PEKİ YA ŞİMDİ

17.4.2017

Mehmet Yıldız

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

Türkiye tarihi açısından önemli ve dönüm noktası olan bir referandumu atlattık. Elhamdülillah sandıktan çıkan karar ülkemiz için en hayırlısı oldu yani evet kararı. Halkımız bu seçimde de doğru kararı verdi. Bu sayede ülkemizin daha hızlı kararlar alarak ekonomisi, yargısı, yürütmesi daha da iyileştirilecektir. Darbelerin, çift başlılığın ve vesayetçi sistemin önüne bir engel koyulmuş olacak. Kuvvetler ayrılığı sağlanmış olacak.

   Lakin her ne kadar yazımıza övgüler ile başlasak da bu övgüleri daha da çoğaltmanın bir faydası olmayacağını düşündüğüm için kısa tuttum. Evet, bu referandum oylaması ile birçok şey kazanmış olabiliriz. Fakat yapmamız gereken daha doğrusu devlet büyüklerimizin ve hükümetin yapması gereken konular vardır. Bu yazıyı yazmamda ki amaç da işte tam olarak budur.

   Yeni sistem; iyi, güzel, hayırlı bir sistem olabilir. Ülkemize ve milletimize faydası olacak bir sistem olabilir. Lakin bu sistem tutulursa veya tutturulabilirse bu dediklerimiz olacaktır. Hiç şüphemiz yoktur ki devletimizin başında ki kişiler bunun için uğraşacaklardır. Bugüne kadar uğraştılar ki; ülkemizin şuan bulunduğu iyi konum oluşmuştur. Ama şer odakları da boş durmayacaklardır. Bunu aklımızdan çıkarmamalıyız. 16 Nisan sonrası gökten melek inip Türkiye’ye güzellikler saçmayacaktır maalesef. Her şey birden bire düzelip, her şey iyi olmayacaktır. Hala ülkemizin sıkıntıları mevcuttur. Örneğin; CHP gibi bir zihniyet ve bir politika izleyen partiler olduğu sürece. Örneğin, Amerika ve Avrupa, Türkiye artık güçlü bir ülke biz Türkleri yıkamadık demedikleri sürece. Örneğin; ülkemiz içinde bölücüler oldukları sürece. Örneğin; ülkemizde terör devam ettiği sürece. Örnekler arttırılabilir. Fakat biz yazımızda bunlar üzerinden gidersek ve referandum sonrası gerek halkımızın gerekse devlet büyüklerimizin yani hükümetin doğru kararlar alarak bu sıkıntılara çözüm bulması bizi başarıya götürecektir. Yazımızda, ülkemizde ki mevcut sıkıntılardan bahsettik. Şimdi ise bu sıkıntılara referandum sonrası nasıl karşı koymalıyız ve bizlere düşen görevler ile devletimize, hükümetimize düşen görevleri açıklayalım:

   Bizler referandum sonrası bu sistemin tutması için birlik ve beraberliğimizi korumalıyız. Bunun neden önemli olduğunu örneklerle ile açıklayalım: Amerika da veya başka gelişmiş ülkelerde; ülkeleri ile başka ülkeler arasında sıkıntı çıkınca kendi ülkesini değil de başkalarını savunan zihniyetler yoktur. Bu yüzden gelişmiş ülke konumundalar. Fakat biz de var. CHP milletvekili olan zat, “İran ile Türkiye karşı karşıya kalırsa İran safında yer alırım” diyorsa işte bu bize engeldir. Bu konuda daha da örnekler verebiliriz. Lakin CHP’ye burada şu uyarıda bulunmalıyız: Ey CHP! Bu içinde ki kişiler yüzünden sen de batıyorsun. Ya bu zihniyetleri temizle, doğru dürüst ülkeni dışarıda savunan ve içeride de doğru dürüst muhalefet yapan bir parti ol ya da bu yazılarımızda karşımızda olmaya ve ülkeni bataklığa atmaya devam et. Seçim senin. Burada şunu da belirtelim ki: Merhum Muhsin Yazıcıoğlu mecliste hükümeti eleştirir fakat dışarıda ise savunurdu. Bunun nedenini sorduklarında ise: “Bizim mahalleden birisini başka mahalleden birisine dövdürmek bize yakışmaz. Yanlışı varsa biz döveriz.” demiştir.  Ayriyeten bu zihniyet harici başka bir sıkıntı da: zora gelince ülkelerini satan alçaklar var bizim ülkemizde. İsimli ve ya isimsiz olanları var. 15 Temmuz da yaşadığımız hainlik; FETÖ isimli örneklerindendir. Bunu açıklamaya gerek yoktur. Çünkü gayet iyi biliyoruz. Evet, işte bu yüzden halkımıza düşen görev birlik ve beraberliğini korumaktır. Her düşüncelisi veya her partilisi olarak.

   Yazımızda son olarak da, hükümetimize ve devlet büyüklerimize düşen görevlerden bahsedelim. Birazda isteklerimize girebilir bu kısımdaki konular. Evet, yukarıda da sıraladığımız maddelerden birisi olan; Terör illeti… Bu ülke terörden çok çekti. Kaç tane annenin yüreğine ateş düştü. Kaç şehit verdik. Bir daha bu günleri yaşamak istemediğimiz için terör konusunda acilen kararalar alınmalıdır. Zamanında yanılmalara gelerek teröre tavizler verdik. İlk önce tavizlerimizden kurtulmalıyız. Önemli yerlerdeki yetkili kişiler daha dikkatli atanmalı. Yeni cumhurbaşkanlığı sisteminden terör konusunda beklentilerimiz budur. Yani üst düzey yöneticilerin özellikledeki şark bölgesinde ki kişilerin daha temkinli ve dikkatli atanması gereklidir. Bunun takibinin aralıksız yapılması gerekmektedir. Bir daha tavizler vermememiz açısından bu çok önemli bir konudur. Bir diğer değinmemiz gereken konu da; kurumlara, kuruluşlara, bakanlıklara ve her türlü hizmet alanındaki devlete bağlı yerlere yapılan atamalar hakkındadır. Gerek üst düzey gerekse tabanda ki görevlendirilen kişiler işin ehli olmalıdır. Onun bunun adamı diyerekten vasıfsız adamlar ile boş yerler, koltuklar kaplanmamalıdır. Ülkedeki halkın huzuru ve işleyiş açısından bu konuda önemli yer kaplamaktadır. Referandum sonrasında bu konulara dikkat edilmesini temenni ediyorum. Gerekli temizlemelerin yapılması ve görüşüne bakılmadan güvenilen, işin ehli, kişilerin koltuklara getirilmesi bizim için en hayırlısıdır.

   Yazımızda; sorunlarımız, görevlerimiz ve yapılması gerekenler gibi konulara dilimizin döndüğünce değindik. Umarım daha huzurlu ve mutlu günler bir an önce ülkemizi aydınlatır. Yeni Türkiye yolunda taviz vermeden ve hızlı bir şekilde ilerleriz. 

 

 

Ulusal Gazeteler
23 Haziran 2017 Cuma 1'inci Sayfamız
Ptt 1. Lig Puan Durumu
Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar