Malatya
Giriş Tarihi : 22-03-2017 16:34   Güncelleme : 22-03-2017 16:34

“250 Proje 250 Fabrika Kazandirmak Demek”

Ekonomide faize karsi olduklarinin altini çizen Müstakil Sanayici ve Isadamlari Dernegi’yle birlikte ekonominin nabzini tuttuk. 23 ili içine alan Cazibe Merkezleri Projesine yönelik “ Gönlümüzden geçen 250 projenin kabul edilmesi Malatya’ya 250 fabrikanin daha kazandirilmasi demek” ifadelerini kullanan MÜSIAD Baskani Hüseyin Kalan yeni pazar arayisi içinde, “Pazarin sadece Avrupa’yla ibaret olmadigini bilmemiz gerek. Sözünü ettigimiz yeni pazar yerleri Afrika’dir. Gelecek Avrupa’da degil, gelecek Afrika’ da” dedi

“250 Proje 250 Fabrika Kazandirmak Demek”

>>Rahime Gül Erbas’in Röportaji

MÜSIAD’in yeni Baskani Hüseyin Kalan kimdir?

1968 dogumluyum. 4 çocuk ve 2 torun sahibiyim. Farkli konularda farkli alanlarda istigallerimiz oldu. Suanda madencilik sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Mermer ocaklarimiz, metalik maden bölümümüz ve Malatya’da da ufak tefek diyebilecegimiz müteahhitlik islerimiz var, bunlarla ugrasiyoruz. 

 MÜSIAD olarak yapilan çalismalarda nasil bir yol izleyeceksiniz?

Öncelikle üyelerimizin birbiriyle kaynasmasi akabinde üyelerimizin ayni sekilde sayisinin arttirilmasi dernek olarak da daha güzel fiziki bir imkâna kavusacak bir yer düsünüyoruz. MÜSIAD’ da görev dagilimini yaptik.  O görev dagilimi içerisinde insallah yönetimimizdeki arkadaslarimiz, görevlerini hakkiyla yerine getirecekler.  Üyelerimiz tekstil, madencilik, hizmet sektörü, saglik sektörü gibi  15 veya 16 sektörde ayrismistir. Buradaki ayrisma gibi bu alanlarda faaliyetlerini, toplantilarini, sektöre dâhil sorunlarin tespitini genel merkeze ileteceklerdir. Genel merkezde bunlari ele alip yasanan sorunlar var ise, yapilamasi planlanan projeler var ise hükümetteki yetkililere iletecek. MÜSIAD’ taki iç isleyisimiz, koordineli çalismamiz bu sekilde devam ediyor.

Cazibe Merkezleri ile ilgili 250 tane proje yapmayi düsünüyordunuz, bu projeleri biraz daha açacak olursaniz neler aktarirsiniz?

Cazibe Merkezleri içerisinde Malatya’da da sevindirici olan 250’nin üzerinde projenin geçmesi. Bu projelerin de insallah Firat Kalkinma Ajansi, Ticaret ve Sanayi Odasi ile Gümrük ve Ticaret Bakanimiz tarafindan takip edilecegine inaniyorum.  Gönlümüzden geçen 250 projenin kabul edilmesi Malatya’ya 250 fabrikanin daha kazandirilmasi demek. Bu projelerle 10 binin üzerinde bir istihdamdan söz ediliyor. 10 bin üzerinde bir istihdam ise 50 bin kisinin dolayli olarak 70-75 bin kisinin ekmek sahibi olmasi anlamina geliyor. Bu yönüyle baktigimizda 23 sehrin içerisine Malatya’nin da konulmus olmasi sevindirici bir durum.  Ayrica MÜSIAD olarak cazibe merkezlerinin sundugu imkândan faydalanan epey bir üyemiz var. Üyeler arasi hem ticareti gelistirme hem farkli ortakliklar kurma hem de Malatya ekonomisine dair olusan, olusabilecek var olan, gönüllerinde projelerinde ne varsa bunu önümüzdeki günlerde basin ve kamuoyu ile paylasmayi yegliyoruz.

Tanisma toplantisinda Avrupa disinda da pazarlar oldugunu söylemistiniz, bu pazar alanlari nerelerdir, MÜSIAD olarak pazarlama konusundaki yaptirimlariniz ne olacak?

Avrupa’nin gerçek yüzünü her geçen gün biraz daha iyi anliyoruz. Sayin Cumhurbaskanimizin söyle güzel bir lafi var ‘Kardeslerim, maskeli balo sona erdi’  diye.  Bugüne kadar yüzlerinde demokrasi maskesi, Insan Haklari maskesi, kendi kriterleri, Kopenhag Kriterleri vardi.  Dünyaya nizam veriyorlardi, medeniyet ve demokrasi akillari sira ihraç ediyorlardi. Ama bunun böyle olmadigini gördük dolayisiyla bu insanlarin bu kadar tahammülsüzlügü varken siz en kaliteli bir ürüne en ucuz fiyati da verseniz Türk malidir diye elinin tersiyle itecekler. Bunun için ben yekten hemen bir tavir takinmamiz gerektigini, ticari pazarlama noktasinda Avrupa’nin tek pazar olmamasi gerektigini, farkli alternatif pazarlara yönelmemiz gerektigini söylemistim. Zaten yasli bir nüfustur. Yasli bir nüfusa ne satabilirsiniz? Ununu elemis, elegini asmis insanlardir bunlar. Dolayisiyla bizim yeni pazarlara açilmamiz gerek, pazarin sadece Avrupa’yla ibaret olmadigini bilmemiz gerek.  Bununla ilgili yönetim kurulunda zaten biz kararimizi aldik. Projemizin adi “Yeni Ihracatçi Yetistirme Projesi”. Bizim üyelerimizden hiç ihracat yapmamis olanlara bunun egitimini vermek,  nasil bir ürün çikartiyorsa ona dönük bir pazar kesfetmelerini saglamak, akabinde satacak bir ürünümüz var ise ticarette bunun muhakkak pazar ve pazarlama yönünden önünün açilmasi gerek. Bunun için bu projeyi hayata geçirmeyi planliyoruz. Insallah üyelerimize biz ihracatin nasil yapilacagi, hedef pazarin nereler oldugu, kendi ürünleri ve üretimleriyle pazarlamalariyla nasil bir yere hitap etmeleri gerektigi konusunda kendilerine seminerler, konferanslar verecegiz. Bu noktada üyelerimizin bilinçlenmesi gelecege dair yeni ufuklarinin açilmasi noktasinda bir emek sarf edecegiz insallah. Sözünü ettigimiz bu yeni pazar yerleri Afrika’dir. Gelecek Avrupa’da degil gelecek Afrika da.

Moody’s Türkiye’nin notunu duragandan negatife çevirdi. Bu not düsürmeyi yorumlarsaniz neler söylersiniz, MÜSIAD’ in faizsiz ekonomi ile ilgili düsünceleri neler?

Üzerine vazife olmayan ekonomiyi degerlendirme kuruluslari var. Onlar hava nemli olunca hemen nezle olacak kuruluslar. Bizdeki havada onlari hiç ilgilendirmiyor. Anlasmamizin olmadigi halde  bagimsiz gözlemci olarak bir puana tabi tutun demedigimiz halde bakiyorsunuz ki sizi bir puanlamaya tabi tutmuslar ve ekonominiz üzerinde oynamaya baslamislar. Moody’s neyi sebep görerek puanlamada düsüse gitti, onu da anlamis degilim. Ekonomik hangi deger veya degerlendirme degisti de böyle bir puanlamaya ihtiyaç duydu. Baktigimizda Türkiye’nin önüne engel koymak adina her ne var ise o konuda bir gayret içerisindeler. 2-3 gün öncesine gittiginizde FED’in faiz artirdigini Ama Merkez Bankamizin faizi artirmadigini görüyoruz. Demek ki beklentileri faizlerin yükseltilmesi noktasinda. MÜSIAD olarak biz faize tamamen karsiyiz. Faiz ile ekonomilerin büyümeye degil küçülecegine inaniyoruz. Faizin oldugu bir yerde hayir ve bereketin olmadigina inaniyoruz. Yatirimlarimizin mantikli, öz sermaye ve dayanisma ruhu içerisinde daha güzel ortakliklar ile yürütülmesi gerektigine inaniyoruz. Faiz ve borç ile bir ekonominin dönmeyecegine inaniyoruz. Dolayisiyla Moody’s in temeldeki yaklasimini Merkez Bankasi’nin faiz artirmadigindan kaynakli puan düsürme olarak görüyoruz. 2008 krizine gittigimizde baska bir dernegin muhakkak IMF’den borç almasi gerekir tezinden, raporlarindan, beyanlarindan amiral gemisi dedigimiz basini ellerinde tutmalarindan kaynakli talepleri vardi.  MÜSIAD bunun tam tersini söylemisti. “Bu ekonomik bir kriz ise bizi fazla ilgilendirmeyecek dolayisi ile var olan IMF’e borcumuzu bir an önce bitirelim. IMF’den faizli bir para almayalim. Biz bunu insallah böyle geçistirecegiz” gibi beyanatimiz vardi. Arkasindan Cumhurbaskaninin “Ekonomik kriz bizi teget geçecek” demesi vardi, 2008- 2009 yillarinda. Hakikaten teget geçti bizi. MÜSIAD’ nin faizli bir sisteme karsi oldugunu uygulamalarindan, beyanatlarindan görürsünüz. MÜSIAD,  Islam ülkeleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin daha fazla ticaret yapmasi gerektigini, eger bir ürün aliyorsa Islam ülkelerinin Türkiye’yi tercih etmelerini, Türkiye’deki imalatçilarin, ihracatçilarin ürün sattigi zaman Avrupa’dan ziyade buralara satmalarini tavsiye ettigini, pazarin Islam ülkeleri, Afrika pazari oldugunu her seferinde beyanatlarda dile getirmistir. Biz de burudan tekrardan söylemis olalim. Faiz ev yapmaz, ev yikar biz böyle inaniyoruz.

Rusya ile yasadigimiz ekonomik krizi astik MÜSIAD olarak Rusya ile yeni ticari anlasmalar yapmayi düsünüyor musunuz?

15 Temmuz ihanetini gerçeklestirenlerin Rusya ile aramizi bozup malumunuz uçaklarini düsürmeleri neticesinde yasanan bir kriz olmustu. Biz bu ihaneti bize de yaptiklarini söyleyip Rusya’yi ikna etmeye çalistik. Tabi bu süre zarfinda Rusya bize ekonomik ambargolar uygulamisti. Akabinde iliskilerin düzeldigini Rusya ile ticarette ciddi bir mesafe kaydedildigini gördük. Hala da o kapanan kapilarin yeni yeni açildigini farkli farkli sekilde ürünlerimizin oraya tekrardan girdigini görüyoruz. Bu da memnun edici bir durum. Düsmaniniza bir sey satamazsiniz. Sizi bilen, sizi anlayan dostlariniza ürün satabilirsiniz ancak. Onun için kimse ile kavgali olmamaniz gerekiyor. Rusya ile krizin ben atlatildigina inaniyorum.

Kayisi ile ilgili sizden yardim talep edilirse bu konuya MÜSIAD olarak yaklasiminiz nasil olacak?

Kayisinin muhataplari Ticaret Sanayi Odasi, Kayisi Borsasi ve siyasetçilerimizdir. Bununla ilgili raporlar hazirladiklarini biliyoruz. Raporlamalari da önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylasacaklarina inaniyoruz. Konuyla ilgili bize düsen bir çalisma söz konusu olursa elimizden geleni yapacagiz elbette.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

MÜSIAD’ imizi güçlendirmek, kamuoyu nezdinde bilinirligini artirmak, daha üst seviyelere çikarmak gibi bir hedefimiz var. Bunu bir tek Hüseyin Kalan olarak degil, bütün üyelerimizle, bütün yönetimimizle beraber yapacagiz.  MÜSIAD’in hak edecegi bir konuma gelmesi noktasinda elimizden geleni gösterecegiz. Gayretimiz bu yönde olacak.