Yapılması Gereken İlk İş…

17.2.2017 12:31:57

Onlarca kişinin başvurduğu, sırasının gelmesini beklediği hac ve umre ibadeti için önemli açıklamalarda bulunan Bünyamin Özdemir, hacı adaylarını TÜRSAB ile IATA üyesi olmayan kişiler ile Diyanet İşleri Bakanlığı’ndan izinli olmayan kişiler tarafından kandırılabilecekleri noktasında uyardı. Ardından Özdemir Hac ve umre ibadeti için kıt kanaat biriktirilen paranın 5 dakika içinde yok olmaması için hacı adaylarının ilk iş olarak Diyanet’te belirtilen acentalar ile anlaşmaya varılması gerektiğini söyledi

Facebook Paylaş Twitter Paylaş Haberi Yazdır

 

>>Hanife Sarı (Özel Haber)

Hacı adaylarının, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her sene Suudi Arabistan’dan almış olduğu kota oranına göre belirlendiğini ifade eden Malatya Sofuoğlu İşletmesi Müdürü Bünyamin Özdemir, tahminen bu sene için ortalamanın 88 bin civarında olacağını ve Malatya’daki oranında buna göre belirleneceğini söyledi.  Ardından Bünyamin Özdemir, “Net bir rakam için Diyanet İşleri Başkanlığının ayın 23’ünde yapacağı açıklamada göreceğiz ama yaklaşık 800 veya 900 civarında olacağı söyleniyor” dedi.  Daha sonra sözlerine devam eden Özdemir, “Bunun yüzde 60’ını Diyanet İşleri Başkanlığı’na yüzde 40’ ını da Diyanet İşleri Başkanlığı’na resmi müracaatını yapmış olan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) üyesi olan acentelere verecek. Yani ortalama takriben 450-500 civarında şirketler geri kalanı da Diyanet İşleri Başkanlığı hacı adaylarını kendisi götürecek” şeklinde konuştu. 

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Hacı adayları için önemli uyarılarda bulunmaya devam eden Özdemir, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bizlere vermiş olduğu talimatlar doğrultusunda biz hacıyı yazabiliyoruz. Nedir bu şartlar? Haca gidecek olan kişi öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığına müracaat etmeli. Aynı zamanda ayın 23’ünde kuradan hacca gidebilir yetkisini alması lazım.  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu doğrultuda şöyle bir işlemi var. Diyanet İşleri Başkanlığı’mız yetkili turizm acenteleri ve hac ile umreye gidecek olanların katılımı doğrultusunda bir haftalığına seminer verecek. Bu seminerde Malatya müftümüz ve hacdan sorumlu olan hoca efendilerimiz orada hacılarımızın vazifesini tam anlamıyla yerine getirebilmesi için yetiştirilecek.  Oraya gidecek olan hacılarımızdan bazıları bu semineri almıyor ve orada her şeyi biliyormuş gibi davranıyor bu yanlış bir şey. Diyanet İşleri Başkanlığımız hem şirketlere hem de oraya gidecek olan hacılarımıza kendilerinin yaptığı kurada belirlediği hocaları sorumlu ediyor.  Yani 40 veya 50 kişiye imam verecek.  Dolayısıyla oraya gittiğimiz zaman biz şirket yetkilileri olarak yine başlarında olacağız ama Diyanet İşleri Başkanlığımızın vermiş olduğu imamların gözetimi altında hareket edeceğiz.  Kuraya çıkan hacılardan da beklentimiz kendilerinden sorumlu olan hocalarının izinde hac ibadetlerini gerçekleştirmeleri.  Hacı adayının mutlaka yapması gereken ibadetleri vardır.  En önemlisi Arafat meydanında olacağız. Hacılarımızın biraz daha rahat hareket etmeleri gerek, orada kaybolabilme ihtimalleri çok yüksek birde oradaki hava sıcaklığıyla buradaki hava sıcaklığı aynı dengede değil. Burada 30 derece olurken Arafat Meydanı büyük bir meydandır, açıktır dolaysıyla da güneşi tam olarak tepeden alan bir yer.  Ve hacılar birbirine benziyor. Bu nedenden dolayı kendilerinden mesul olan hocaların sözünden dışarı çıkılmamalı.  Önceki yıllarda çadırlarımız vardı. Ama çadırlarımızın sağı solu açıktı bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın katkıları doğrultusunda Suudi Arabistan’ da yapmış olduğu baskı neticesinde hangar şeklinde çok büyük çadırlar yaptılar. Her bir çadıra ortalama 10’ a yakın büyük klimalar konuldu. Hacılarımızın güneşte gezmemesi için çok büyük çabaları var Diyanet İşleri Başkanlığı’nın. Bu senede aynı şeyi uygulayacaklarını söylüyorlar.  Hacılar kendilerinden mesul olan kişilerin sözünden çıkmamaları kendilerinin lehine olacaktır. Huzurlu bir hac ibadeti geçekleştirmek istiyorsa bu denileni yapmaları gerekir her hacı adayının” ifadelerini kullandı. Yaşanabilecek olan kaybolmalara karşı da tedbirli davrandıklarını belirten Özdemir, “Kaybolma riskinin yaşanabileceği bir yer olma olasılığı olan Arafat Meydanın’da bu şekilde bir durumla karşı karşıya kalmamak için Arafat tatbikatı yaparız.   Bir hafta öncesinde kalacak yerimiz olsun, araçlarımız olsun her şey ayarlanır ve ona göre davranılır. Arafat’ta bir bölge belirler ve oradan ayılmayacağız deriz ya da çıkış saatlerimizle geliş saatlerimiz bellidir hiçbir hacı kendi kafasına göre gel git yapamaz her şey haberlidir. Şirketlerinde bayrakları vardır, broşürleri vardır hacılarımız onları takip eder. Arafat’tan Müzdelife’ ye otobüslerle gideriz oradan da Mina’ya bütün hacılar yürüyerek gitmek zorunda. Burada Diyanet İşleri Başkanlığı’mız yürümeye gücü yetmeyen yaşlı olan hacılarımız, ameliyatlı olan hacılarımız için özel araçlar tahsil ediyor” diye konuştu.  

ÖNCELİKLİ ENGEL, EKONOMİ VE KURA

‘Türkiye’de Hac İbadeti neden hep yaşlılık döneminde yapılıyor?’ sorusunu değerlendirmeye alan Özdemir, “Bunun en öncelikli sebebi ekonomik güç. Geçmişte belki ekonomik durumu olmayanlar yaşını beklemek durumunda kalıyordu ama 3-4 yıldır umremizin ortalama yaşının 50’lerden aşağıya düştüğünü gördük. İkinci neden de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yıllardan beri uygulamış olduğu ve çok talebin olmasından dolayı yaptığı kura. Hacı adayları ilk turda yazılıyor. Bu kura sistemine göre başvurunun ilk yılında da kurada haca gitme yetkisi kazanabilirsin, 10 yıl sonrada haca gitme yetkisini kazanabilirsin. Bu sene inşallah Diyanet İşleri Başkanlığı buna güzel bir şeyler yapacak ve düzeltmeye gidecek. Ek kontenjanlar aldı Suudi Arabistan’ dan 56 bin-60 bin civarında kontenjanımız vardı. İnşallah gelecekte bu kontenjanlar 120 binleri bulur ve burada bekleyen hacılarımızın tamamı gitmiş olur” sözlerini kullandı.  

BİRİKİMİNİZ 3 DAKİKADA KAYBOLABİLİR

Kuradan haca gitme şansını bulan kişilerin acentalar tarafından kandırılmaması noktasında da uyarılar yapan Özdemir, son olarak şunları sözlerine ekledi, “Ayın 23’ünde kuralar çekilecek hacı adayı o zaman seyahat acentasını seçmek zorunda kalacak.  Bu noktada özellikle TÜRSAB üye olan ve Diyanet İşleri Başkanlığının kapısının önünde yazılı olan acentelere gitmesi gerek. Bunlar haricinde ‘ben yapıyorum, ben ediyorum’ diyenlerle kesinlikle pazarlığa girmemeleri lazım. Yapılacak olan ibadetin fiyatına gelecek olursak  Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle Türk lirasına geçiş yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı bu sene yapmış olduğu açıklamada ekonomik umreyi 14 bin TL civarında yaptı. Kategori olarak aynı otel içerisinde şayet ikili oda isteyenler olursa bu fiyat 19 bin TL oluyor. Kişi ben daha lüks istiyorum derse de 23 bin TL ve üstü fiyat ödeyecek.  Hiç kimse ben şu kadar paraya götürüyorum deme hakkına sahip değil bunu da sadece Diyanet İşleri Başkanlığı belirler. Hac ibadeti için kıt kanaat para biriktiren hacı adayları çok dikkat etmeliler. Hac ibadeti için biriktirilen paraya göz dikmiş mecralar ve hırsızlar olacak.  TÜRSAB üyesi, IATA üyesi olmayan ve Diyanet İşleri Başkanlığının müsaade etmediği kişilere karşı uyanık olmalılar. Hacı adayları bu tarz kişilerle kesinlikle anlaşmaya varmamalılar. Çünkü onca zahmete girmiş biriktirmiş parsını 3 dakika içinde kaybedebilir. Televizyonlarda çıkan haberlere de değinecek olursak hacılarımız televizyonda çıkan haberlerle alakalı korku senaryolarına kapılmamaları gerek. ‘Orada kayboluyor’ gibi ifadelere kapılıp korkmamaları gerek. Çünkü oranın en güvenilir yer olduğu unutulmamalı.  Orayı bir barbar gibi gösterip oradaki insanları kötü insanlar gibi göstermemek gerekiyor. Ayrıca biz kaybolma gibi bir durumla karşılaşmamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.  Yani hacı adaylarımız boş yere telaşa kapılmasın içlerini ferah tutsun.”

 

 

 

Ulusal Gazeteler
22 Temmuz 2017 Cumartesi 1'inci Sayfamız
Spor Toto Süper Lig Puandurumu

Nöbetçi Eczaneler

Resmi ilanlar

Yazarlar