Malatya
Giriş Tarihi : 03-10-2017 18:02   Güncelleme : 03-10-2017 18:02

50. Yilini Doldurdu

Malatya’da yasayan en eski saat tamircisi olarak bilinen Vahap Tezcan meslekte 50. Yilini doldurdu. Kendisinden önceki saat ustalarinin vefat ettigini belirten ve yasayan en eski tamirci olarak kendini tanitan Saat Ustasi Tezcan, kendisinden sonra bu meslegi devam ettirecek bir çiraginin olmadigindan yakiniyor. Saatçiligin incelik ve sabir gerektiren bir meslek oldugunu ifade eden Tezcan, piyasada tamir edilemeyen birçok saati tamir ediyor. Öyle ki sehir disindan saat tamir etmek için gelen müsterileri bile var

50. Yilini Doldurdu

>>M. ALI GÜNAYDIN

50 yillik Saat tamircisi olan Vahap Tezcan Malatya’da yasayan en eski saatçi olarak biliniyor. Kendisinden önceki saat ustalarinin vefat ettigini ve bu meslegi devam ettiren en eski usta oldugunu dile getiren Vahap Tezcan, kendisinden sonra bu meslegi devam ettirecek bir çiraginin olmadigini ifade ediyor. Saatçiligin incelik ve sabir gerektiren bir meslek oldugunun altini çizen yarim asirlik saat ustasi Tezcan, “bu meslege 1958 yilinda çirak olarak basladim. Benden önceki tüm ustalar vefat etti. Suan hayatta kalan en eski ustayim diyebilirim. Benden sonra bu meslegi devam ettirecek bir çiragim yok. Evlatlarim yanimda var ama bu isi devam ettirmezler. Saatçilik meslegi hem ince hem de sabir gerektiren bir meslektir. Piyasada hiç yapilmayan saatleri burada yaparim. Hatta bazen Istanbul’dan veya baska sehirlerden saat tamir etmek için yanima geliyor. Kimsenin yapamadigi saati yaptiktan sonra heyecanlaniyor ve çok seviniyorum. Bu meslek zor oldugu kadar zevkli ve maharetli bir meslektir. Suan bu meslekte 50 yilim doldu. Yanimda bir çirak olsaydi, yetistirir ona devrederdim” dedi.

MESLEKTE 50. YILINI DOLDURDU

50 yillik meslek geçmisinden bahseden saat tamircisi Vahap Tezcan, “1958 yillarinda meslege Çirak olarak basladim. Buradan Yesilyurt’a yayan gidip gelirdim. Tabi ustam bir hafta boyunca yayan geldigimi duyunca o zaman 2,5 veya 5 lira kadar haftalik bir seyler verirdi bana, o zamanlar epey bir çalisma, sonra askere gittim. Saat malzemelerimi, takimlari mi da askere götürdüm. Askerde bile saat yapardim. Askerde okuma yazma bilmeyenlere sinif sinif ayirip ders veriyorlardi, o siniflarda da duvar saatleri vardi, bir süre o saatlerin tamiriyle ugrastim. Askerden sonra burada bir süre kuyumcu bir arkadasla ortak çalistim. Yaptigim saatleri kuyumcuya verirdim, bir zaman öyle devam etti. 1967’de ise ilk isyerimi açtim. Daha sonra 1977’de Devlet Demir Yollarina girdim orada da saatleri yapaya devam ettim. 20 yil kadar orda çalistiktan sonra emekli oldum. Daha sonra da burayi açtim. Yaklasik 17 yildir da buradayim” diye konustu.

YASAYAN EN ESKI SAAT TAMIRCISI

Malatya’da saat ustalarindan yasayan en eski saat tamircisi oldugunu belirten Saat Ustasi Tezcan sunlari ifade etti, “Yillardan beri meslegime devam ediyorum, piyasada yapilamayan saatleri yaparim. Hatta öyle ki Istanbul’dan farkli sehirlerden saatlerini yaptirmak için bana gelirler. Özellikle kol saatleri, cep saatleri o dönemler çok talep görüyordu, bu saatleri tamir edebilen çok az kisi vardi, oradan bana getirirlerdi. Otomatik saatleri piyasada yapan pek usta kalmadi diyebilir ama ben burada her türlü tamir edilemeyen birçok saati tamir ediyorum. Suan Malatya’da en eski olarak yasayan bir tek ben kaldim, benden öncekiler hep rahmetlik oldular. Kendimden sonra bu meslegi devredecegim bir çirak yok. Evladim var ama bu isi yapmak istemiyor, e bu meslegi yapan da kalmadi artik. Bazen benim çocuk yanima gelip yardim eder ama tamamiyla kendini vermiyor, baska islerle ugrasiyor. Ben bu meslege devam etmesini isterdim. Biliyorum ki benden sonra bu isi yapan kalmayacak. Bendeki teknik kabiliyeti anlatacak veya bu meslegi devam ettirecek bir çirak bulursam elbette birakirim. Gönül isterdi ki evlatlarim bu isi devam etsin ama bu isi sevmiyorlar. Fakat ben bu meslege ömrümü verdim. Tam 50 yilim doldu. Yarim asirdir bu isi yapiyorum.”

“SAATÇILIK INCELIK VE SABIR GEREKTIRIYOR”

Saatçilik mesleginin incelik ve sabir gerektiren maharetli bir meslek oldugunun altini çizen Saat Tamircisi Tezcan, “Saatçilik meslegi hakikaten çok ince ve harika bir meslektir. Saati açtiginizda ne kadar küçük mekanizmalarla ugrastiginizi, bozuk olan saati tamir etmenin verdigi hazzi anlatmak kolay degil. Ayni zamanda sabir isteyen bir meslektir. Aslinda disardan bakildigi gibi çok zor bir meslek degil, sabir gösterildikten sonra yapilamayacak is yoktur. Bu iste oldugu gibi sabir lazim, fakat benim evlatlarim bu isi yapmak istemiyor ve ben de bu konuda onlari zorlamak istemem. Piyasada yapilamayan saati yaptin mi senden keyiflisi yok, bu anlamda çok zevkli ve güzel bir meslek oldugunu söylemek gerekir. Bana bazen öyle zor saatler geliyor ki, yaptiktan sonra çocuk ki heyecanlanir ve sevinirim. Yaptigim isle gurur duyuyorum ve hamd olsun kimseye muhtaç olmadan yillardir bu meslegi yürütüyorum. Özellikle otomatik saatleri suan piyasa yapan yok diyebilirim, çünkü zor ve yapilmasi sikintili saatlerdir. Ben onlari ince bir ayar ve teknikle tamir ediyorum, en sonunda ise tamir ettigim saatten keyif aliyorum, mutlu oluyorum” seklinde konustu.

“ZAMAN SAATLERI DE DEGISTIRDI”

Zamanin degistigi gibi saatlerin de degistigini dile getiren Vahap Tezcan söyle devam etti, “Zaman akip gittigi gibi saatlerde de degisiklik yasandi. Eskiden saatler kurmaliydi, simdi ise pilliye dönüstü. Suan kurmali saatler kalmadi, varsa da piyasada kimse yapmiyor, bana geliyorlar. Bende de malzemeleri oldugu için tamir edebiliyorum. Demir yollarinda çalisirken eski saatlerimin parçalarini eve birakmistim, suan o parçalari kullaniyorum. Suan piyasada bu parçalari bulmak çok zor! bu yüzden sehir disindan gelenler de oluyor. Nacar, Vetur, Cosebet, Sayko gibi mekanik birçok saat var ve tüm bunlari parçalari da var bende. Bunlar pille çalismazlar, hep mekaniktir. Saatler ya kurmalidir, ya da otomatiktir. Kaliteli saatler bakildiginda Çin mali oldu mu ise yaramiyor, çünkü ucuz malzemeyle yapilmis ve saglam olmuyor. Japon saatleri var, çok kaliteli. Bunun yaninda Isviçre saatleri var, fakat bunlari Malatya Piyasasinda bulmak zor, daha çok Istanbul’da bulabiliyorsunuz. Bu tür saatler degeri fazladir. Özellikle Japon ve Isviçre mali oldugu 5 bin ve üzeri civarinda satilir. Elbette her insan bu tür saatleri kullanamiyor. Bakarsiniz özel günlerde, davetlerde günlük olarak katarsiniz ama her zaman takmak istemezsiniz. Çünkü pahali ve zedelenebilir ve bozuldu mu kolay tamir edilmiyor. Pahali saatlere hevesi olanlar gidip aliyor. Ama her gün kullanmak için daha uygun fiyata satilan saatler satilir.”

“GENÇLER SPORTIF VE FANTEZI TARZI KULLANIYOR”

Günümüzde Gençlerin sportif ve fantezi tarzi saatleri kullandigini ileri süren Tezcan, “Günümüz gençleri ise daha çok sportif ve fantezi tarzi saatleri çok begeniyor. Genellikle bu tür saatler satilir. Suan ki gençlerde kurmali saat görmezsiniz, tabi eger babasindan veya dedesinden miras kalmadiysa. Simdiki gençler daha çok pilli saatleri tercih ediyor. Onlar için gösterisli saat daha önemlidir, ele ve bilege iyi oturmali. Cep saatlerinde ise daha çok ihtiyar ve yasi geçmis insalar kullanir. Fakat bu tür cep saatleri çok daha pahalidir. Gençler arasinda Tabiki kaliteli, hos, gösterisli ve pahali saatleri tercih edenler de var. Bazen tamire getirdiklerinde görürüm, her parçalari 50-60 lira civarinda satilir. Gençlerde mekanik saatleri bulamazsiniz, çünkü saat bozuldu mu mekanik oldu mu kimse yapmiyor, parçasini ya fabrikasinda ya da aldiginiz yerden bulabiliyorsunuz. Parçalari kolay bulunmuyor ve tamirini de kimse yapmiyor. Ben burada elimden geldikçe yapilamayan saatleri burada tamir ederim. Bu tarzda koluna saat takan pek insan kalmadi diyebilirim. Benim bir akrabam Istanbul’da babasindan kendisine kalan Nacar markali kol saati kimseye yaptiramamis. Oradan buraya geldi, saati tamir edip gönderdim” ifadesini kullandi.  

ESKILERI TAMIR EDEBILEN KALMADI

Meslekte eski saatleri tamir eden bir tek kendisinin oldugunu ifade eden Tezcan son olarak sunlari belirtti, “Gençlere daha çok Japon saatleri tavsiye ediyorum, çünkü bunlar hem saglam hem kaliteli oluyor. Çin mallariyla piyasayi öldürdüler. Bu meslegi de Cep telefonlari öldürdü. Sögütlü camiinin orda bu isi yapan tezgâhtarlar var, tesbih, saat, biçak satiyorlar. Bu isi tezgâhlara düsürdüler. Artik bu isi dogru yapan yok. Tamir eden ise hiç kalmadi diyebiliriz. Birçok meslekte oldugu gibi bu meslekte kaybolup, yok olmaya mahkûm görünüyor. Çünkü ben yaslandim, benden sonra bakacak ve çirak yetistirecek kimse yok. Bu saatten sonra çirak da yetismez. Elimizdeki saatlerin çogu genellikle satiliktir. Ama bizim asil isimiz tamir etmektir. Diger farkli saat satan yerlerde hem satis hem tamir göremezsiniz. Tabi kol, cep saatlerinin yaninda duvar saatleri de var. Bunlari da tamir ediyoruz. Eskinin duvar saatleri de kurmali idi. Bu tür saatlerin en kalite olanlari genellikle Alman mali olur. Zamaninda bu tür saatler için 50 sene garanti verilirdi. Tabi ki eski evlerde degil ama yeni evlenenlerin evinde bu tür duvar saatlerini bulmak imkânsiz. Eskiden konaklarin en güzel kösesinde bulunurdu. Yine de heveslisi veya meraklisi oldu mu gelip aliyor.”