Kadınlar 3 Bin Yıldır Kullanıyor

20.4.2017 19:12:11

Osmanlı dönemi ve öncesi Türkmenlerin ve göçebe hayatı yaşayan kadınların takılarına sosyetenin ilgisi yoğun ve günlük hayatta kullananların sayısı gittikçe arttı. 3 bin yıldır kadınların kullandığı takıların olduğunu ifade eden Antikacı Zafer Yiğitcan, “sosyete kesimi Türkmen takılarına, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hanımların kullandığı aksesuarlara çok önem veriyor. Gerçek ve doğal değerli taşlardan takılardan çokça görmek mümkün ve bazı takılar 100-150 yıllık olabiliyor. Nerdeyse 3 bin yıllık takılar bile var.” dedi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

M. ALİ GÜNAYDIN (ÖZEL HABER)

Selçuklu, Osmanlı ve Öncesinde Türkmenlerin ve göçebe hayatı yaşayan kadınların günlük hayatta kullandıkları takılar bugünlerde en çok sosyetenin ilgisini çekiyor. 3 bin yıldır kadınların kullandığı takıların olduğunu ifade eden Antikacı Zafer Yiğitcan, “sosyete kesimi Türkmen takılarına, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hanımların kullandığı aksesuarlara çok önem veriyor. Gerçek ve doğal değerli taşlardan takılardan çokça görmek mümkün ve bazı takılar 100-150 yıllık olabiliyor. Nerdeyse 3 bin yıllık takılar bile var” dedi.

TÜRKMEN KADINLARDA AKSESUARIN ÖNEMİ

“Otantik bilezikler, yüzükler, kolyeler, küpeler eskiden Osmanlı’da ve Türkmenlerde çokça kullanılırdı” diyen Antikacı Zafer Yiğitcan, “Osmanlı’dan öncede Göçebe hayatı yaşayan Yörükler, Türkmen boylarının hatunları bu tür takıları takarlardı. Özellikle Türkmen kadınlarda aksesuar çok önemliydi. Kullanılan tüm aksesuarlar el işlemeli. Örneğin; Telkâriler, düşük ayarlı gümüşten yapılır, kadınların feslerinin tepesine konulan gümüşten yapılmış tepelikler çokça kullanılırdı. Osman döneminde kadınlar kıyafetleri kadar önemli aksesuarları küpeleri, kolyeleri, bileklikleri çokça kullanırdı. Osmanlı’daki çoğu aksesuarların ustaları Ermeni’dir. Türkmen boylarında ise kendi kültürlerini, değerlerini yansıtan şekilleri veya doğadan aldıkları örnekleri bu eserlere yansıtmışlar. Her boy kendi örf ve adetlerine, kültürüne göre takılar yapardı” diye konuştu.

OSMANLI’DA TAKILARI ERMENİ USTALAR YAPARDI

Osmanlı döneminde kadınların aksesuarları genellikle Ermeni ustalar tarafından yapıldığını söyleyen Antikacı Yiğitcan şunları söyledi, “Osmanlı’da gümüş işlemeli takılar genellikle Ermeniler yapar ve o dönemdeki ustalıkları bu dönemde görmek mümkün değil. Her takı kendi obasını, yörüğünü, ustasını tanır, çünkü her takı belli bir kültüre ve inanca göre yapılırdı. Gerçek ve doğal değerli taşlardan takılardan çokça görmek mümkün ve bazı takılar 100-150 yıllık olabiliyor. Nerdeyse 3 bin yıllık takılar bile var. O dönemlerden beri takılara özellikle kadınlar çok önem verirdi. Türkmenler takılarına, giyimlerine çok önem verirlerdi. Yöresel kıyafetlerine baktığımızda görebiliyoruz. Şuan ki ustalar eskiyi yapmaya çalışıyor ama bir türlü tutturamıyor. Ustalar o dönemde işlerini severek ve sanat aşkıyla yapardı. Bu dönemin sanatçıları bir türlü eski eski ustaların eserlerini yapmayı beceremiyor. Aynısını yapması için ustanın kendini yetiştirmesi gerekir. Aynı zamanda her usta kendi bulunduğu yörenin kültürünü ve taşıdığı değerlere göre sanatını oluşturur. Şimdiler yapıyorlar ama taklit ederek yapıyorlar, onu bile tutturamıyorlar.”

SOSYETENİN TÜRKMEN TAKILARINA İLGİSİ

Doğal ve değerli taşlarla yapılmış aksesuarlara Sosyetenin ilgi gösterdiğini ifade eden Antikacı Yiğitcan, “Bakırdan, tunçtan veya gümüşten çokça takılar yapılırdı. Eski takılara yakut, zümrüt, elmas gibi çok değerli taşları nakşederlerdi. Eskiden kadınlar Bileklik, halhal, kemer gibi çok farklı takıları takarlardı. Özellikle şu dönemde dizilerde ve Diriliş Ertuğrul’da kadınların nasıl takımlar taktıklarını ve takılara ne kadar önem verdiklerini görebiliyoruz. Bu dönemde bile sosyete kesimi Türkmen takılarına, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hanımların kullandığı aksesuarlara çok önem veriyor. Türkmenlerde bir gelin gittiği zaman mutlaka takılarla süslenir, boyunluk, kemer, halhal, küpe, yüzük, kolye gibi çok farklı takıları kullanırlardı. Bunlar bizim geleneğimiz, kültürümüzdür. Bu değerlere çok önem vermez olduk. Malatyalı kadınlar çokta bu tür şeyleri giymeyi veya satın almayı düşünmüyor. Fakat sosyete kesimi farklı bir hava versin diye değişik aksesuarları takıyor veya evinde süs olarak kullanıyor. İstanbul Sosyetesi bu tür Yörüklerin, Türkmenlerin ve göçebe hayatı yaşayan insanların kullandığı takıları çok sever, hatta bunu günlük hayatta takar ve kullanırlar” şeklinde konuştu.

“YABANCILAR KADAR DEĞER VERMİYORUZ”

Yabancıların tarihlerine sahip çıktığı kadar kendi tarihimize, kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmıyoruz diyen Yiğitcan şunları belirtti, “İstanbul’da veya farklı şehirlerde bu tür takılar çok değerlidir ama Malatya’da çokta önem verilmiyor. İstanbul’da satılan 300 liralık aksesuarı burada 100 lira diyoruz ama kimse almıyor. Değerlerimizi unuttuk, sahip çıkmıyoruz. Doğal taşlardan yapılan takılardaki işçiliği, bu dönemde bulmak mümkün değil. Bir akik taşı ile yapılmış tesbih burada 50 liraya satılıyor. Ama doktora gittiği zaman, akit taşının strese ve negatif enerjiyi vermede kullanıldığını öğrendiğinde bunun fiyata 300 lira oluyor. Aynı taş ama orada farklı, burada farklı satılıyor. Değerini bildiğin zaman ancak anlayabiliyor insan. Erkeklerde genellikle deri bileklikler, çakmak, muska kolye, yüzük, bıçak, sigara tabağı gibi aksesuarları vardı. Hem erkeklerde hem kadınlarda tüm aksesuarlar el işidir. Hepsi el emeği göz nurudur. Malatya bu konuda antika ürünlerine, tarihi değerlere olan ilgisi çok az ve bir süre sonra burayı dekore edip kahvehaneye çevirebilirim. Veya her iki işi de bir arada yürütecek bir şekle getirebilirim. İstiyoruz ki, Malatya halkı kültürüne, tarihine, değerlerine sahip çıksın. Bunlar bizim değerlerimizdir. Yabancılar kadar tarihimize sahip çıkabilseydik, şimdiye çok daha farklı bire gelebilirdik. Açıkçası değerlimizin unutulması, yok olması bizleri üzüyor.”

 

Ulusal Gazeteler
28 Nisan 2017 Cuma 1'inci Sayfamız
Ptt 1. Lig Puan Durumu
Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar