değişimi yapmak gerekir.

Arıların kovan içerisindeki sınıfsal farklılıkları iş bölümünü mü oluşturuyor?

Sınıfsal farklılaşma, sosyal böceklerin gelişim sürecindeki temel dönüşümlerden biri. Dişi bal arıları sınıfsal farklılaşma değişimi sonucunda morfolojik, fizyolojik ve sosyal işlevleri bakımından apayrı özelliklere sahip işçi arılara ya da kraliçe arıya dönüşür. Kraliçe arılar daha büyük vücuda, daha hızlı gelişme ve üreme becerilerine sahipken işçi arılar çoğunlukla kısır olur. Vücutları daha küçük olan işçi arılar besin toplama ve larva bakımını üstlenmekle görevlidir. Bir kovanda genellikle tek bir kraliçe ve on binlerce işçi arı yaşar. İşçilerin ve kraliçenin genleri aynı olduğu için, dişi bal arılarının iki farklı şekilde gelişmesinde genetik faktörlerin rolü olmadığı, aradaki farkın sebebinin larva dönemindeki beslenme şekilleri olduğu uzun zaman önce fark edilmişti. Bakıcı arıların salgıladığı "arı sütü" ile beslenen larvaların kraliçe arıya dönüştüğü, çiçektozu ve bal karışımı ("arı yemi") ile beslenenlerin ise işçi arı olarak geliştiği biliniyordu. Birçok araştırmacı arı sütünde bulunan maddelerin kraliçe arı gelişiminde rol oynadığını düşünüyordu. Yeni bir çalışmada ise işçi arıların beslendiği arı yeminin içindeki bitkisel RNAların, özellikle de mikroRNAların* (miRNA) işçi arıların gelişimini kontrol ettiği ve gelişimlerinde gecikmelere sebep olduğu görüldü.

Ebubekir Atilla’nın Röportajı