Malatya
Giriş Tarihi : 23-12-2016 16:05   Güncelleme : 23-12-2016 16:05

Allah’in Yardimi Müminlerle Beraberdir

Diyanet Isleri Baskanliginin bu hafta tüm camilerde okuttugu Cuma hutbesinde zorluklara karsi sabirli olma ve Allah’a dayanmak konusu islendi. Cami imamlari, “Süphesiz her zorlukla beraber bir kolaylik vardir. Bugün de hem millet olarak hem de Islam âlemi olarak, Peygamberimiz ve onu tasdik eden ilk müminlerin yasadigi zorluklarin benzerlerini yasiyoruz” dedi

Allah’in Yardimi Müminlerle Beraberdir

>>M. Ali günaydin

Diyanet Isleri Baskanliginin bu hafta tüm camilerde okuttugu Cuma hutbesinde zorluklara karsi sabirli olma ve Allah’a dayanmak konusu islendi. Cami imamlari hutbeye söyle basladi, “Cumaniz Mübarek Olsun Aziz Kardeslerim! Okudugum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz söyle buyuruyor: “Gevseklik göstermeyin, üzüntüye kapilmayin. Eger inanmissaniz üstün gelecek olanlar sizlersiniz” Okudugum hadis-i serifte ise Peygamberimiz (s.a.s) söyle buyuruyor: “Sizden her biriniz, ölecegi güne kadar Allah’a hüsn-i zan besleyerek ümitvar olmaya devam etsin.” Kardeslerim! Ilk Müslümanlarin “zorluk yillari” adi verilen dönemleri olmustur. Öyle ki bu zorluk yillarinda Mekkeli müsrikler, Müslümanlari mesakkatle dolu boykot yillarini yasamaya maruz biraktilar. Onlara her türlü kötülügü reva gördüler. Allah’a ibadet etmekten dahi alikoydular. Sirf Allah’a olan imanlarindan dolayi iskenceler yaptilar, kimilerini sehit ettiler. Fakat Rabbimiz, o zorluklari kendisine gönülden teslim olmus müminler için hep kolayliklara dönüstürdü. Bu zorluklarin akabinde daima bir kolayligin, bir rahmetin gelecegini müjdeledi. Bu hususu Rabbimiz, “Süphesiz her zorlukla beraber bir kolaylik vardir.” âyet-i kerimesiyle bir kanun olarak insanin hayatina yerlestirdi. Allah Resulü (s.a.s) de, ashabiyla birlikte bütün bu zorluklarin üstesinden geldi. Hicretle beraber Müslümanlar cihansümul bir medeniyetin temelini attilar” ifadeleri kullanildi.

Ayni Zorluklar Bu Dönemde De Yasaniyor

Tipki Peygamberimizin (s.a.v) dönemin yasanan zorluklar gibi bu dönemde de Müslümanlarin bu zorluklarin aynini yasadigini ifade eden imamlar, “Bugün de hem millet olarak hem de Islam âlemi olarak, Peygamberimiz ve onu tasdik eden ilk müminlerin yasadigi zorluklarin benzerlerini yasiyoruz. Kötülük, her geçen gün etrafimizi ve bütün insanligi kusatiyor. Bilhassa siddet ve terörle kalplerimize korku salinmaya, gücümüz zayiflatilmaya çalisiliyor. Bu zorluk zamanlarinda biz müminlerin sakinmasi gereken en büyük tehlike ise ümidin kaybedilmesidir. Tefrikaya düsülmesidir. Birlik ve beraberligin yitirilmesidir. Kardeslige sahip çikmaktan, mazluma umut olmaktan vazgeçilmesidir. Kardeslerim! Bugün milletimize yöneltilen kötülüklerin üç gayesi vardir. Birincisi, yüzyillardir bu topraklarda baris ve huzur içerisinde birlikte yasayan ayni milletin fertlerini birbirine düsürmektir, kardesler toplulugunu karsi karsiya getirmektir. Milletimizin arasina fitne ve tefrika tohumlari ekmektir. Lakin bunlar, beyhude birer çabadir. Zira bizler Malazgirt’te, Çanakkale’de, Istiklal Harbi’nde omuz omuza nice sehitler vererek bu topraklari hep birlikte vatan kilmis bir milletiz. Biz ayni ülkenin, ayni kültürün, ayni tarihin çocuklari oldugumuz gibi, ayni dinin, ayni kitabin, ayni peygamberin müminleriyiz. Bugün de kötülüklere, siddet ve teröre karsi milletçe verilecek en büyük cevap, birbirimize daha fazla kenetlenmek, daha fazla sahip çikmaktir. Kardeslik misakimizi yenilemektir. Kalplerimizin arasina sokulmak istenen fitne ve fesada asla geçit vermemektir” seklinde konustu.

KADERINE TERK EDILMIS MAZLUMLAR

Hutbenin sonunda Millet olarak beraber ve bir olma çagrisi yapan imamlar sunlari söyledi, “Kiymetli Kardeslerim! Milletimizin karsi karsiya oldugu kötülüklerin ikinci gayesi, bizleri umutsuzluga sevk etmektir. Millet olarak bizim dünyayla, hayatla bagimizi koparmaktir. Inancimizi, bizi millet kilan degerlerimizi, aidiyet duygumuzu, ümidimizi, özgüvenimizi yok etmektir. Lakin bizler, ümitsizligi haram ilan eden bir dinin mensuplariyiz. Sartlar ne olursa olsun gelecege dair umudunu asla kaybetmeyen bir peygamberin ümmetiyiz. Kardeslerim! Istiklal ve istikbalimizi hedef alan kötülüklerin üçüncü gayesi, milletimizi yeryüzündeki mazlum, magdur ve mahrumlarin ümidi olmaktan çikarmaktir. Oysa bizler, Halep’teki masum yavrularin, gönlü yarali kadinlarin, beli bükük yaslilarin umudu olmaya devam etmeliyiz. Kaderine terkedilmis Arakan’daki mazlumlarin, yüzyillarca sömürülmüs Afrika’daki mahrumlarin ümidi olmaya devam etmeliyiz. Bizler bu bilinçle kötüye karsi iyinin, batila karsi hakkin, zalime karsi mazlumun yaninda durmaya devam etmeliyiz. Kardeslerim! Hutbemizi bitirirken dün sinirimizda milletimizi ser ve kötülüklerden korumak için mücadele ederken ölümsüzlesen aziz sehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize bassagligi diliyorum. Rabbimiz, aziz milletimize zeval vermesin. Istikbal ve istiklalimize kast edenlere karsi bizlere güç, kuvvet ve metanet ihsan eylesin. Bizleri yolunda sabit kilsin. Inkârcilara karsi nusret ve inayetini, rahmet ve himayesini bizlerden esirgemesin. Âmin”