Malatya
Giriş Tarihi : 26-12-2016 20:25   Güncelleme : 26-12-2016 20:25

700 Canli Bomba Iddiasina Cevap

Cumhurbaskanligi Sözcüsü Ibrahim Kalin, Rakka’dan El Bab’a 700 canli bombanin hareket ettigi yönündeki iddialara yönelik, “Bu terör örgütünün sahadaki çesitli hareketliligi ile ilgili bizim istihbarat birimlerimiz çalismalarini yürütüyor ve tedbirlerini aliyorlar' dedi

700 Canli Bomba Iddiasina Cevap

Cumhurbaskanligi Sözcüsü Ibrahim Kalin, Rakka’dan El Bab’a 700 canli bombanin hareket ettigi yönündeki iddialara yönelik, “Bu terör örgütünün sahadaki çesitli hareketliligi ile ilgili bizim istihbarat birimlerimiz çalismalarini yürütüyor ve tedbirlerini aliyorlar. Sahada ne tür hareketlilik yaparsa yapsinlar, bu konuda Türkiye’nin kararliligi devam edecek ve bu operasyon tamamlanacaktir. El Bab ve civarindaki tehdit unsuru hem bizim ülkemize, hem de Suriyelilere karsi ciddi bir tehdittir. Bunun bertaraf edilmesi için çalismalarimiz devam edecektir” dedi.  Cumhurbaskanligi Sözcüsü Ibrahim Kalin, gündeme iliskin basin mensuplarinin sorularini yanitladi. Barzani’nin Sincar ile ilgili yaptigi açiklamayi desteklediklerine dikkat çeken Kalin, “Bölücü terör örgütünün oradaki mevcudiyeti bizim kadar onlari da rahatsiz etmektedir. Bu konuyu Irak makamlari ile görüsüyoruz. Su veya bu bahaneyle bölücü terör örgütünün orada bir konum elde etmeye çalismasi asla kabul edilemez. Bu güne kadar Türkiye topraklarindan Irak’a yönelik hiçbir güvenlik tehdidi ortaya çikmamistir. Türkiye böyle bir seye asla izin vermemistir. Bundan sonrada vermeyecektir” açiklamasinda bulundu.

ABD ILE MUTABAKATA VARDIK

Münbiç ve Rakka konusunda, ABD ile bir temasin saglanip saglanmadigi konusunda bilgi veren Kalin, “Münbiç konusunda biz PYD’nin bütün unsurlarinin Firat’in dogusuna çekilmesi konusunda ABD ile mutabakata vardik. Bunun uygulamasi konusunda zaman zaman gecikmelerin oldugunu görüyoruz. Bunu gördügümüz andan itibaren de gerekli uyarilarimizi yapiyoruz. Zaman zaman ABD’li yetkililerin PYD/YPG unsurlari Münbiç’ten tamamen çekildi seklindeki açiklamalarini her zaman ihtiyatla karsiladik. Bu çerçevede bir ortak komisyon Münbiç’e gitti ve orada suan da yerel kent yönetimi seklinde bir yönetim biçimi var. Münbiç’i onlar yönetiyorlar. Onlarin gözlemleri çerçevesinde bu konuda temaslarimiz devam edecektir. Bizim orada bir oldubittiye göz yummamiz mümkün degildir. Rakka, DEAS’in Suriye’deki en önemli üssü konumundadir. ABD ile yaptigimiz temaslar neticesinde Rakka operasyonunun izolasyon asamasinin Suriye Demokratik Güçleri adi verilen birim tarafindan yapilmasi ama sehre girilme asamasina gelindigi zamanda bunun Hür Suriye Ordusu ve diger yerel güçlerle koordineli bir sekilde yapilmasi konusunda mutabik kaldik. Rakka operasyonunun birinci asamasi suan da devam ediyor. Bizim orada da DEAS ile mücadele konusunda en ufak bir tereddüdümüz yok. Sadece bunun nasil yapilacagi konusunda bir mutabakata varmamiz ve seffaf olmamiz gerekiyor” diye konustu. Firat Kalkani Harekati ile ilgili Kalin, “Suan da askeri güç ya da yiginak anlaminda DEAS’in Suriye’de iki tane önemli merkezi var. Birisi Rakka digeri de El Bab. Biz El Bab operasyonunda kararli bir sekilde çalismalarimizi sürdürüyoruz. Zaman zaman hava sartlarindan kaynaklanan veya bir takim gerekçelerle gecikmelerin oldugunu biliyoruz. Mesru bir gerekçe olmadan hava desteginin verilmemesi kabul edilemez. Bu konunun çözülmesi için de gerek Genelkurmay Baskanligimiz gerek Disisleri Bakanligimiz bu konuda çalismalarimizi sürdürüyoruz. Son bir haftada El Bab çevresindeki operasyonlar yogunluk kazandi. Sivil kayiplarin yasanmamasi için TSK’nin büyük bir hassasiyet gösterdigini belirtmek isterim. 20-23 Aralik tarihleri arasinda yürütülen operasyonlar neticesinde yüzlerce DEAS hedefi orada bertaraf edildi ve 226 DEAS teröristi etkisiz hale getirildi. Bu hem bizim ulusal güvenligimiz açisindan bir zarurettir hem de DEAS ile mücadelede en önemli asamalardan birini temsil etmektedir” dedi. Rakka’dan El Bab’a, 700 canli bombanin hareket ettigi yönündeki iddialara yönelik ise Kalin, su bilgileri verdi: “Bu terör örgütünün sahadaki çesitli hareketliligi ile ilgili bizim istihbarat birimlerimiz çalismalarini yürütüyor ve tedbirlerini aliyorlar. Sahada ne tür hareketlilik yaparsa yapsinlar bu konuda Türkiye’nin kararliligi devam edecek ve bu operasyon tamamlanacaktir. El Bab ve civarindaki tehdit unsuru hem bizim ülkemize hem de Suriyelilere karsi ciddi bir tehdittir. Bunun bertaraf edilmesi için çalismalarimiz devam edecektir.”

BARZANI’NIN AÇIKLAMASINI DESTEKLIYORUZ

Basbakan Yardimcisi Veysi Kaynak’in, ‘Eger Barzani geregini yapamazsa TSK geregini yapar’ açiklamasina iliskin ise Kalin, su degerlendirmede bulundu: “Sincar ile ilgili burada Barzani’nin yaptigi açiklamayi biz destekliyoruz. Bölücü terör örgütünün oradaki mevcudiyeti bizim kadar onlari da rahatsiz etmektedir. Bu konuyu Irak makamlari ile görüsüyoruz. Su veya bu bahaneyle bölücü terör örgütünün orada bir konum elde etmeye çalismasi asla kabul edilemez. Bu güne kadar Türkiye topraklarindan Irak’a yönelik hiçbir güvenlik tehdidi ortaya çikmamistir. Türkiye böyle bir seye asla izin vermemistir. Bundan sonrada vermeyecektir. Fakat çesitli gerekçelerle Irak topraklarindan Türkiye’ye dönük güvenlik tehditleri ve riskleri maalesef devam etmektedir. Eger buna Sincar eklenecek olursa Türkiye bu konuda gerekli tedbirleri alacaktir.” Musul’daki DEAS militanlarinin El Bab çevresine kaydirildigina yönelik iddialara iliskin Kalin, “Musul operasyonu devam ederken bir takim kaydirmalar veya sizmalara tesebbüs edebilirler. Bunlarla ilgili El Bab’in hem kuzeyinden hem de batisindan bir kusatma yapildi. Bu kusatma Dogu ve Güney’e dogruda uzatiliyor. Bununla ilgili çalismalarimiz devam ediyor. Günün sonunda hangi tür manevra yaparlarsa yapsinlar, bu terör örgütüne Türkiye göz açtirmayacaktir” ifadelerini kullandi.

 “FETÖ, PKK, DEAS VE DIGER ÖRGÜTLERIN BIR ITTIFAK IÇERISINDE OLDUGU SIR DEGILDIR”

2 bin DEAS’linin PKK’ya katildigi ve Suriye rejiminin Idlib’e saldiracagi yönündeki iddialara yönelik Kalin, “Bu terör örgütleri birbirinden farkli gibi görünse de gerçekte birbirleri ile isbirligi içerisinde hareket ederler. Özellikle Türkiye’ye karsi bu FETÖ, PKK, DEAS ve diger örgütlerin bir ittifak içerisinde oldugu sir degildir. Bölücü terör örgütü ile mücadele konusunda geçmise dönüp baktigimiz zaman TSK ve diger güvenlik birimleri içerisindeki FETÖ’cü yapilanmanin ne tür engeller çikarttigini hepimiz gördük ve bununla ilgili daha ilginç bilgiler de zaman içerisinde çikacak ve paylasilacaktir. Burada da Türkiye karsitliginda birlesen bu örgütler elbirligiyle Türkiye’yi nasil zayiflatabiliriz diye bir gayretin içerisindeler ama bunu basaramayacaklar. Türkiye nasil 15 Temmuz gecesi bu hain darbe girisimini püskürttüyse, nasil Yenikapi ruhuyla dimdik ayakta kaldiysa, suanda da nasil Milli seferberlik ruhuyla bu operasyonlara karsi mücadele veriyorsa bu terör örgütlerinin sözde isbirliklerine karsida mücadelesini sürdürecektir. Bugün bir tarafta terörle mücadeleden bahsediyoruz diger taraftan da teröre açiktan, dogrudan, dolayli destek veren kisilerin, gruplarin, STK’larin, özellikle AB Baskentlerinde cirit attigini görüyoruz. Bunun tersi olsaydi, Avrupayi hedef almis bir terör örgütünün mensuplarina Türkiye ya da herhangi bir ülke 10’da bir oraninda müsamaha gösterseydi, o ülkelerin tepkisi acaba ne olurdu. Burada terörle mücadele edeceksek bunu tutarli bir sekilde yapmak gerekir” dedi.