MÜKEMMELLİYETKECİLİK

5.3.2017

Ümmü Gülsüm BAYIR

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

       Hayatın bir yarış olduğuna inandırıldığımız şu dönemde hep daha iyisini yapmak zorunda bırakılıyoruz. “Daha iyisi” dediğimiz kavram ise sonsuz bir döngüyken birileri, bu döngüyü kabullenememiş olacak ki, “en iyisi” kavramını mümkün kılmak istiyor. Yapabileceğinin en iyisini istemekte elbette sorun yok ama yaptığınızın sonrakilere rağmen en iyisi olmasını istiyorsanız bu bir tehlike sinyali, dikkat!

       Çoğu yazardan mükemmeliyetçiliği günümüzün popüler hastalığı olarak okumuş olmalısınız. Çağımızın vebası muamelesi gördüğüne de denk gelmiştim. Burada aslında hiç de göz ardı edilmemesi gereken bir ayrıma yer vermem gerekiyor. Psikoloji literatüründe mükemmeliyetçilik iki boyutta ele alınır: ilki olumlu mükemmeliyetçilik, diğeri ise olumsuz. Olumlu mükemmeliyetçilikte bireyin hedefleri tamamen gerçekçi ve ulaşılabilirdir. Buna rağmen ulaşamaması halinde standartlarını ve hedeflerini değiştirir ve daha çok çalışır. Motivasyonları, sosyal becerileri ve daha önemlisi öz saygıları yüksektir. Burada hedeflerin gerçekçi olması ve ulaşılamaması halinde hedefin değişebilir oluşu yani bireyin kendini başarısız olarak nitelememesi çok önemli çünkü bunu olumsuz mükemmeliyetçilik de görmemiz mümkün değil.

       Olumsuz mükemmeliyetçi bireylerde mükemmeliyetçilik döngüsü şöyle işler: Kişi kendine ulaşılmaz hedefler belirler ve doğal olarak ulaşamazlar. Ulaşamamış olmaları sonucunda kendilerini başarısız hisseder, kendini suçlar ve sürekli olarak eleştirirler. Sonuç olarak amacından vazgeçer ve yeniden kendine başka ulaşılmaz amaçlar edinirler. Şu kısmı bana hep çok ilginç gelir. Bu eğilime sahip bireylerin tüm işleri yarım kalır. Aslında sürecin olağan sonucudur ama motivasyonlarının sonucunda mükemmellik mümkün olan bir durum olmasa da oraya yakın bir sonuç bekliyor insan. Burada kaçırılan nokta da motivasyonlarının yüksek öz saygıdan gelmiyor oluşu. Bu eğilime sahip bireylerde motivasyonu sağlayan ya hata yapma korkusu ya da kendini küçük görme gibi olumsuz duygulardan kaçınma isteği oluyor.

       Biliyoruz ki sahip olunan hiçbir eğilimin nedensiz veya tek nedenli olması beklenemez. Bu eğilime neden olan kişisel özellikleri ele alınca karşımıza şöyle bir zincir çıkıyor: Bireyde başarısızlık müthiş bir korku nedeni çünkü başarıyı kendi değeriyle ilişkilendirmiş durumda, hata yapmaktan da aynı derece de korkuyorlar çünkü hatayı da başarıyla ilişkilendirmiş durumda. Yani yapacakları bir hatanın onları değersiz kılacağı inancındadırlar. Bir başka önemli özellikleri de “ya hep ya hiç” çi oluşları. 100 almayı hedefleyen öğrencinin 90 alınca kendini başarısız sayması gibi.

       Şuana kadar yazarken hep başkalarından bahsediyor gibi yazdığımın farkındayım. Ama biliyoruz ki bu özellikler belki bize kendimiz kadar yakın. Şimdi sizden tüm bu olumsuzlukları bir köşeye bırakıp neler yapmanız/yapmamız gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bir pastayı bitirmek istiyorsanız bunu dilimlere ayırıp zaman içerisinde sindirmelisiniz. Bir pastayı aniden sindirmeye kalkmak mantıklı olmayacaktır. Yani aşamalar hayati önem taşır. Ve başarınızı/ başarısızlığınızın ölçütlerini sorgulayın. Kime göre, neye göre diyebilmelisiniz. Bahanelere sığınmadan ve sizin adınıza başkalarının mükemmel olmasını beklemeden, sonucun yanında sürecin de farkında olmalısınız. Bu süreçte öğrendiklerinizi, kendinizi ne kadar geliştirdiğinizi ve ne kadar haz aldığınızı görmezden gelmemenizden bahsediyorum. Pastayı bitirememiş olabilirsiniz ama yerken keyif aldığınız gerçeği değişmiyor. Daha da önemlisi aklınızda olması gereken bir şey var. Hiçbir hata dünyanın sonunu getirmedi, getirmeyecek de. Hata etmiş olmaya hakkınız var, bu hakkınızdan vazgeçmeyin. Goethe’nin çok sevdiğim bir sözü var: “Mükemmel insanın, aksayan tarafları daha çok belli olur.” Elinizden geleni yapmanıza rağmen hatalar oluyorsa bu başarısız olduğunuzu değil, insan olduğunuzu gösterir.

       Son olarak; bu eğilimin arkasında yatan en önemli duygu korkudur. Kaybetme korkusu… Bununla ilgili buraya Burns’ün bir sözünü bırakarak size iyi bir hafta diliyorum... Unutmayın; mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar, insan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin, daha mutlu ve daha etkili bir insan olursunuz.

 

Ulusal Gazeteler
29 Mayıs 2017 Pazartesi 1'inci Sayfamız.jpg
Ptt 1. Lig Puan Durumu
Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar